yolculuğu ile cümle

yolculuğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Mercury Projesi ABD'nin insanlı ilk uzay yolculuğu projesidir.Das Mercury-Programm war das erste bemannte Raumfahrtprogramm der Vereinigten Staaten.
Scott'ın tüm takımı kutuptan dönüş yolculuğunda öldü.Scott und seine Begleiter kamen auf der Rückreise vom Südpol ums Leben.
Yolculuğun geri kalanını yürüyerek tamamlar.So muss er den letzten Teil der Reise zu Fuß laufen.
1977 - Uzay mekiği Enterprise, bir Boeing 747'nin üstünde ilk yolculuğuna çıktı.1977: Das Space Shuttle Enterprise tritt seinen Jungfernflug auf dem Rücken einer Boeing 747 an.
Yolculuğunu İspanya Kralı ve Kraliçesi destekledi.Unterstützung findet er bei dem König und der Königin von Spanien.
Yolculuğu Olimpiyat maratonundan birkaç gün önce gerçekleşti.Der Marathon fand am letzten Tag der Olympischen Spiele statt.
Bugün o uzay yolculuğu öncüsü olarak kabul edilir.Er gilt heute als Wegbereiter und Pionier der Raumfahrt.
1502 - Vasco da Gama, Lizbon'dan Hindistan'a doğru ikinci yolculuğuna çıktı.1502 stach Vasco da Gama zu seiner zweiten Fahrt nach Indien in See.
İlham, Boston'a doğru bir tren yolculuğunda gelmişti.Das Flugzeug hatte sich auf einem Linienflug von Genf nach London befunden.
Yolculuğunda ona eşlik eden heyette yer aldı.Auf dieser Reise begleitete ihn seine Frau.
Her nasılsa "Acil" ibaresi mesajın yolculuğu sırasında kaybolmuştu ve bu birkaç saat kaybettirmiştir.Einige Kontakte überdauerten in Briefform die Zeit der Reise und erstreckten sich auf die Zeit danach.
Can sıkıcı uzay yolculuğu.Eine kosmische Reise.
Ponce de León, Kristof Kolomb’un yeni dünyaya ikinci yolculuğunda yanındaydı.Er war ein Begleiter von Christoph Kolumbus auf der zweiten Reise in die Neue Welt.
Apollo Projesi, NASA tarafından gerçekleştirilen insanlı Ay yolculuğu projesi.Apollo 19 ist die Bezeichnung für einen geplanten Mondflug im Rahmen des Apollo-Programms der NASA.
Bundan sonra ise Odysseus'un Hades yolculuğu anlatılır.Thema waren die Reisen des Odysseus.
1962 - Nükleer güçle çalışan ilk yük ve yolcu gemisi olan NS Savannah açılış yolculuğunu yaptı.Im zivilen Sektor wurde 1962 das nuklear angetriebene Passagier-/Transportschiff Savannah gefertigt.
Phillip "Phil" Andrew Diffy, Phil Zaman Yolculuğunda adlı Disney Channel dizisinin ana karakteridir.Phillip „Phil“ Diffy Phil (Ricky Ullman) ist einer der Hauptcharaktere der Serien.
Dalış bölgelerine en fazla 30 dakikalık bir tekne yolculuğu ile varılır.Die Linienschiffe benötigen für die Überfahrt eine Stunde, die Tragflügelboote 30 Minuten.
Grup üyeleri benzer bir arabanın içinde aynı yolculuğu yapıyorlardı.Die Fahrzeuge hatten einen Führerstand wie bei einer Straßenbahn.
1887'de Stanley bir kez daha Afrika'ya giderek kıta üzerindeki son yolculuğunu yaptı.Bereits 1832 trat Lander erneut die Reise nach Westafrika an.
Fuat Paşa, yolculuğundan sağ dönemeyeceğini hissediyordu.Pelias denkt, dass dies eine Reise ohne Wiederkehr ist.
Gemide mültecilerin yolculuğu.Als Passagier an Bord.
Galaksi etrafındaki yolculuğu üç milyar yıl sürmektedir.Die Galaxis ist etwa 10 Milliarden Jahre alt.
Friksus koçun sırtında yolculuğuna devam etti.Kojote ging mit dem Korb auf dem Rücken los.
Ash ve arkadaşları yolculuğuna devam ederken Tad adında bir eğitmenle karşılaşmışlardır.Ash und seine Freunde befinden sich immer noch auf ihrer Reise.
26 Temmuz 1971 tarihli bu yolculuğun ekibi, David Scott, Alfred Worden ve James Irwin'den oluşuyordu.Zu diesem dritten Flug startete Scott zusammen mit James Irwin und Alfred Worden am 26. Juli 1971.
Bu, onun son yolculuğu olmuştur.Es sollte seine letzte Reise werden.
Mars'a tek yönlü bir yolculuğun uygulanabilir bir seçenek olabileceğini önermiştir.Sie gingen davon aus, dass man ihnen eine sichere Passage ermöglichen würde.
