Kutsal yolculuk, herhangi bir sehayatten çok farklı.Паломництво - це дещо інша річ, ніж подорож.
'Kutsal yolculuk' ile ne demek istiyoruz?¿Qué queremos decir con Perdón?
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.그런데 스키를 신고 혼자 북극에 - 간사람은 저를 포함해서 4명밖에
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.Apenas 4 pessoas, incluindo eu, esquiaram sozinhas até ao Polo Norte.
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.Avec moi, seules 4 personnes ont skié en solo jusqu'au Pôle Nord.
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.Beleértve engem is, mindössze négy ember síelt el egyedül az Északi-sarkra.
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.Cu mine inclusiv, doar patru oameni au schiat singuri la Polul Nord.
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.Inclusief mijzelf, zijn er slechts vier mensen alleen naar de Noordpool geskied.
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.Incluyéndome a mí, sólo cuatro personas han esquiado en solitario al Polo Norte.
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.Me compreso, solo quattro persone sono arrivate da sole sugli sci fino al Polo Nord.
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.Mich eingerechnet sind nur vier Leute auf Ski allein zum Nordpol gewandert.
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.Termasuk saya, hanya empat orang yang berhasil berski sendirian ke Kutub Utara.
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.Tính cả tôi thì chỉ có 4 người đi 1 mình trượt tuyết lên Bắc Cực.
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.Tylko cztery osoby, w tym ja, samotnie zdobyło Biegun Północny.
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.Включно зі мною, тільки четверо осіб ходили на лижах до Північного полюсу.
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.Само 4 души, в това число и аз са се придвижили на ски сами до Северния полюс.
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.רק ארבע כולל אותי עשו סקי לבד לקוטב הצפוני.
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.وأربعة أشخاص فقط بما فيهم أنا. قامو برحلة تزلج منفردة إلى القطب الشمالي.
Kuzey Kutbu'na ise ben dahil... ...sadece 4 kişi kayakla tek başına yolculuk yaptı.たどり着いたのは4人しかいません その理由は
Londra'dan New York'a bir yolculuk.Egy út Londontól New Yorkig.
Londra'dan New York'a bir yolculuk.Eine einzige Fahrt von London nach New York.
Londra'dan New York'a bir yolculuk.Jedna cesta z Londýna do New Yorku.
Londra'dan New York'a bir yolculuk.Jedna podróż z Londynu do Nowego Jorku
Londra'dan New York'a bir yolculuk.런던에서 뉴욕까지 한번에!
Londra'dan New York'a bir yolculuk.Un unico viaggio da Londra a New York.
Londra'dan New York'a bir yolculuk.Un viaje de Londres a Nueva York.
Londra'dan New York'a bir yolculuk.Единое путешествие от Лондона до Нью-Йорка.
Londra'dan New York'a bir yolculuk.Едно пътуване от Лондон до Ню Йорк.
Londra'dan New York'a bir yolculuk.מסע אחד מלונדון לניו יורק.
Londra'dan New York'a bir yolculuk.رحلة واحدة من لندن الى نيويورك
Londra'dan New York'a bir yolculuk.これは彼がその壮大な旅の後半の
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.Barnet skall föras hit.
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.Das Kind ist hier gebracht werden.
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.Dieťa sa sem.
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.Dítě se sem.
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.Dziecko ma zostać tutaj.
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.Het kind is om hier te zijn gebracht.
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.그 아이는 여기로 데려 와야합니다. 당신은 런던에 가서 그녀를 가져와야한다 그녀는 작은 트렁크를 포장하고 만든 자신. "그래서 여행.
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.Lapsi on tuotu tänne.
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.L'enfant doit être amené ici.
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.Otrok naj bi se tu prinesel.
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.Το παιδί είναι να έρθει εδώ.
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.Детето е да бъде доведен тук.
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.Ребенок должен быть приведены здесь.
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.הילד יובא כאן. אתה חייב לנסוע ללונדון ולהביא אותה את עצמך. "אז היא ארזה תא המטען הקטן שלה ועשה את המסע.
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.الطفل باحضارها الى هنا. يجب أن تذهب إلى لندن وجلب لها نفسك ، "لذلك كانت معبأة لها جذع الصغيرة وأدلى الرحلة.
Londra'ya gitmek ve onu getirmek gerekir onun küçük bagaj dolu ve kendinizi "Yani yolculuk.自分自身。"そこで彼女は彼女の小さなトランクに詰め、行った 旅。 メアリーは、客車の彼女の隅に座って、プレーンとこせこせ見えた。
Meslektaşım Peter'in beyninin içine bir yolculuk yapacağız.Allons voir ce qui se passe dans le cerveau de mon collègue Peter.
Meslektaşım Peter'in beyninin içine bir yolculuk yapacağız.Chúng ta sẽ bay vào trong não của đồng nghiệp của tôi, Peter.
Meslektaşım Peter'in beyninin içine bir yolculuk yapacağız.Kita akan terbang ke dalam otak kolega saya Peter.
Meslektaşım Peter'in beyninin içine bir yolculuk yapacağız.제 동료인 피터의 뇌 속으로 들어가봅시다.
Meslektaşım Peter'in beyninin içine bir yolculuk yapacağız.Kollégám, Peter agyában teszünk egy kis utazást.
Meslektaşım Peter'in beyninin içine bir yolculuk yapacağız.MRIを使って人体に危害を加えることなく...
Meslektaşım Peter'in beyninin içine bir yolculuk yapacağız.Poletíme do mozku mého kolegy Petra.
Meslektaşım Peter'in beyninin içine bir yolculuk yapacağız.Vamos a volar hacia dentro del cerebro de mi colega Peter.
Meslektaşım Peter'in beyninin içine bir yolculuk yapacağız.Vamos viajar pelo cérebro do meu colega Peter.
Meslektaşım Peter'in beyninin içine bir yolculuk yapacağız.Vi vil tage en flyvetur i min kollega Peters hjerne.
Meslektaşım Peter'in beyninin içine bir yolculuk yapacağız.Vom face o călătorie în creierul colegului meu Peter.
Meslektaşım Peter'in beyninin içine bir yolculuk yapacağız.We vliegen het brein in van mijn collega Peter.
Meslektaşım Peter'in beyninin içine bir yolculuk yapacağız.Wir werden in das Gehirn meines Kollegen Peter fliegen.