Ana içeriğe geç
Sözlük

yola ile cümle

yola kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Birçok tren istasyonunda arabayı park edip toplu taşıma araçları ile yola devam etme olanağı vardır.في العديد من محطات السكك الحديدية توجد إمكانية لإيقاف السيارة والاستمرار في السفر بوسائل النقل العامة.
Birçok tren istasyonunda arabayı park edip toplu taşıma araçları ile yola devam etme olanağı vardır.许多火车站都设有停车场,供旅客停放车辆,换乘公交出行。
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Không thể nào tạo ra một con khủng long dựa trên một con khủng long thật.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Kita tak akan mampu membuat dinosaurus berdasarkan seekor dinosaurus.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.저희는 공룡에 근거한 공룡을 만들 수 없습니다.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Não conseguiríamos fazer um dinossauro a partir de um dinossauro.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Nebudeme schopni stvořit dinosaura z jeho vlastních kostí.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Nebudeme vedieť vytvoriť dinosaura z jeho vlastných kostí.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Nem leszünk képesek dinoszauruszt csinálni egy dinoszaurusz alapján.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Nie odtworzymy dinozaura z dinozaura.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Non siamo in grado di ricreare un dinosauro basandoci su un dinosauro.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Nous n'allons pas pouvoir concevoir un dinosaure en se basant sur un dinosaure.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.No vamos a poder crear un dinosaurio a partir de un dinosaurio.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Nu vom putea face un dinozaur bazându-ne pe un dinozaur.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Vi kommer inte kunna tillverka en dinosaurie baserat på en dinosaurie.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Vi vil ikke være i stand til at lave en dinosaur baseret på en dinosaur.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.We gaan nooit in staat zijn om een dinosaurus te maken op basis van een dinosaurus.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Wir werden keinen Dinosaurier auf der Basis eines Dinosauriers herstellen können.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Δε θα μπορέσουμε να φτιάξουμε ένα δεινόσαυρο με βάση ένα δεινόσαυρο.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Мы не сможем создать динозавра из динозавра.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.Няма да можем да направим динозавър базиран на динозавър.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.לא נהיה מסוגלים לעשות דינוזאור בהתבסס על דינוזאור.
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.وعليه .. لا يمكننا استنساخ ديناصور من خلايا الديناصورات
Bir dinazordan yola çıkarak yeni bir dinazor yaratmak mümkün değil.非現実的なのでしょうね ところで 鳥は恐竜です
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:I w tydzień później znów siedziałem w samolocie do Hong Kongu, tak samo przesądny, rozmyślając:
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:일주일 후에 다시 홍콩에 갔었는데 여전히 미신을 믿어서 만약 그 "승리자" 광고판이 아직 있다면
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:Y, una semana más tarde, estaba de vuelta en Hong Kong todavía supersticioso y pensando:
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:Седмица по-късно бях отново на път за Хонг Конг все още суеверен и мислещ :
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:ושבוע מאוחר יותר, הייתי שוב בדרכי להונג קונג עדיין עם אמונות טפלות וחושב: ובכן, אם שלט ה"מנצח" עדיין למעלה,
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:またも迷信深くこんな事を考えていました:もしまだ "Winner" の看板があったら 良い仕事ができるだろう
Birinci olarak, düşünün. Bu ışık 13.7 milyar yıl önce yola çıktı.Lo primero de todo, piénsalo: esa luz fue emitida hace 13.7 miles de millones de años.
Birinci olarak, düşünün. Bu ışık 13.7 milyar yıl önce yola çıktı.Lumina a fost emisă acum 13.7 miliarde de ani.
Birinci olarak, düşünün. Bu ışık 13.7 milyar yıl önce yola çıktı.По-перше, подумайте: це світло було випромінене 13,7 млрд років тому.
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.A v tom, když jsem šel do Damašku, s mocí a s poručením předních kněží,
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.Ấy vậy , tôi lên thành Ða - mách có trọn quyền và phép bởi các thầy tế_lễ cả , đương đi dọc đường ,
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.Ấy vậy, tôi lên thành Ða-mách có trọn quyền và phép bởi các thầy tế lễ cả, đương đi dọc đường,
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.Da jeg i dette Øjemed drog til Damaskus med Fuldmagt og Myndighed fra Ypperstepræsterne,
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım."Dengan maksud itulah juga saya membawa surat kuasa dari imam-imam kepala dan pergi ke Damsyik
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.E dologban épen útban lévén Damaskus felé a fõpapoktól vett felhatalmazással és engedelemmel,
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.En esto estaba ocupado cuando iba a Damasco con autorización y comisión de los principales sacerdotes
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.În acest scop, m'am dus la Damasc, cu putere şi învoire dela preoţii cei mai de seamă.
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.Indo com este encargo a Damasco, munido de poder e comissão dos principais sacerdotes,
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.In ko sem zategadelj šel v Damask z oblastjo in dovoljenjem od višjih duhovnikov,
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.그 일로 대제사장들의 권세와 위임을 받고 다메섹으로 갔나이다
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.Kun näissä asioissa matkustin Damaskoon ylipappien valtuudella ja suostumuksella,
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.När jag nu i detta ärende var på väg till Damaskus, med fullmakt och uppdrag från översteprästerna,
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.Über dem, da ich auch gen Damaskus reiste mit Macht und Befehl von den Hohenpriestern,
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.Under dette drog jeg da også til Damaskus med makt og myndighet fra yppersteprestene;
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.V takej veci som tiež išiel aj do Damašku so splnomocenstvom a s dovolením od najvyšších kňazov.
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.W czem, gdym też do Damaszku jechał, mając władzę i zlecenie od przedniejszych kapłanów,
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.Εν τουτοις δε, οτε ηρχομην εις την Δαμασκον μετ' εξουσιας και επιτροπης της παρα των αρχιερεων,
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.Для сего, идя в Дамаск со властью и поручением от первосвященников,
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.І, в сих (мислях) ідучи в Дамаск з властю і наказом од архиєреїв,
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.ויהי בלכתי על זאת לדמשק ברשיון הכהנים הגדולים ובמצותם׃
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.ولما كنت ذاهبا في ذلك الى دمشق بسلطان ووصية من رؤساء الكهنة
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.那 時 、 我 領 了 祭 司 長 的 權 柄 和 命 令 、 往 大 馬 色 去
‹‹Bir keresinde başkâhinlerden aldığım yetki ve görevle Şama doğru yola çıkmıştım.那時 、 我 領 了 祭司 長 的 權柄 和 命令 、 往 大 馬色去
Bir saat kadar önce yola çıkmış olmalı.Ada. Hampir siap.
Bir saat kadar önce yola çıkmış olmalı.Ci. Quasi pronto.
Bir saat kadar önce yola çıkmış olmalı.Có. Hầu như đã sẵn sàng.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod