Ana içeriğe geç
Sözlük

yolda ile cümle

yolda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yoldaşı Carla'dır.Друг и компаньон Карла.
Siz SSCB kurma fikrini bozmak yolundasınız, Yoldaş Stalin.Я считаю, что все правильно сделано с вами, товарищ Козлов.
Muazzez yolda ölür; Yusuf karısını gömer ve atını dağlara sürer.Однако хо уклонились от решающего сражения и отступили в горы Пхуана и Хуапхана.
Sökmen Bey bu seferde hastalanmış ve Ahlat'a dönerken yolda ölmüştür.Во время кампании Го Цзя заболел и на пути обратно в столицу умер.
Bu yoldan sonra sadece dürüst olsanız da yeter" demiştir.На этом пути вас ждут красивейшие остановки».
Yürüyüşe katılanlar merminin yoldan geçen bir arabadan atıldığını söyledi.Говорили, что кто-то сбросил её с крыши поезда.
Bunlar, imparatora baskı yaparak onu bu yolda ilerlemeye zorladılar.При этом он заставил пленных показывать ему дорогу.
Michael şimdi hangi yoldan kaçacaklarını biliyordu.Нансену предстояло решать, каким путём идти.
İsrail Ori, 1711'de İran'dan Rusya'ya geri dönerken yolda Astrahan'da aniden öldü.Возвращаясь в Россию из Персии, в 1711 году Ори неожиданно умер в Астрахани.
Doktor, Gallifrey'ye vardığında küçük çocuğa uzun yoldan geldiğini söylemiştir.После возвращения на Галлифрей Доктор говорит маленькому мальчику, что он пришёл «окольным путём».
Aynı zamanda gerçekten yoldan çıkmış ve kaybolmuştur.Потому что он — такой же запутавшийся и потерянный, как и они.
O devirde köy halkı bu yoldaki dekovillerde ve madende yıllarca çalışmıştır.Этот город воевал на своих площадях и улицах в течение многих месяцев.
“Doğru Davranış” anlayışı; öldürmekten, hırsızlıktan ve doğru yoldan çıkmadan uzak durmayı önerir.Прокаженный — это воплощение горя, слабости и ничтожности и жестокой несправедливости жизни.
Yolda giderken Hemşire Marion Chambers, Laurei'nin Michael'ın kardeşi olduğunu söyler.Но по дороге он узнаёт от медсестры Мэрион, что Лори — сестра Майкла.
Halil (Beyti Engin) - Nail'in hemşehrîsi ve can yoldaşıdır.Wəliev, Вәлиев) — татарская и башкирская фамилия; имеет женскую форму Валеева.
Bisiklete binersin, Bizim yolda inersin.Он едет на велосипеде в одну сторону, потом обратно.
Alan, bir kaza sonucu yoldan çıkmış bir arabanın içerisinde kendini bulur.И вот теперь Адам очнулся в перевёрнутой машине.
Yarısı, yolda; geriye kalanların büyük bir bölümü de Sibirya'da ölür.Часть вернулась домой, а многие остались навеки в сибирской земле.
Şehirden ayrıldıktan sonra yolda öldürüldü.Но по пути в столицу тот умер.
Sizi yoldan alıkor."Вы увольняете их».
Bu görevde iken 1758'de hac ifa etmekte iken Medine'ye giderken hastalanıp yolda vefat etti.В 1851 году по дороге в Минск заболел и в Засловле умер.
Yoldaki İşaretler.Знаки дорожные.
Şehre dönerken yolda bir dergaha rastlar.По пути они сталкиваются с местом резни.
Ancak, yolda hava birdenbire değişti.Но по пути туда всё окружающее внезапно меняется.
Konstantinopolis'e giden yolda artık engel kalmadı.В Константиновке больше не будут ходить трамваи | Константиновка
Geldikleri yoldan geri dönmezler.И обратной дороги нет!»
Yoldaşı olan diğer komutan Servilius, onu arkadan takip ediyordu.Бывший возлюбленный Урсулы, который преследовал её везде.
Gerekirse oral veya rektal yoldan tedaviye devam edilir.При необходимости курс лечения повторяют.
Çok zor çalışıyor.Çoğu zaman Aileyi Yolda Bırakır.Ребёнок не приживается в семье, часто уходит из дому.
Yolda annesiyle birlikte yürürken keşfedildi.В путешествие её сопровождала мать.
Yoldaşı Lily'dir.Лиам есть Лиам.
Mareşal Konev telefonda şöyle diyordu, "Endişeye gerek yok Yoldaş Stalin.Маршал С. К. Тимошенко поднялся из первых рядов и громко заявил: «Товарищ Сталин, народ не поймёт этого!
Tyrion, Duvar'a olan ziyaretinden sonra Kralın Şehri'ne giden yolda, Winterfell'da duraklar.Тирион (Питер Динклэйдж) останавливается в Винтерфелле на пути в Королевскую Гавань после визита на Стену.
Seçilen komutanlardan her biri, Yermük'a istediği yoldan gidecekti.Каждому отцу было предложено прыгать так, как ему хотелось.
Ana yoldaki bir polis ise yolda küçük akülü bir arabanın gittiğini görür.Из-под днища машины он видит, что приехала полицейская машина.
Kingsley Shacklebolt Harry Potter serisinde, Zümrüdüanka Yoldaşlığı üyesi olan bir Büyücüdür.К. Роулинг о Гарри Поттере один из тёмных волшебников.
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.Кажется, я устоял, пытался идти, но что-то неудержимо влекло к земле, я проваливался куда-то.
Masal kahramanlarının yine bu yoldan geçtikleri anlatılır.Маршрутная карта снова приводит нас туда же.
Sinema oyuncusu Julie Sawyer (Kristy McNichol) gece arabasıyla ıssız bir yolda giderken bir köpeğe çarpar.Молодая актриса Джули Сойер приютила бездомную собаку, которую случайно сбила машиной.
Yoldan geçenleri gözlüyordu.Они следили за порядком на дорогах.
4 Seni geldiğin yoldan geri çevirecek, çenelerine çengel takacağım.Почеши мне спину, а я тебя оседлаю Глава 11.
Bir keresinde, iki yanına da 186 insan kafatasının dizilmiş olduğu bir yoldan geçmek zorunda kaldılar.До 1812 г. между концами креста располагались по три дубовых листа с двумя желудями.
Büyük olasılıkla, üç yoldaş, yerliler tarafından öldürüşmüştü.Четверо братьев и сестёр были впоследствии убиты нацистами.
Sonra siz, ey doğru yoldan sapan ve hakkı yalanlayanlar!أي اذكر عاداً الذين كذبوا هوداً فأهلكم الله بالريح العقيم، وثموداً كذبوا صالحاً فأهلكوا بالرجفة.
Geldikleri yoldan geri dönmezler.قيل إنّ "من دخل إلى جوفه لا يعود".
Bu yoldan sonra sadece dürüst olsanız da yeter" demiştir.يتبقى عليك بعد ذلك أن تكون أمينا على نحو عادي فحسب».
Virüsler akciğere birkaç farklı yoldan ulaşabilir.قد تصل الفيروسات إلى الرئة من خلال عدة طرق مختلفة.
Sizi yoldan alıkor."ما لكم وللفِرار؟!»
Bu seriler genellikle çocuklara hayattaki doğru yolda kalmaları öğretilmektedir.هذه القصص غالبا ما تكون أخلاقية، وتعلم الأطفال كيفية البقاء على الطريق الصحيح في الحياة.
"Kıraç'ın eşi de aynı yolda".وجهود ميركل تسير في ذات الاتجاه.»
Havaalanı'na ulaşım iki yoldan sağlanır ve bu iki yolda oldukça temiz ve kullanışlıdır.هناك 2 طرق تحت الأرض في أقرة كلاهما مريح جدا وسريع.
Bu aşağılamanın en azından dolaylı yoldan veya kısmen gerçekleşmesi gerekir.وقد تصيب هذه الحالة القزحيّة بشكل كامل أو جزئي.
Yolda Pablo Neruda'nın yardımları sayesinde Eylül 1939'da beklenmedik şekilde yargılanmadan serbest kaldı.وبفضل جهود الشاعر بابلو نيرودا أمام الكاردينال، خرج إلى النور بشكل غير متوقع وبدون محاكمة في سبتمبر عام 1939.
Ermeniler Erzurum'a çekilirken yoldaki Türk köylerindeki halkı öldürdüler.خلال انسحاب الارمن من أرزينجان قتلوا الأتراك الذين قابالوهم في الطريق .
Yolda karşısına çıkan herkese Aslı'yı sorar.تبتسم لكل من يصادفها في الطريق.
Muazzez yolda ölür; Yusuf karısını gömer ve atını dağlara sürer.فأخرب مدينتهم وأنزلهم فأسكنهم جبل الحوار وسنح اللولون "كذا" وعمق تيزين.
Bu ordu Ariminium’dan çıktıktan sonra yolda iki kez pusuya düştü,1,200 asker öldürüldü.تعرض هذا الجيش لكمينين على الطريق من قبل الريمينيين، وفقد 1,200 رجل.
Yolda da bibirileriyle karşılaştıklarında, "Biz Bahaddin'e sığınacağız, onun için bu tarafa gidiyoruz" derler.فلمّا أراد أن يخرج ، قال : ردّوه لا نجد لك شيئاً أصلح ممّا قال صاحبك ، إنّك لا تزال تبغي لنا سوء إن بقيت .
Yolda yoktu.ولم يكن في سفر.
Dalalet; sapınç, sapkınlık, doğru yoldan ayrılma.فلا تستجب له ولا تصغ إليه، ولا يشفق قلبك عليه، ولا تترَأف به، ولا تتستر عليه.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yolda ile cümle - Sayfa 30 - yolda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App