"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Jag klär direkt, packa ihop insamling av prover, och iväg.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Já si obléknout hned, sbalte odběru vzorků, a vyrazili.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Ja si obliecť hneď, zbaľte odberu vzoriek, a vyrazili.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Jeg får tøj på med det samme, pakke sammen indsamling af prøver, og modregning.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Je vais m'habiller tout de suite, emballer la collecte des échantillons, et partit.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."나는, 바로 입고 샘플의 수집을 싸가지고 출발거야.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Me vestiré de inmediato, el paquete de la colección de muestras, y partió.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Mi vesto subito, impacchettare il prelievo di campioni, e partì.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Saan pukeutunut heti, pakata näytteiden, ja lähti.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Tôi sẽ mặc quần áo ngay lập tức, đóng gói bộ sưu tập các mẫu, và đặt ra.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Voi mă îmbrac imediat, ambalaj de culegere de probe, si a pornit.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Vou me vestir de imediato, arrumar a coleta de amostras, e partiu.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Θα ντυθώ αμέσως, συσκευασία μέχρι τη συλλογή δειγμάτων, και ξεκίνησε.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Аз ще се облече веднага, опаковка на събирането на проби, и тръгнахме.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Я буду одеваться сразу, собрать коллекцию образцов, и отправились.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Я буду одягатися відразу, зібрати колекцію зразків та й пішли.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."אני אתלבש מיד, לארוז איסוף דגימות, ויצאו לדרך.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız.سوف "أرتدي ملابسي على الفور ، حزم امتعتهم لجمع العينات ، وانطلقوا.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız.あなたは私が私の方法に着手することができるでしょう、あなたはできないだろうか?
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Châtie-moi, ô Éternel! mais avec équité, Et non dans ta colère, de peur que tu ne m`anéantisses.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Correggimi, Signore, ma con giusta misura, non secondo la tua ira, per non farmi vacillare»
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Corrígeme, oh Jehovah, pero con tu juicio; no con tu furor, para que no me empequeñezcas
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Corrige-me, ó Senhor, mas com medida justa; não na tua ira, para que não me reduzas a nada.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Fenyíts meg engem, Uram, de mértékkel, nem haragodban, hogy szét ne morzsolj engem!
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Kárej mne, Hospodine, však milostivě, ne v hněvě svém, abys nesetřel mne.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Karhaj ma, Hospodine, avšak podľa milostivého súdu, nie vo svojom hneve, aby si neurobil zo mňa primálo.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Karz mię, Panie! ale łaskawie, nie w gniewie swym, byś mię snać wniwecz nie obrócił.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.여호와여 나를 징계하옵시되 너그러이 하시고 진노로 하지 마옵소서 주께서 나로 없어지게 하실까 두려워하나이다
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Kurita minua, Herra, mutta kohtuudella, äläkä vihassasi, ettet minua ylen vähäiseksi tekisi.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Pedepseşte-mă, Doamne, dar cu măsură, şi nu în mînia Ta, ca să nu mă nimiceşti!
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Så tukta mig, HERRE likväl med måtta; icke i din vrede, på det att du ej må göra mig till intet.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Tugt os, HERRE, men med Måde, ikke i Vrede, for ikke at gøre os færre!
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Tukt mig, Herre, men med måte, ikke i din vrede, forat du ikke skal gjøre mig liten og arm!
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Züchtige mich, HERR, doch mit Maßen und nicht in deinem Grimm, auf daß du mich nicht aufreibest.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Κυριε, παιδευσον με, πλην εν κρισει μη εν τω θυμω σου, δια να μη με συντελεσης.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Господи, наказвай ме, но с мярка, Не в гнева Си, да не би да ме довършиш.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.Наказывай меня, Господи, но по правде, не во гневе Твоем, чтобы не умалить меня.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.יסרני יהוה אך במשפט אל באפך פן תמעטני׃
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.ادبني يا رب ولكن بالحق لا بغضبك لئلا تفنيني.
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.耶 和 華 阿 、 求 你 從 寬 懲 治 我 . 不 要 在 你 的 怒 中 懲 治 我 、 恐 怕 使 我 歸 於 無 有
Beni öfkenle değil, Yalnız adaletinle yola getir, ya RAB, Yoksa beni hiçe indirirsin.耶和華 阿 、 求 你 從寬懲 治 我 . 不要 在 你 的 怒 中懲治 我 、 恐怕 使 我 歸於 無有
Ben yola ve onu orada bıraktı.Ak by som neodchádzal, a nechal ho tam.
Ben yola ve onu orada bıraktı.Als ik niet heen, en liet hem daar.
Ben yola ve onu orada bıraktı.Če bom odšel, ne, in ga pustil tam.
Ben yola ve onu orada bıraktı.Dacă nu aş fi plecat, şi l-au lăsat acolo.
Ben yola ve onu orada bıraktı.Gdybym nie odszedł, i tam go zostawił.
Ben yola ve onu orada bıraktı.Ha elindult nem, és hagyta ott.
Ben yola ve onu orada bıraktı.Hvis jeg ikke bort, og efterlod ham der.
Ben yola ve onu orada bıraktı.Jika aku berangkat tidak, dan meninggalkannya di sana.
Ben yola ve onu orada bıraktı.Jos lähdin ole, ja jätti hänet sinne.
Ben yola ve onu orada bıraktı.난 안 출발, 그리고 그애를 거기 남겨두고 온다면.
Ben yola ve onu orada bıraktı.Nếu tôi ra đi không, và để lại anh ta ở đó.
Ben yola ve onu orada bıraktı.Om jag lämnade inte, och lämnade honom där.
Ben yola ve onu orada bıraktı.Pokud bych neodcházel, a nechal ho tam.
Ben yola ve onu orada bıraktı.PRINCEは、私に手紙を与えます - 私はそれになります。 -
Ben yola ve onu orada bıraktı.Se eu não partiu, e deixou-o lá.
Ben yola ve onu orada bıraktı.Se io non partito, e lo lasciò lì.
Ben yola ve onu orada bıraktı.Si je ne quittait pas, et l'ont laissé là-bas.
Ben yola ve onu orada bıraktı.Si no se apartó, y lo dejó allí.
Ben yola ve onu orada bıraktı.Wenn ich mich nicht verlassen, und ließ ihn dort.