Siz doğru yoldasınız.You're on the right track.
Sanırım sen doğru yoldasın.I think you're on the right track.
Ol öz yan yoldaşy bilen nikasyny bozdy.She divorced her husband.
Senin iyi bir planın var, yoldaş Jukov.You have a good plan, Comrade Zhukov.
Koministler birbirine "yoldaşlar" derlerdi.The communists called each other "comrades".
Yoldaş Tom yoldaş Mary'ye âşık oldu.Comrade Tom fell in love with comrade Mary.
Sen yanlış yoldasın.You're on the wrong road.
Sevgili yoldaşlar!Dear comrades!
Evden uzun bir yoldasın, değil mi?You're a long way from home, aren't you?
Fakat Sovyetler Birliği'ndeki yoldaşlarımız onun gitmesine izin vermeyecek.But our comrades in the Soviet Union won't let him go.
Yoldaş Alexander Ossipon:Eski bir tıp öğrencisi, diğer bir anarşist, Verloc'un arkadaşı.Comrade Alexander Ossipon: an ex-medical student, anarchist and member of Verloc's group.
Saruman dokuz yoldaşı büyüleyerek dağa şimşek çaktırır, üstlerine çığ düşer.He dammed the nine marshes and measured the nine mountains.
Bu canavar grubun kurbanları arasında Yoldaş A.A. Zhdanov ve A.S. Shcherbakov vardı.Among the victims of this band of inhuman beasts were Comrades A. A. Zhdanov and A. S. Shcherbakov.
Mareşal Konev telefonda şöyle diyordu, "Endişeye gerek yok Yoldaş Stalin.Konev wired: "There is no need to worry, Comrade Stalin.
Kasım 1854'te Markham, Kraliyet Coğrafya Kurumunun yoldaşı seçilmişti.In November 1854 Markham had been elected a Fellow of the Royal Geographical Society.
Seri Angel'ın yeni ortaya çıkmış 'Ölümsüzlük Yoldaşlığı' tarafından kaçırılışını konu alır.The series showed how Angel is kidnapped by the newly formed 'Immortality Incorporated'.
Sahne 2: Izmailovların bahçesi Sergei ve yoldaşı Aksinya'yı kızdırıyorlardır.Scene 2: The Izmailovs' yard Sergei and his comrades are sexually harassing Aksinya.
Güneyli Yazarların Yoldaşlığı.The Fellowship of Southern Writers.
Planın bireyler için yaşam kalitesini iyileştirme potansiyeline odaklanarak “Yoldaşlar!He focused on the plan's potential to improve quality of life for individuals, saying, "Comrades!
Ama onlar ve yoldaşları Tol-in-Gaurhoth'a hapsedilir.They are imprisoned in Tol-in-Gaurhoth.
40 yıl boyunca Hoca'nın arkadaşı ve en yakın yoldaşıydı.For 40 years Hoxha was Shehu's friend and closest comrade.
"Yoldaş kardeşler!Blood Brothers!"
Bunlardan birini Zümrüdüanka Yoldaşlığı hareketi sırasında Sturgis Podmore'dan ödünç almıştır.One of these was borrowed by Sturgis Podmore in the course of work for the Order of the Phoenix.
Kombinasyonun sonucu olarak soğuk kırmızı devasaya sıcak küçük yoldaşı eşlik eder.This combination is the result of a cool red supergiant accompanied by a smaller, hotter companion.
Yoldaşlarının kaderine tanık olan diğer birimler derhal kaçmaya başladı.Upon seeing their comrades' fate, the next units immediately ran away.
Yine de bu ölçüm, M7-tipi bir düşük kütleli yoldaş yıldız ihtimalini dışlamamaktadır.This measurement does not rule out a low mass stellar companion of spectral class M7.
Büyük olasılıkla, üç yoldaş, yerliler tarafından öldürüşmüştü.Apparently three natives killed.
Bu sırada yoldaşları sıkıştırılmıştı.In the meantime, his companions were scattered.
İlk olarak yoldaşından yaydığı ekstra ışığı yansıtmasının gözlenmesidir.The first is by observing extra light which the stars reflect from their companion.
Çet, karısı, kızı ve ileri gelen yirmi yoldaşı tutuklandı.The cabeza, his wife and the eldest of his children are exempt from tributo.
Ayaklanmayı kışkırtan Dominik Yoldaşları üyeleri de öldürüldü.The ringleaders and the Dominicans who encouraged the riot were also executed.
Yoldaşları olarak kaçınılması zaman önce evine "şanssız bir kale," aşağı çekildiBefore his house was pulled down, when his comrades avoided it as "an unlucky castle,"
"Bu kimse gördüğüm çocuk!" Onun dönüm, adam bağırdı yoldaşları."It is the child no one ever saw!" exclaimed the man, turning to his companions.
Yoldaş Bakan, iyi akşamlar.Minister, have a good evening.
Yoldaş Hempf, adam batıdaki herhangi bir tiyatroda... ...rahatlıkla çalışabilirdi.Comrade Hempf, the man could work at any theater in the West.
Yoldaş Hempf, şimdi sadece size söylüyorum.Comrade Hempf, I'll tell you this now:
Özür dilerim yoldaş.Excuse me, Captain.
Sorun değil yoldaş.No, please colleague.
- Yoldaş Yarbay. Ben sadece...Please...Lieutenant Colonel...I just...
İyi akşamlar yoldaş yüzbaşı?Evening Captain.
Okuldan eski bir yoldaşla bulaşacağım. Uzun süredir...I'm meeting up with a classmate.
Yoldaş, zamanında geldim mi?So boss. On time?
Okuldan eski bir yoldaşla buluşacağım.Meeting an old schoolmate.
Okuldan eski yoldaşlardan biriyle buluşacağım.I'm meeting an old schoolmate.
Yoldaş yüzbaşı ben...Captain...
Doğru yoldasın.Go ahead.
İşte bunlar benim yoldaşlarım.Now these are my comrades in arms.
İmzaladın ama! Dost bir çamaşırcı yoldaşa sırtımı dönmem.Well, wouldn't want to turn my back on a fellow... laundry...person.
Can yoldaşı gibiler !They appear to be real friends
"Tek bir yoldaşımın bile düşman eline düşmesine izin vermeyeceğim.""I'll never leave a fallen comrade to fall into the hands of the enemy."
Eskiden satrançta yoldaşımdı.He was my old chess companion
Ben konuşurken siz resimlere bakabilirsiniz: bu insanlar bizim yoldaşlarımızdır.You've seen the pictures as I talk: these are our comrades.
Çürümüş bedenleri yemeye kalkışmıştım. Yoldaşlarımın bedenlerini. Birisi bana yardım etti.As I was tempted to eat the rotten flesh of my comrade, he gave me comfort.
Yoldaşlarım, ben bunu paylaşmak istedim bugün sizinle.This is what I have to share with you today, comrades.
Yoldaşlarım, umarım bunu hissedersiniz.May you feel it, comrade!
Yanında bir yoldaş olarak değil, bir kadın olarak durmak istedim.I wanted to stand before you not as a comrade but as a woman
Kardeşlerim, yoldaşlarım ve arkadaşlarım ben başka türlü konuşmak için buradayım.Brothers and Sisters, Comrades and Friends, I'm here to tell you differently.
Ama sensin, bana denk, Yoldaşım, yakın arkadaşım.But it was you, a man like me, my companion, and my familiar friend.
Yoldaşım dostlarına saldırarak Yaptığı antlaşmayı bozdu.He raises his hands against his friends. He has violated his covenant.
Bu nedenle, eğer beni yoldaşın sayıyorsan, kendisini beni kabul eder gibi kabul et.If then you count me a partner, receive him as you would receive me.