Son satıcının da en geç 05:00'de dükkânını açmış olması gerekir, yoksa paketler yola atılır.즉 말소기준권리는 15:00시에 생겨나나, 전입은 24:00시 즉 더 늦게서야 한 것으로 처리되므로, 나중에 만일 집이 압류되면 세입자는 쫓겨나게 된다.
Kendisini doğru yola getirmek isteyen Ebülfazl'ı öldürttü.그는 자신을 예정된 인종의 지도자로서 계획하였다.
Teğmen yavru ayıya memleketinin isminden yola çıkarak Winnipeg, kısaca Winnie adını koymuş.그는 그의 집이 있던 위니펙(Winnipeg)을 따서 곰의 이름으로 붙였고, 위니가 애칭이 되었다.
Toprak elementini öğrenmek üzere yola çıkarlar.그들은 암흑 물질의 본질을 이해하기 위한 연구를 시작하기도 하였다.
Arabalardan birisinin benzini bitene kadar ekip yola devam etmeyi sürdürür.많은 전차가 연료가 떨어질 때까지 달렸다.
Kitabın sonunda Raistlin Yolarkadaşları'na veda eder.유배지로 가던 중 역시 유배지로 향하던 홍우원을 만나 작별을 고한다.
Burada Temmuz'a kadar kalarak yeniden yola koyuldular.7월 다시 태위를 맡았다.
Zéze artık bir delikanlıdır ve yola dostları ve sevdikleri olmadan devam zorundadır.규남은 살짝 정신을 차렸지만 친구들과 사장은 움직이지 않는다.
Yolande (yaklaşık c.카히나 (ruled c.
Daha ziyade yanlış bir yola yöneltme sözkonusu.그리고 사람들은 점점 그릇된 방향으로 나아갈 것이다.
Yüzeydeki sediment bulanıklıkları daha ciddi sorunlara yolaçar.תימרות שעל פני השטח גורמים בעיות חמורות יותר.
Selena 23 yaşındayken hayran kulübünün başkanı Yolanda Saldívar tarafından öldürülmüştür.סלינה נרצחה בגיל 23 על ידי יולנדה סלדיבר, נשיאת מועדון המעריצים של הזמרת.
Ertesi gün tekrar yola düştüm ve Kenan (memleketine) gittim.הלכתי לפגישה למחרת וקיבלתי את התפקיד.
Erkenden kalktım ve yola çıktım.נעמדתי והתחלתי לרוץ.
DNA tamir yolağında, ikinci bir Holliday bağlantısı oluşur.במסלול תיקון ה-DNA נוצרת הסתעפות הולידיי שנייה.
Stalin, Temmuz 1907'de Bakü'ye yola çıktığında yanında soygundan elde ettiği 20.000 ruble vardı.סטלין עזב את טביליסי ביולי 1907 עם 20,000 רובל מהכסף הגנוב.
Daha sonra da kendisi yola çıktı.אחר כך גם הוא עוזב.
Polis yola barikat kurmuştur.כוחות משטרה חסמו את דרכן.
Bu durum sonradan huzursuzluğa ve sorunlara yolaçmıştı.אפליה זו גרמה להתמרמרות ומאוחר יותר לצרות.
Bu katabolik yolak glükoz tüketir ve ATP, NADH ve pirüvat üretir.מסלול קטבולי זה מנצל גלוקוז ומייצר ATP, NADH ופירובט.
Sattığı Blue Magic (Mavi Büyü) isimli eroin Asya'dan yola çıktığında %98 - %100 saflıktaydı.הוא הצהיר שההרואין שלו "קסם כחול", היה 100-98% טהור כשהוברח מתאילנד.
Bunun üzerine Kabil dünyayı dolaşmak üzere yola çıkar.במקום, וילקי נסע מסביב לעולם.
1972 - Apollo 17, Ay görevine doğru yola çıktı.לנגן את המדיה אפולו 17 עוזבת את הירח.
"Kraliçe bulunamadı yola devam".הם פלסו נתיבות, המסע לא עצר מלכת."
Ferhad Pasa, 3000 Yeniçeri ve çok sayıda Sipahi ile yola çikti.טראיאנוס יצא לכבוש את יפיע עם אלף רוכבים ואלפי רגלים.
Gece, Meryemce uyurken çocukları da alıp yola çıkarlar.הם נולדים רדומים, חיים תוך שינה, מתחתנים תוך שינה, יולדים ילדים בשנתם, והולכים לעולמם ישנים.
6 Nisan 2510: Eorl ve beraberindeki Éohere Gondor'a doğru yola çıktı.בלילה שבין ה-9 ל-10 בדצמבר 1294 המשיך הבית בדרכו והגיע ללורטו.
Dingyuan 1885'te yeniden yola çıkmış ve Çin'e ulaşmıştır.הדינגיואן הפליגה לסין רק בשנת 1885 והגיעה שנה אחר־כך.
Yola çıktıktan bir süre sonra otomobiline biri hafif şekilde çarpar.אם תיסע מהר, יתפוס אותך שוטר סע לאט!
Ancak ellerinde beş farklı tanık ve beş farklı hikâyeyle yola çıkarlar.תושבי הכפר הם יוצאי חמישה שבטים שונים, ונמנים עם כ-30 משפחות שונות.
Bu sırrı bilmek için ermek, "eve giden yola" gitmek gerekir.אני לא אפסיק לשמוע את המלה "נוסע" "נוסעת"?
Şehir 1515 yola sahiptir.ב-1515 קיבלה לגואה מעמד של עיר.
Diğer kardeşi bulmak için hemen CIA yola koyulur.יוצא למסע בחיפוש אחרי אחיו לו.
Hem SHA-1 hem de MD5, MD4'ten yola çıkılarak tasarlanmışlardır.הוא גם מי שהמציא את שיטות MD4 ו-MD5.
Bu yola “Kritik yol” denir.דפוס זה נקרא ״נתיב החיים״.
Fakat, Lecter zindandan kaçar ve Paris'e doğru yola çıkar.רוקר נחלץ בעור שיניו ובחר לברוח לפריז דרך פרנקפורט.
(Yağmur durmazsa yola çıkamayız.)(אבן יכולה לצמוח בלי גשם.)
Paralel ATA kabloları tek seferde 16 bit veri yolayabilir.כבל מידי מסוגל להעביר עד 16 ערוצים שונים בו זמנית.
De ki: ''O beni doğru yola erdirmişken, siz benimle Allah konusunda çekişip tartışmaya mı girişiyorsunuz?И знайте, че каквото и да придобиете във война, то една петина от него е за Аллах“….
En sonunda Çin'e gitmek üzere tekrar yola çıktı.Отново се завръща в Китай.
“(Grup olarak) yola devam etmek istediğimizden emin değildik.”Нима нямаме право да искаме друго отношение към задържаните?“.
1212 yılında, arkasında ondan Yolande (Isabella) isimli bir kız çocuğu bırakan karısını kaybetti.През 1212 г. загубва жена си, която му оставя една дъщеря, Йоланда, наричана също Изабела.
Bu yara 17 Kasım 375'te ölümüne yolaçtı.В резултат на това, умира на 17 ноември 375 година.
Ayrıca Fransa’dan bir tümen yola çıkmak için hazırlanmaktadır.В един момент става необходимо да напусне Франция.
Bunun üzerine Lara italya'ya doğru yola çıkar.Това принуждава Карл да напусне бързо Италия.
Marek, ne olursa olsun döneceği üzerine söz verdi ve yola koyuldu.Хенриете става доброволка и заминава, след което никога не се връща.
Sabaha karşı yola çıktık.Пътеки от утрото.
Burada da hazırlanıp, tekrar yola koyuldular.След това постепенно дошли нови хора и се заселили отново тук.
Yola yalnız devam eder.Ние не можем да продължаваме да вървим сами.
Selevkos'tan yelkenliyle yola çıktıktan sonra imparatorun sağlığı daha da kötüye gitmeye başladı.Макар и да се спасява от заговорите за трона, здравето на императора се влошава.
Ondan eğitim almak için yola çıkar.Той го взима при себе си за обучение.
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.По съвет на майка си, се отправил да търси баща си.
Notu okunduktan sonra yola koyulur.Излизаш през вратата след като подпишеш договора.
Hava alanının hala tahliye için kullanılabileceğini düşünüp yola çıkarlar.В същото време се открива, че летището все още се ползва.
Piri Reis bu haritadaki bilgilerden yola çıkarak 1513'de ilk dünya haritasını çizdi.Галиполи, работи върху „Морска книга“ и през 1513 г. начертава карта на света.
Bunun üzerine Delphoi'ye yola çıkar.След това продължава пътя си към Дърбан.
Kimse resme bakıp köpeğin parçalarından yola çıkarak köpek gördüğünü söylemez.Не е прието да се виждат части от склерата, когато кучето гледа напред.
Yolande (yaklaşık c.Гондулф (fl. c.
Sonunda ikisi de cin perisini bulmak için yola çıkarlar.От тук нататък двамата започват да си сътрудничат при изследването на макромолекулите.
1990'da, Pierre Henri Cami’nin yaşamı ve yapıtlarından yola çıkarak yazdığı Yorgun Matador’u yönetti.През 1990 година написва "Yorgun Matador", вдъхновен от живота и произведенията на Pierre Henri Cami.