Bunun yanında yoldaşı kara panter Guenhwyvar'ı çağıran siyah bir heykelciği vardır.Isto tako ima i magičnu crnu figuru kojom poziva veliku crnu panteru Guenhwyvar.
Asılarak infaz edilmeden önce, "Yoldaşlar!Hrvatska riječ Dražen Prćić: Prvaci!
"Yoldaş kardeşler!Kavalirski suparnici!"
40 yıl boyunca Hoca'nın arkadaşı ve en yakın yoldaşıydı.On je Estragonov najbolji prijatelj i druže se cijeli život.
Büyük olasılıkla, üç yoldaş, yerliler tarafından öldürüşmüştü.Všetkých desať členov bolo zabitých domorodcami.
Kurtuluş Yoldaşları nişanı sahibidir.Je držiteľom vyznamenania Za zásluhy o výstavbu.
Zümrüdüanka Yoldaşlığı üyeleri kişinin kendi isteğine bağlı olarak seçilir.Hovoríme, že mocninový rad sa dá derivovať člen po člene.
Yoldaşlık İngiltere'nin en iyi seherbâzlarından ve saygın büyücülerinden oluşmuştur.Je ena najstarejših čistokrvnih čarovniških družin v Veliki Britaniji.
Serisinin beşinci filmi Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı 2007'de yayınlandı.Peti film iz franšize Harry Potter, film Harry Potter in Feniksov red, je izšel leta 2007.
Neyse ki yoldaşlarını iki gün gibi bir sürede yakalamayı başardı.Kot dvojni vohun mu dolgo uspe zadovoljevati obe strani.
Burada, gelecekteki siyasi yoldaşı Selahaddin Bitar ile tanıştı.Ten sutiko savo ateities žmoną Videlę.
40 yıl boyunca Hoca'nın arkadaşı ve en yakın yoldaşıydı.Hoxha oli 40 aasta jooksul Shehu sõber ja kõige lähedasem seltsimees.
Serisinin beşinci filmi Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı 2007'de yayınlandı.Sarja viies film "Harry Potter ja Fööniksi ordu" linastus 2007. aastal.
Asılarak infaz edilmeden önce, "Yoldaşlar!Allar Viivik "Kiirustage, seltsimehed unetud!".
Güvenilmez bir yoldaşlık üyesidir ama Albus Dumbledore'a sadıktır.Ordu loojaks ja juhiks on Albus Dumbledore.
-Altı, yoldaş sekreter.- 6, другарю секретар.
-Altı, yoldaş sekreter. Ben sekreter değilim.Oprosti, tovariš duhovnik.
-Altı, yoldaş sekreter. Ben sekreter değilim.Przepraszam towarzyszu księże.
-Altı, yoldaş sekreter.- Šest, soudruhu sekretáři.
-Altı, yoldaş sekreter.-Έξι, σύντροφε γραμματέα.
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.(54:14) но ты, который был для меня то же, что я, друг мой и близкий мой,
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.(55:14) C`est toi, que j`estimais mon égal, Toi, mon confident et mon ami!
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.Ci tu, pe care te socoteam una cu mine, tu, frate de cruce şi prieten cu mine!
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.Du aber bist mein Geselle, mein Freund und mein Verwandter,
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım."그가 곧 너로다 나의 동류, 나의 동무요 나의 가까운 친우로다"
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.mas és tu, homem meu igual, meu companheiro e meu amigo íntimo.
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.men du, en Mand af min Stand, en Ven og fortrolig,
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.Nhưng chính là ngươi , kẻ bình_đẳng cùng tôi , Bậu bạn tôi , thiết hữu tôi .
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.Nhưng chính là ngươi, kẻ bình đẳng cùng tôi, Bậu bạn tôi, thiết hữu tôi.
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.Pero fuiste tú, un hombre igual a mí, mi compañero, mi íntimo amigo
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.Tapi justru engkau, rekanku, sahabatku, kawan dekatku yang mengkhianati aku
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.temuč ti, človek, meni enak, prijatelj moj in zaupnik moj,
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.Αλλα συ, ανθρωπε ομοψυχε, οδηγε μου και γνωστε μου
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.Но ти, човек равен на мене, Другар мой, и мой близък приятел.
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.ואתה אנוש כערכי אלופי ומידעי׃
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.بل انت انسان عديلي الفي وصديقي
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.不 料 是 你 、 你 原 與 我 平 等 、 是 我 的 同 伴 、 是 我 知 己 的 朋 友
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.不料 是 你 、 你 原與 我 平等 、 是 我 的 同伴 、 是 我 知己 的 朋友
Arkadaşlar... ...ben Concha Liano. Diğer iki yoldaşım gibi... ..."Özgür Kadın" üyesiyim.Kawan-kawan,... ...Saya Concha Liano and, seperti dua kawan saya ini,... ...Saya anggota "Perempuan Merdeka".
Arkadaşlar... ...ben Concha Liano. Diğer iki yoldaşım gibi... ..."Özgür Kadın" üyesiyim.Prijateljice... ...jaz sem Concha Liano in, tako kot moji tovarišici... ...sem clanica "Svobodnih žensk".
Arkadaşlar... ...ben Concha Liano. Diğer iki yoldaşım gibi... ..."Özgür Kadın" üyesiyim.Towarzyszki... ...jestem Concha Liano i jak moje dwie towarzyszki... ...jestem członkinią "Wolnych kobiet".
Arkadaşlar... ...ben Concha Liano. Diğer iki yoldaşım gibi... ..."Özgür Kadın" üyesiyim.Φίλοι,... ...Είμαι ο Concha Liano και, όπως οι 2 συντρόφοι... ...είμαι μέλος της "Ελεύθεριας Γυναικών".
Arkadaşlar... ...ben Concha Liano. Diğer iki yoldaşım gibi... ..."Özgür Kadın" üyesiyim.Приятели... ...аз съм Конча Лиано и, като двамата ми другари... ...съм членка на "Свободни жени".
Ayaklarınızın üzerinde, rahibe yoldaşlar.Berjalanlah, saudaraku suster.
Ayaklarınızın üzerinde, rahibe yoldaşlar.Na noge, tovarišice nune.
Ayaklarınızın üzerinde, rahibe yoldaşlar.Vstaňte, soudružky jeptišky.
Ayaklarınızın üzerinde, rahibe yoldaşlar.Wstańcie, towarzyszki zakonnice.
Ayaklarınızın üzerinde, rahibe yoldaşlar.Όρθιες, συντρόφησες μοναχές.
Ayaklarınızın üzerinde, rahibe yoldaşlar.Стъпвайте, другарки монахини.
Ben konuşurken siz resimlere bakabilirsiniz: bu insanlar bizim yoldaşlarımızdır.Du har sett bilderna medan jag talat: dessa är våra kamrater.
Ben konuşurken siz resimlere bakabilirsiniz: bu insanlar bizim yoldaşlarımızdır.Ihr habt die Bilder gesehen, während ich gesprochen habe: dies sind unsere Kameraden.
Ben konuşurken siz resimlere bakabilirsiniz: bu insanlar bizim yoldaşlarımızdır.Vosotros habéis visto las fotos, mientras tanto he hablado: estos son nuestros compañeros.
Ben konuşurken siz resimlere bakabilirsiniz: bu insanlar bizim yoldaşlarımızdır.Vous avez vu les photos pendant que je parle: ce sont nos camarades.
Ben konuşurken siz resimlere bakabilirsiniz: bu insanlar bizim yoldaşlarımızdır.Zatímco mluvím, prohlížíte si ty obrázky: toto jsou naši kamarádi.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."Mám na mysli přesně to, co říkám," odpověděl pan Samsa a šel přímo s jeho dvě ženy společníky do nájemník.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."Mislim, kaj sem rekel," je rekel gospod Samsa in šel neposredno s svojo dve ženski tovariši do podnajemnik.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları.Samsa ja meni suoraan hänen kaksi naispuolista kumppaneita asti asukki.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."내가 말을 정확히 무슨 뜻,"씨 Samsa을 대답하고 그의 두 여자와 직접적으로 갔다 온 사람을 동료까지.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."Úgy értem pontosan, amit mondok," felelte Samsa úr, és egyenesen az ő két női társak fel a lakó.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."אני מתכוון בדיוק למה שאני אומר," השיב מר סמסא והלך ישירות עם הנקבה שניים שלו חבריו עד הדייר.