Ana içeriğe geç
Sözlük

yolda ile cümle

yolda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yoldan çıkanları ise yalnız bırakırlar.为忌者诬,罢归。
Geldikleri yoldan geri dönmezler.往而不返,嗚呼哀哉。
Tam beş saattir yoldayız, ama hala Vize ve kalesi gerimizde görünüyor.作治五年,中陵、司馬殿門內尚未加功。
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).或云,元初设驿,时逢除夕,故名曰毕节。
Yoldaşı Lily'dir.搭檔是莉莉安。
Ama William Barry onu durdurur ve "Hayır, değişti, bu yoldan gideceğiz." der.在罗伯特演说完毕并准备离开时,威廉·巴瑞(William Barry)拦住他说:“不不,计划有变,我们走这边。
Kendinizi iki yolda da ayrı olarak göreceğiniz bir karardı ve bende doğru olanı yaptığımı düşünüyordum.這就像是有兩條路讓我選擇,而我總會選到錯的那條。
“Doğru Davranış” anlayışı; öldürmekten, hırsızlıktan ve doğru yoldan çıkmadan uzak durmayı önerir.十善業道,是於十惡行所依止之處,遠離故而發起之業道: 不杀生:不杀害人类以及畜生下至昆虫等生命。
Yolda umduğunu bulamayıp geriye dönen birçok aile ile karşılaşırlar.信長以大勢不妙為由,不肯離去,回到殿內自盡(死法不明,因是武士,通說切腹)。
Daha farklı bir yoldan yürüyoruz." demiştir.一路走來就是這麼奇妙」。
Ona bu yolda yardım eden arkadaşı ise sihirli kılıcıdır.能夠自如的揮舞手中那把漆黑的大劍,是個劍術超群的高手。
Kasım ayının sonlarında, Xuan ile yoldaşı bir Vietkong aracısından Brinks Oteli’ni bombalamak üzere emir aldı.11月底,他和他同事接到了一份来自越南南方民族解放陣線的命令,要求他们去炸掉布林克斯酒店。
Yolda Mesud’un ordusu ile karşılaşınca Tyragion’a (Ilgın yakınlarında) gitti.當阿瑪塔等人潛入Altair的大本營時被發現時,與潔希卡為阿瑪塔殿後。
Yolda eşime çiçek aldım. (ne?)最後到母親的店裡買了一束花。
Büyük meselelerde de onun yoldaşı olmuş ve kendisine danışılmıştır.試為陛下論說輕重,及其大小。
Yine de, il Salaino 30 yıl boyunca yoldaşı, hizmetçisi ve asistanı olarak Leonardo’nun hizmetinde kalmıştır.然而過了30年,沙萊仍舊是達文西的同伴、僕人兼助手。
Bu yolda devam ederseniz ben de sizi kurtaramam" dedi.唉!假如你們成功啊,我看你們也不能強過我們什麼的。
Virüsler akciğere birkaç farklı yoldan ulaşabilir.肺炎性的病毒可能藉由不同的管道進入肺部。
Bu yeni yolda kişiliğimi bulma çabasına yönelik çalışmalara başladım.我想在我的工作道路上坚持这个原则。
Gerekli malzemeler bu yoldan taşınıyordu.我的路就是这么走过来的。
Yine de bu ölçüm, M7-tipi bir düşük kütleli yoldaş yıldız ihtimalini dışlamamaktadır.测量不排除有一个恒星分类M7的低质量伴星。
Her iki yolda asfaltır ve ulaşım kolaydır.在交通方面,光丘的鐵路、道路都十分便利。
Yolda giderken kocası delirmiştir.他在返回途中病卒。
Yolda birçok macera yaşarlar.在沿路有許多的名勝遺跡。
Cygnus X-1’de gözükmeyen yoldaşın kütlesinin Güneşin yaklaşık dokuz katı olduğu tahmin edilir.在天鵝座X-1,看不見的伴星質量被認為是太陽的9倍。
Bu yolda devam ederseniz, ben de sizi kurtaramam.如果您當時沒走,我們這些人也不至於走到這一步。
Yoldaş gözükür halde değil ise bile sistem Kepler yasalarını kullanarak bunu belirleyebilir.即使看不見這顆伴星,利用克卜勒的定律,仍可以經由觀測計算出伴星的特性。
Yoldaş olur ona hakaretler ve sefalet.遇物皆成歎,為心那不悲。
Halil (Beyti Engin) - Nail'in hemşehrîsi ve can yoldaşıdır.而荃為齊王攸妃,欲令充遣郭而還其母。
Kurtuluş Yoldaşları nişanı sahibidir.操姓曾是望族。
Yolda da bibirileriyle karşılaştıklarında, "Biz Bahaddin'e sığınacağız, onun için bu tarafa gidiyoruz" derler.他們若背叛時,你們對他們說:你們作證,我們是歸順的人們。
Ana yoldan bir postane ve bir otomobil bölümü mağazası var.车站主入口,前方有一间一马商店。
Yoldan çıkanları ise yalnız bırakırlar.멸족(滅族)은 한 종족이 망하여 사라지는 일이다.
Muazzez yolda ölür; Yusuf karısını gömer ve atını dağlara sürer.산기슭에는 거관이 도이를 두었고, 전시를 대비하여 요코야마 산에는 산성을 축조하였다.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).과거(過去)는 어떤 법(法)이 이미 멸(滅, nirodha)했거나 또는 그 작용을 그친 것이다.
Sizce bilinmeyen bir dünyanın şifresini yeni bir yoldan çözüyorum."나는 당신이 모르는 미지의 세계를 새로운 방식으로 해석한다.
Köy içinden geçen yolda kış aylarında su birikmesi nedeniyle yol yarılıp büz döşenmiştir.오행 중에서는 물(水)을 상징하며, 계절 중에서는 겨울을 관장한다.
Yoldan geçenleri gözlüyordu.그들은 틈을 엿보고 있었다.
Tam beş saattir yoldayız, ama hala Vize ve kalesi gerimizde görünüyor.5일 후에 주유가 홀로 나와 면박하고 광무제를 찾아갈 때도 함께했다.
Asla yoldan ayrılma.달려달려 길을 벗어나면 안된다.
Bu yolda ikinci yazar Emin Nihat'tır; Müsameretname adlı kitabında yedi hikâye toplanmıştır.이어 당시(唐詩) 작가인 두상(杜常), 벽능(蘗能) 등 167명의 이름이 나열되어 있으며, 권수제 아래에는 찬(撰), 주(註), 증주(增註) 등의 저자사항이 기록되어 있다.
Görevine aynı yoldan son verilir.다음과 같은 임무를 수행한다.
Yarı yolda bir de kaynak suyu vardır.이곳에는 물속에 반쯤잠긴 원통형의 돌도 있다.
Yolda, gününü değiştirecek olan bir araba kazası yapar.후년에 개조로 방향 전환한 차량도 있다.
İnsanları yoldan çıkartırlar, bazı kimseleri delirtirler.그러나 사람들은 채모를 경멸하였고, 오직 조조만 그를 벗으로서 대하였다.
Saruman dokuz yoldaşı büyüleyerek dağa şimşek çaktırır, üstlerine çığ düşer.야마나카 이노(山中 (やまなか) いの)는 나루토의 등장인물로, 가공의 닌자이다.
Adem ve Havva: Doğru yoldan ayartma ve surgunluk (restore edilmiş) .하느님은 아담과 이브가 선악과(선악을 알게 해 주는 열매)를 먹은 것에 노하시고 에덴 동산으로부터 추방시켰다.
Rachel'in 375 numaralı yoldan görünüşü.대한민국의 보물 제538호로 지정되어 있다.
Bu yardımlar yolda herhangi bir yere yerleştirilebilir.이들 측거의는 각자 다른 방향으로 선회할 수 있다.
Kurtuluş Yoldaşları nişanı sahibidir.숙종의 총애를 받았다.
Elektrik alanlar matematiksel olarak birçok farklı yoldan ifade edilebilir.수학적으로 이런 모델들은 여러가지 방법으로 표현될 수 있다.
Tur otobüsü buzlu yolda kayıp takla atmış, Burton da otobüsün camından fırlayıp altında kalmıştı.버튼은 버스 창문 밖으로 떨어지게 되었고 버스가 그를 덮치는 사고가 발생하여 사망하게 되었다.
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.본 조사는 직접 이웃하지는 않지만 교량으로 연결되어 있을 경우에는 국경에 접해있다고 했다.
Yolda İzlandalı Oli'yle tanışırlar.자쿠 행성에서 레이와 만난다.
Giderken yolda bir çocuğa rastlar.떠돌이는 거기서 아이를 만나게 된다.
Bir bir açılırken göğe, son def'a yarıştık; Allâh’a giden yolda meleklerle karıştık.삼한(三韓) 시대에 5월에 씨뿌리고 난 뒤 하늘에 제사지내던 풍습이 있었고 이를 수릿날이라 하였다.
Cemâl-i Halvetî yolda vefat edince (899/1494) bu buluşma gerçekleşmedi.그러나 안순왕후는 1498년(연산군 4년)에 사망했기 때문에, 묘지명의 이 기록은 맞지가 않다.
Arabayı kazanın olacağını düşündüğü yolun önüne sürer ve birçok kişi yoldan çıkamaz.자동차가 오는 것을 느리다고 생각할 수 있어 괜찮다고 생각하는 사람들이 많다.
Yoldan her geçenden akçe alırmış.각방의 앞면에는 툇마루가 있어 통로로 이용하였다.
Hangi yoldan gideceğine dair tereddüt yaşadıktan sonra Homer'a nükleer santralde sürpriz yapar ve onu öper.집 매입 건수를 포기하여 화가 난 뷸러의 어머니가 경찰서에 도착하였을 때, 그녀가 발견한 건 그 비행 청소년과 키스하는 제니의 모습이었고, 이에 더욱 격노한다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod