Ana içeriğe geç
Sözlük

yolla ile cümle

yolla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Adalet için savaşmanın başka yolları da var.There are other ways to fight for justice.
Onlara deli olduğunu söyle. Yumuşak hastaneye yollanırsın.Tell them you're mad, you'll get sent to some cushy hospital.
Broadmoor'a yollamışlar.They sent him to Broadmoor.
Başka bir yolla, "x"in önünde nasıl sadece 1 katsayısını bırakabilriz?Or another way, how can we just have a 1 in front of the x
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.We see people quit what they're doing and go in new directions.
Ve bunun farklı yolları var.And there are different ways.
İşte şimdi bu vektörü o yolla tekrar yazalım.So let's rewrite this vector that way.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.For one thing, two beams of light that cross paths don't interact with each other at all.
Onlara ulaşmamızı, sağlayacak yollar var.We can reach them. There are paths that enable us to reach them.
Ama artık hücrelerle yarattığımız bu yapıları oluşturmak için daha iyi yollarımız var.But we now have better ways to create these structures with the cells.
İki yolla da aynı sonuca ulaşılıyor.So either way, you're going to get the same thing.
Dağ yolları, gece ve gündüz, hatta San Francisco'daki eğri büğrü Lombard Caddesi dahil.Mountain roads, day and night, and even crooked Lombard Street in San Francisco.
Babalar ve kızları devreyi özel yollarla tamamlıyorlar.And dads and daughters are completing circuits in special ways.
Bildiğimiz her tür limiti defetmek için yollar arıyoruz.We're finding all kinds of ways to push back the limits of what we know.
Seni en fazla gözetim evine yollarlar.They'll send you to Juvenile Detention center.
Kaçış yollarını mı arıyorsun ? onun gibi !Did you research on the escape route? A little!
Bir şekilde kaçak yollarla para kazanmayı öğrenirsiniz, her yolu deneyerek.Well, you learn to hustle, all kinds of hustles.
Bunun yasal yolları da vardır.There's legal hustles.
İçeride öğrendikleri tek şey ise yeni kaçak yollar olacak.All they'll learn on the inside is new hustles.
Yani hayal edin ki yollarda galon başına 40 mil giden arabalar var.Imagine only 40 miles per gallon cars would be on the road.
Tüm araba firmalarına mektuplar yolladık.We sent letters to all the car companies.
MIT'nin bir çalışmasına baktık: global yollarda on milyon elektrikli araba...We looked at an MlT study: ten million electric cars on the global roads.
Biz bu ülkeye yasal yollarla giren göçmenleri memnuniyetle karşılıyoruz.We welcome legal immigrants into this country.\
Bu yüzden, buraya yasa dışı yollarla gelen kişilere af uygulamayacağım.So I will not grant amnesty to those who have come here illegally.\
Abilerini kaçıranlara bi mesaj yolladılar:They sent a message to the kidnappers:
Onları kente sokmanın yollarını bulmalıyız.We must find a way to bring it to the capital.
Biz bütün bu Uzay Yollarını gördük, hepsinde de hologramlı köprü üstü bölümleri de var.We've seen all these "Star Treks," and they're all holodeck episodes as well.
Hatta ışık bile bu yollar tarafından eğilecektir.Now even light will be bent by those paths.
Biz de laboratuar teknisyenimizi yolladık.So we sent our lab technician out.
Bunu da şehirlerarası geniş yolların haritasını çıkarmak olarak düşünebilirsiniz.And again, you can think of this as almost mapping our interstate highways, if you will.
Yolların, binaların ve inşa ettikleri tahkimatların haritasını çıkarıyorlar.They're mapping the roads, the buildings, these fortifications that they built.
Milletlerin liderleri yollarini kaybettiler Pusulalarini kaybettilerNations' leaders have lost their direction, they have lost their compass.
Ve bazı ilginç yollarla gerçekten iyi işler başarabilirsiniz.Then you can really achieve good in some interesting ways.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.And enjoying the sun can be in many different ways, of course.
Fakat yakalandığımız her felakette, maraton insanları bir araya getirmenin yollarını buldu.But for every disaster we had, the marathon found ways to bring people together.
Ve bu yolla, maddeleri mikroçiplerden çok daha küçük oranlara ölçeklendirebilirsiniz.And that way you can scale things much smaller than microchips.
Bir kadýn için, oðlunu Tokyo'da üniversiteye yollamak... ...hiç kolay deðildi.It wasn't easy for a woman to send her son... to college in Tokyo.
Eğer gerçekten bütün yollar tıkanırsa, o zaman bıçağını kullanmanı isteyebilirim.If I really think there's nothing I can do, then I might ask you to use a knife.
Bir kaç farklı yolla çözmenize imkan var.I will let you know a couple of different ways we can think about it.
Ben birinci yolla çözmeyi tercih ederim.I like the first way of doing it It is common sense.
Yani aslında ayırma ve birleştirme yollarını her yerde kullanmaktayız.So in fact we use constructive and deconstructive techniques in everything.
Bunu birçok yolla yapıyoruz, birçok hastaneyle çalışıyoruz.And we do this in many ways. We work with many different hospitals.
Liselerini bitirdiklerinde onları Amerika'ya okumaya yollayacağım.When they finish high school, I will send them to America to study there.
Bir kulağı yapmanın başka yolları da var.Well, there are other ways of making a flap.
Kulağı yapmanın başka yolları da var.There's other ways of making flaps.
Dua edelim Rabbimiz'e. İbadet yollarını bize müyesser kılsın Cenab-ı Mevla. Ne yapalım?We should pray to our Lord so that Allah Almighty makes the ways of Worship easy for us.
Şimdi artık bu yolla yapmamıza gerek kalmadı.We don't have to do it that way anymore.
O sürekli yollardadır.He's always on the road.
İshal yapan hastalık etmenleri üç yolla bulaşır.Diarrheal disease organisms get transmitted in basically three ways.
Ia, Ia, Iason. ***, Seni Kimmel mı yolladı?Ia, Ia, Iason. ***, had Kimmel sent you down there?
Kanlı kaplı patikalar önceden geçtiğim yollar...The paths with his blood were the ones that I've walked...
Köşeye sıkışmıştık, o nedenle ayrı yollardan gitmeye karar verdikThe situation was dire, so we decided to retreat in separate ways.
Öyle olsun ! seni de onun yanına yollayım !Fine. Her wish to be with you will be granted!
Cevap, "antik yiyecek yolları."The answer is what I call "ancient food miles."
Şimdi roketimizi Mars'a yollabilirizNow we're ready to send our rocket to Mars.
Kıvama gelince bana yollarsınız ! pekiThen she can see me after getting all dolled up Yes
Tseng Chien'i Yuan Li'ye yollamasının nedeniHe asked Tseng Chien to go to Yuan Li
Bir atom bombası patlama... ...bulutunu andıran şekilde yüklü miktarda sülfür yollamıştı.That put a whole bunch of sulfur in the stratosphere with a sort of atomic bomb-like cloud.
Onlara bir öpücük yollayabilir misin?Can you blow them a kiss?
Öyleyse yollarda, filmler ...?So on the streets, are film casts ... ?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod