Ana içeriğe geç
Sözlük

yolla ile cümle

yolla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu mektubu yollamayı unutma.Don't forget to send this letter.
Tom bunu benim yapacağımdan daha iyi bir yolla yapabilir.Tom can do it way better than I can.
Gün boyunca yollar arabalarla dolar.During the day the streets fill up with cars.
Yolları severim.I love roads.
Tom bunu herhangi başka bir yolla istemezdi.Tom wouldn't have wanted it any other way.
Yollar kötü havadan dolayı tıkalıydı.The roads are blocked due to the bad weather.
Binlerce insan yollarda hayatını kaybediyor.Thousands of people are killed on the roads.
Bizim yolların ve köprülerin büyük miktarda tamire ihtiyacı var.Our roads and our bridges need massive amounts of repair.
Bunun gelecekte tekrar olmasını engelleyebileceğimiz yollar hakkında konuşalım.Let's talk about ways that we might prevent this from happening again in the future.
Bu günlerde bu sorunları çözmek için yollar vardır.These days there are ways to fix these problems.
1910 yılında şehir yollara kaldırım döşemeye başladı.The city began to pave streets in 1910.
Yollarımızın kesiştiğine memnun oldum.I'm glad our paths crossed.
Yollarda birkaç su birikintisi var.There are several puddles on the roads.
Yollar kaygandı.The roads are slippery.
İstanbul'un yolları kalabalıktır.The roads of Istanbul are crowded.
Kırsal alana zarar verdiler, yollarında her şeyi bozuyorlardı..They ravaged the countryside, obliterating everything in their path.
Şehrin çevresindeki yollarını biliyorlar.They know their way around the city.
Zamanın olduğunda onu bana yolla.Send it to me when you have time.
Yollar harikadır.The roads are fantastic.
Hava yolları iflas ediyor.Airlines are going bust.
Başka yollar olduğuna inanıyorum.I believe that there are other ways.
Başka yollarla istediğimizi alacağız.We will get the result we want by other means.
Savaş, diğer yollarla siyasetin devamıdır.War is the continuation of politics by other means.
Fadıl, Leyla'nın tehlikeli yollarına karşı kördü.Fadil was blind to Layla's dangerous ways.
Fadıl ve Leyla kendi ayrı yollarına gittiler.Fadil and Layla went their separate ways.
Fadıl uyuşturucu alışkanlığını besleyecek yollar arıyordu.Fadil was looking for ways to feed his drug habit.
Elektrikten tasarruf etme yolları arıyorum.I'm looking for ways to save on electricity.
Yollar çukurlarla dolu.The roads are full of potholes.
Lütfen bana Mary'nin adresini yollar mısınız?Will you please send me Mary's address?
Buzlu yollarda araba sürmeyi sevmem.I don't like driving on icy roads.
Tom, Mary'ye bunu yapmak için çeşitli yollar gösterdi.Tom showed Mary various ways to do that.
Tom bunu kolay bir yolla yaptı.Tom did that the easy way.
Sana bir paket yolladım.I've sent a package to you.
Yollar buzlu.The roads are icy.
Tom bazı kitapları Mary'ye yolladı.Tom sent some books to Mary.
Özgeçmişimi yollayacağım.I'm going to send out my resume.
Sami her ay Leyla'ya para yolladı.Sami sent Layla money every month.
Sami eski yollarına geri döndü.Sami was back to his old ways.
Sami, Leyla'yı ölümüne yollayarak ipi kesmek zorunda kaldı.Sami was forced to cut the rope, sending Layla down to her death.
Bencilce yollarını unut.Forget your selfish ways.
Sami yollarını değiştirdi.Sami has changed his ways.
Sami, Amerikan yollarını öğrenmeye başladı.Sami started to learn the American ways.
Onu farklı bir yolla yapmaya karar verdim.I've decided to do that a different way.
Onu yanlış yolla yapıyor olduğumu fark ettim.I realize I've been doing that the wrong way.
Tom'a biraz para yolladım.I sent Tom some money.
Sami, Leyla'ya ölüm tehditleri yolladı.Sami sent Layla death threats.
Sami, Leyla'ya bir e-posta yolladı.Sami sent an e-mail to Layla.
Sami, Leyla'ya mesaj yollamaya devam etti.Sami continued to send text messages to Layla.
Sami ve Leyla tatil için birbirlerine kart yolladılar.Sami and Layla sent each other cards for holidays.
Tom'dan dün çektiği resimleri bana e-posta ile yollamasını istedim.I asked Tom to email me the pictures he took yesterday.
Tom partisinde çektiği resimleri e-postayla Mary'ye yolladı.Tom emailed Mary the pictures he took at her party.
Bunu bildiğim tek yolla ben hallettim.I handled it the only way I knew how.
Sana başka bir kopya yollayacağım.I'll send you another copy.
Tansiyonunu ilaç olmadan düşürmenin bazı yolları nelerdir?What are some ways you can lower your blood pressure without medication?
Yağmur yağdığında yollar neden kayganlaşıyor?Why do roads become slippery when it rains?
Tom bugün bana çiçek yolladı.Tom sent me flowers today.
Sami Leyla'ya komik bir resim yolladı.Sami sent Layla a funny picture.
Sami Leyla'ya mesaj yollamadı.Sami didn't text Layla.
Sami kendini yok edecek bir yolla hayatını yaşamaya devam etti.Sami carried on living his life in a self-destructing way.
Yollarını kaybettiler.They lost their way.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod