Ana içeriğe geç
Sözlük

yoldaşlar ile cümle

yoldaşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ben konuşurken siz resimlere bakabilirsiniz: bu insanlar bizim yoldaşlarımızdır.Vosotros habéis visto las fotos, mientras tanto he hablado: estos son nuestros compañeros.
Ben konuşurken siz resimlere bakabilirsiniz: bu insanlar bizim yoldaşlarımızdır.Vous avez vu les photos pendant que je parle: ce sont nos camarades.
Ben konuşurken siz resimlere bakabilirsiniz: bu insanlar bizim yoldaşlarımızdır.Zatímco mluvím, prohlížíte si ty obrázky: toto jsou naši kamarádi.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."Mám na mysli přesně to, co říkám," odpověděl pan Samsa a šel přímo s jeho dvě ženy společníky do nájemník.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."Mislim, kaj sem rekel," je rekel gospod Samsa in šel neposredno s svojo dve ženski tovariši do podnajemnik.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları.Samsa ja meni suoraan hänen kaksi naispuolista kumppaneita asti asukki.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."내가 말을 정확히 무슨 뜻,"씨 Samsa을 대답하고 그의 두 여자와 직접적으로 갔다 온 사람을 동료까지.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."Úgy értem pontosan, amit mondok," felelte Samsa úr, és egyenesen az ő két női társak fel a lakó.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."אני מתכוון בדיוק למה שאני אומר," השיב מר סמסא והלך ישירות עם הנקבה שניים שלו חבריו עד הדייר.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."أعني بالضبط ما أقول ،" أجاب السيد Samsa وذهب مباشرة مع الإناث قضاهما الصحابة حتى مستأجر.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları.下宿の仲間まで。 事項であるかのように最初は後者では、動かずにそこに立って、床を見て
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Det är barnet ingen någonsin sett!" Utropade mannen, vände sig till sin följeslagare.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Det er barnet, ingen nogensinde har set!" Udbrød manden, vendte sig til sine ledsagere.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."É a criança que ninguém nunca viu!", Exclamou o homem, transformando a sua companheiros.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."E 'il bambino non ha mai visto!" Esclamò l'uomo, rivolgendosi ai suoi compagni.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Es el niño que nadie haya visto", exclamó el hombre, volviéndose hacia su compañeros.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Es ist das Kind niemand je gesehen habe!", Rief der Mann und wandte sich an seine Begleiter.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Este copilul nimeni nu a văzut vreodată!", Exclama omul, de cotitură sale tovarăşi.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Ez a gyerek soha senki nem látta!" Kiáltott fel a férfi, fordult a társak.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Het is het kind niemand ooit gezien!" Riep de man, zich tot zijn metgezellen.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Il est l'enfant n'a jamais vu!" S'écria l'homme, se tournant vers son compagnons.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Ini adalah anak tak seorang pun pernah melihat!" Seru pria itu, beralih ke nya sahabat.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Je to dieťa, nikto nikdy nevidel!" Zvolal muž, obrátil sa k jeho spoločníkmi.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Je to dítě, nikdo nikdy neviděl!" Zvolal muž, obrátil se k jeho společníky.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."그것은 아무도 본 적이 아이입니다!"자신에 의존하고, 사람을 외쳤다
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Nó là đứa trẻ không có ai từng thấy!" Người đàn ông kêu lên, biến đến của mình đồng.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."On lapsi kukaan koskaan nähnyt!" Huudahti mies, kääntyen hänen seuralaisia.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."To je otrok, nihče ni videl!" Je vzkliknil mož, obrača na svoje spremljevalci.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."To jest dziecko, nikt nie widział!" Zawołał człowieka, zwracając się do towarzyszy.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Είναι το παιδί κανείς δεν είδε ποτέ!" Αναφώνησε ο άνθρωπος, στρέφονται προς του συντρόφους.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Това е дете, никой никога не беше виждал!" Възкликна мъжът, обръщайки се към своето спътници.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Це дитину ніхто ніколи не бачив!" Вигукнув чоловік, звертаючись до своїх компаньйонами.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."Это ребенка никто никогда не видел!" Воскликнул человек, обращаясь к своим компаньонами.
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."זה ילד אף אחד לא ראה!" קרא האיש, פונה שלו
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."إنه طفل لم يشاهدها أحد من أي وقت مضى!" صاح الرجل ، وتحول إلى بلده
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları.仲間。 "彼女は実際に忘れてしまって!"
Bunun yerine, yoldaşlarının önerilerini... ...ve şikayetlerini dikkatlice dinlemelidir.Nasprotno, pazljivo mora poslušati... ...predloge in pritožbe tovarišic. Ti greš z vlakom.
Bunun yerine, yoldaşlarının önerilerini... ...ve şikayetlerini dikkatlice dinlemelidir.Raczej musi skupić się na słuchaniu... ...wszelkich sugestii i uwag swoich towarzyszek. Pojedziesz pociągiem.
Bunun yerine, yoldaşlarının önerilerini... ...ve şikayetlerini dikkatlice dinlemelidir.Spíše musí pozorně naslouchat návrhům a stížnostem svých soudružek.
Bunun yerine, yoldaşlarının önerilerini... ...ve şikayetlerini dikkatlice dinlemelidir.Тя по-скоро трябва да се вслушва внимателно... ...в предложенията и оплакванията на нейните другари.
Burada bekleyin yoldaşlar.Idiot bedasti!
Burada bekleyin yoldaşlar.Počkejte tady, soudruzi.
Burada bekleyin yoldaşlar.Ty głupi debilu!
Burada bekleyin yoldaşlar.Περιμένετε, εδώ σύντροφοι.
Burada bekleyin yoldaşlar.Изчакайте тук, другари.
Çürümüş bedenleri yemeye kalkışmıştım. Yoldaşlarımın bedenlerini. Birisi bana yardım etti.Toen ik verleid werd het rottende vlees van mijn vriend te eten, bracht hij me vrede.
Çürümüş bedenleri yemeye kalkışmıştım. Yoldaşlarımın bedenlerini. Birisi bana yardım etti.Когда меня одолевало желание съесть гнилую плоть моего товарища, он успокаивал меня.
Dolayısıyla bu garip yoldaşların ortak bir noktaya sahip olması bana garip geliyor.A je to legrační pro mě, že tyto zajímaví podivní spojenci mají jednu věc společnou.
Dolayısıyla bu garip yoldaşların ortak bir noktaya sahip olması bana garip geliyor.Dan bagiku ini lucu bahwa dua pihak yang menarik dan aneh ini memiliki satu persamaan.
Dolayısıyla bu garip yoldaşların ortak bir noktaya sahip olması bana garip geliyor.Det slår mig att detta omaka par har en sak gemensamt.
Dolayısıyla bu garip yoldaşların ortak bir noktaya sahip olması bana garip geliyor.Ich finde es lustig, dass diese interessanten, seltsamen Genossen eine Sache gemeinsam haben:
Dolayısıyla bu garip yoldaşların ortak bir noktaya sahip olması bana garip geliyor.Ik vind het zo grappig dat deze interessante, merkwaardige bedgenoten één ding gemeen hebben.
Dolayısıyla bu garip yoldaşların ortak bir noktaya sahip olması bana garip geliyor.I wydaje mi się to zabawne, że ci dwaj dziwaczni ziomkowie mają ze sobą coś wspólnego.
Dolayısıyla bu garip yoldaşların ortak bir noktaya sahip olması bana garip geliyor.서로 안 맞는 사람들이 한가지 똑같은 생각을 가지고 있다는 것이 저는 참 재미있네요...
Dolayısıyla bu garip yoldaşların ortak bir noktaya sahip olması bana garip geliyor.Para mim, é muito engraçado, que estes interessantes e estranhos companheiros tenham uma coisa em comum.
Dolayısıyla bu garip yoldaşların ortak bir noktaya sahip olması bana garip geliyor.Per cui a me diverte il fatto che questi strani e interessanti personaggi abbiano una cosa in comune:
Dolayısıyla bu garip yoldaşların ortak bir noktaya sahip olması bana garip geliyor.Şi este amuzant pentru mine că aceste persoane au două lucruri în comun
Dolayısıyla bu garip yoldaşların ortak bir noktaya sahip olması bana garip geliyor.Và thật buồn cười là những đồng minh thú vị và kì quặc này đều có một điểm chung.
Dolayısıyla bu garip yoldaşların ortak bir noktaya sahip olması bana garip geliyor.Y lo que es gracioso para mí que esta interesante y extraña pareja tienen una cosa en común.
Dolayısıyla bu garip yoldaşların ortak bir noktaya sahip olması bana garip geliyor.Και είναι αστείο για μένα ότι αυτοί οι δυο ενδιαφέροντες, αλλά και περίεργοι σύντροφοι έχουν κάτι κοινό.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod