Sevgili yoldaşlar!Dear comrades!
Fakat Sovyetler Birliği'ndeki yoldaşlarımız onun gitmesine izin vermeyecek.But our comrades in the Soviet Union won't let him go.
Ama onlar ve yoldaşları Tol-in-Gaurhoth'a hapsedilir.They are imprisoned in Tol-in-Gaurhoth.
Yoldaşlarının kaderine tanık olan diğer birimler derhal kaçmaya başladı.Upon seeing their comrades' fate, the next units immediately ran away.
Bu sırada yoldaşları sıkıştırılmıştı.In the meantime, his companions were scattered.
Ayaklanmayı kışkırtan Dominik Yoldaşları üyeleri de öldürüldü.The ringleaders and the Dominicans who encouraged the riot were also executed.
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiBefore his house was pulled down, when his comrades avoided it as "an unlucky castle,"
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."It is the child no one ever saw!" exclaimed the man, turning to his companions.
Okuldan eski yoldaşlardan biriyle buluşacağım.I'm meeting an old schoolmate.
İşte bunlar benim yoldaşlarım.Now these are my comrades in arms.
Ben konuşurken siz resimlere bakabilirsiniz: bu insanlar bizim yoldaşlarımızdır.You've seen the pictures as I talk: these are our comrades.
Çürümüş bedenleri yemeye kalkışmıştım. Yoldaşlarımın bedenlerini. Birisi bana yardım etti.As I was tempted to eat the rotten flesh of my comrade, he gave me comfort.
Yoldaşlarım, ben bunu paylaşmak istedim bugün sizinle.This is what I have to share with you today, comrades.
Yoldaşlarım, umarım bunu hissedersiniz.May you feel it, comrade!
Kardeşlerim, yoldaşlarım ve arkadaşlarım ben başka türlü konuşmak için buradayım.Brothers and Sisters, Comrades and Friends, I'm here to tell you differently.
Yoldaşları ise onları sürekli azgınlığa iterler, sonra da yakalarını bırakmazlar.Even though their (devilish) brothers would like them to continue in error, and would not desist.
Her ümmet girdikçe yoldaşlarına lanet edecekler.Every time a crowd enters, it will curse its sister-crowd.
Bu yoldaşlar, yaklaşık 2 ve 4 yıllık yörünge dönemleri olan kahverengi cüceler olurdu.Such companions would be brown dwarfs with orbital periods of approximately 2 and 4 years.
Yoldaşlarından "Kika" takma adını aldı.She received her nickname "Kika" from her colleagues.
Ali ibn Hüseyin Zeynelabidin'in yoldaşlarıCompanions of Ali ibn Husayn Zayn al-Abidin
Acratopotes, Dionysus'un yoldaşlarından biri ve karıştırılmamış şarap içen bir varlık.Acratopotes, one of Dionysus' companions and a drinker of unmixed wine.
Sevgili yoldaşlar!Dear Comrades!
Odysseus, gemiye döndüğünde yoldaşlarını emirlerine uymadıkları için azarlar.When he returns to the ship, Odysseus rebukes his companions for disobeying his orders.
Bu sırada yoldaşları sıkıştırılmıştı.Seine eigenen Kameraden wurden dazu gezwungen.
Neyse ki yoldaşlarını iki gün gibi bir sürede yakalamayı başardı.Insgesamt konnte er zwei Tagessiege erringen.
Kurtuluş Yoldaşları nişanı sahibidir.Hof-Seilermeisters verliehen.
Kendisi şimdi, 1985’te Maoist UCFML’den bazı yoldaşlarıyla kurduğu "L'Organisation Politique"’in bir üyesidir.Er war Mitglied der Organisation politique, die er 1985 gründete, zusammen mit Kameraden der UCFml.
Kurtuluş Yoldaşları nişanı sahibidir.Les bailleurs sociaux sont propriétaires de logements.
Yoldaşlarının kaderine tanık olan diğer birimler derhal kaçmaya başladı.Al ver el destino de sus compañeros, las siguientes unidades inmediatamente escaparon.
460 - Barahir ve yoldaşları Mutsuz Gorlim tarafından ele verilir ve öldürülür.460 - Barahir e i suoi compagni vengono uccisi, Beren diventa fuorilegge.
Yoldaşlar, ne oluyor soruyorum?! Bu ne küstahlık, yoldaşlar! Ben size soruyorum! Bu ne patavatsızlık!Товарищи, в чём дело, я спрашиваю?! Товарищи, что за бесцеремонность! Я вас спрашиваю! Какая бестактность!
Komünistler ise Yugoslavya'da bulunan yoldaşlarının teklifini kabul etti.Словом, делали всё то, что и их югославские товарищи.
Çet ve yoldaşları ağır ceza mahkemesinde yargılandılar.Hitler e seus companheiros foram condenados com penas de prisão muito brandas.
Fakat Sovyetler Birliği'ndeki yoldaşlarımız onun gitmesine izin vermeyecek.De kandidaat van de pro-Sovjet groep van de partij haalt het niet.
Kendisi şimdi, 1985’te Maoist UCFML’den bazı yoldaşlarıyla kurduğu "L'Organisation Politique"’in bir üyesidir.Han är medlem av "L'Organisation Politique" som han grundade med några maoistiska kamrater från UCFML 1985.
460 - Barahir ve yoldaşları Mutsuz Gorlim tarafından ele verilir ve öldürülür.460: Barahir och hans män blir svikna av Gorlim och dräpta, men Beren klarar sig.
Şerif Hüseyin ise Ahiler'den olup, beldede yoldaşları pek çoktur.Marshallella padovanii ingår i släktet Marshallella och familjen hornstritar.
Kurtuluş Yoldaşları nişanı sahibidir.Aderenții poartă numele de salvaționiști.
Kendisi şimdi, 1985’te Maoist UCFML’den bazı yoldaşlarıyla kurduğu "L'Organisation Politique"’in bir üyesidir.A fost membru în Organisation politique, pe care a fondat-o în 1985, împreună cu colegii din UCFml.
Neyse ki yoldaşlarını iki gün gibi bir sürede yakalamayı başardı.Hän sai sentään onkimalla ahvenia kahdeksi päiväksi.
Jon, yoldaşlarının yanına, Gece Nöbetçileri'ne katılır.Jon liittyy Yövartioon Benjen-setänsä mukana.
Fakat Sovyetler Birliği'ndeki yoldaşlarımız onun gitmesine izin vermeyecek.Τελικά, στην ομάδα της σοβιετικής ζώνης δεν επετράπει να συμμετάσχει.
Neyse ki yoldaşlarını iki gün gibi bir sürede yakalamayı başardı.Οι Ισπανοί προσπάθησαν για δύο ημέρες να τον εντοπίσουν χωρίς επιτυχία.
Fakat Sovyetler Birliği'ndeki yoldaşlarımız onun gitmesine izin vermeyecek.Tuy nhiên, quân đội Liên Xô không để cho Cụm tập đoàn quân Trung tâm thực hiện ý định đó.
Kurtuluş Yoldaşları nişanı sahibidir.Người nước Sở bằng lòng cho chuộc.
Kurtuluş Yoldaşları nişanı sahibidir.家康の旗本奉公人。
Fakat Sovyetler Birliği'ndeki yoldaşlarımız onun gitmesine izin vermeyecek.但是我們的蘇聯同志不願釋放他。
Kurtuluş Yoldaşları nişanı sahibidir.操姓曾是望族。
Kurtuluş Yoldaşları nişanı sahibidir.숙종의 총애를 받았다.
Kurtuluş Yoldaşları nişanı sahibidir.היה בעל הסמכה לרבנות.
Kurtuluş Yoldaşları nişanı sahibidir.Je držiteľom vyznamenania Za zásluhy o výstavbu.
Neyse ki yoldaşlarını iki gün gibi bir sürede yakalamayı başardı.Kot dvojni vohun mu dolgo uspe zadovoljevati obe strani.
Ayaklarınızın üzerinde, rahibe yoldaşlar.Berjalanlah, saudaraku suster.
Ayaklarınızın üzerinde, rahibe yoldaşlar.Na noge, tovarišice nune.
Ayaklarınızın üzerinde, rahibe yoldaşlar.Vstaňte, soudružky jeptišky.
Ayaklarınızın üzerinde, rahibe yoldaşlar.Wstańcie, towarzyszki zakonnice.
Ayaklarınızın üzerinde, rahibe yoldaşlar.Όρθιες, συντρόφησες μοναχές.
Ayaklarınızın üzerinde, rahibe yoldaşlar.Стъпвайте, другарки монахини.
Ben konuşurken siz resimlere bakabilirsiniz: bu insanlar bizim yoldaşlarımızdır.Du har sett bilderna medan jag talat: dessa är våra kamrater.
Ben konuşurken siz resimlere bakabilirsiniz: bu insanlar bizim yoldaşlarımızdır.Ihr habt die Bilder gesehen, während ich gesprochen habe: dies sind unsere Kameraden.