Gemi ile dünya etrafındaki yolculuğuna başladı.Il commença son voyage autour du monde en bateau.
Rusya'daki yolculuğunda, Tom çok fazla votka içti.Tom a bu beaucoup de vodka lors de son voyage en Russie.
Kaptan olarak ilk yolculuğuydu.C'était son premier voyage comme capitaine.
Yolculuğunda iyi şanslar Azerbaycan.Bonne chance pour votre voyage, Azerbaïdjan.
1906'dan beri Erivan'da servis yapan tramvay, Ocak 2004'te son yolculuğunu yapmıştır.Le réseau de tramway qui équipait Erevan depuis 1906 a vu sa dernière rame rouler en janvier 2004.
1502 - Kristof Kolomb, Amerika'ya 4. yolculuğunda Kosta Rika'yı keşfetti.En 1502, Christophe Colomb découvre l'archipel lors de son quatrième voyage aux Amériques.
3 Ağustos - Kristof Kolomb yolculuğuna başladı.9 mai : début du quatrième voyage de Christophe Colomb.
Bu, onun son yolculuğu olmuştur.Ce fut toutefois son dernier voyage.
İyileşmesi için doktorlar bir deniz yolculuğuna çıkmasını önerdiler.Pour se soigner, on lui conseille de faire un long voyage en mer.
Yolculuğu Olimpiyat maratonundan birkaç gün önce gerçekleşti.Cette course fut courue quelques jours après celle des Jeux olympiques d'Athènes.
Yolculuğun geri kalanını yürüyerek tamamlar.Il faut ensuite faire le reste du trajet à pied.
Benim manevi yolculuğum her şeye açık olmaktır.Notre voyage à nous est entièrement imaginaire.
Weir, aşırı uçuş korkusu nedeniyle 2007 yılından beri uçak yolculuğu yapmamaktadır.Nelson se retrouve sans volant pour la saison 2007, faute de budget.
"Bir Türk Kızının Amerika Yolculuğu".Sur le thème de la jeune américaine en voyage.
Bağdat yolculuğu sırasında ressam Osman Hamdi Bey ile tanışmıştı.Lors de son séjour à Constantinople, il se lie d'amitié avec le peintre ottoman Osman Hamdi Bey.
Hatta bu yolculuğun gerçekten yapıldığı dahi şüphelidir.Le doute pèse également sur son véritable itinéraire.
Bu yolculuğun sonunda 3 Ağustos 1804 günü Fransa’nın Bordeaux şehrine çıkarak Avrupa’ya geri dönerler.Ils arrivent enfin en France à Bordeaux le 3 août 1804.
Bu belge, Kosova vatandaşlığının kanıtı olarak hizmet etmeye ek olarak uluslararası yolculuğu kolaylaştırır.Le document facilite le voyage international et sert de preuve de nationalité.
Dalış bölgelerine en fazla 30 dakikalık bir tekne yolculuğu ile varılır.Toutes les 30 secondes, un avion atterrit.
1998 yılında bir uçak yolculuğu sırasında kalp krizi geçirerek ölmüştür.Il est mort en 2001 d'un accident cardiaque au volant de sa voiture.
Böylece bu yolculuğun bir başlangıç noktası yoktur, yani yolculuğa başlayamaz.C'est une étape nécessaire sans laquelle il n'y aurait pas de voyage.
Alaska'ya kadar olan iki senelik yolculuğu esnasında pek çok renkli karakterle arkadaşlık kurar.Les deux compères vont, au cours de leurs vacances, rencontrer une bande de personnages hauts en couleurs.
Samsunspor'da oynarken, deplasman yolculuğu sırasında meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmiştir.Il conduisait sous l’emprise de stupéfiants lors de l’accident qui leur a coûté la vie.
Bunu başaran uzayaracı, dönüş yolculuğuna geçti.Cependant, ce dernier s'échappe sur le chemin du retour.
Bir arıza nedeniyle dönüş yolculuğunda (1 Şubat 2003) infilak etti.Elle s'est désintégrée lors de son retour sur Terre le 1er février 2003.
Üçlünün yolculuğu devam ederken komik olaylar yaşanır.Au fur et à mesure du voyage, des intrigues se nouent.
Harry Mason kızı ile beraber bir gece yolculuğundadır.Elle fera équipe avec Hal Mason.
Yolculuğuna hazırlanmakla meşguldü.Estaba ocupado preparándose para el viaje.
Kaptan olarak ilk yolculuğuydu.Era su primer viaje como capitán.
Bu uçakla ilk yolculuğum.Este es mi primer viaje en avión.
Ancak, günümüzde anlar geçmesine rağmen Bart, dört yıllık daha büyük bir zaman yolculuğundan döndü.Pero mientras pasaban los meros momentos en el presente, Bart regresó de su viaje de cuatro años más.
Yolculuğunda iyi şanslar Azerbaycan.Buena suerte en vuestro viaje, Azerbaiyán.
İlgili Sayfalar