Karanlık çökerken Sally ve Franklin arkadaşlarını aramak için yola çıkar.Když padne tma, Sally a Franklin začínají mít vážné obavy.
Ailesini bulmak için yola koyulur ve yol boyunca diğer birçok sağ kalan kişiyle karşılaşır.Snaží se nalézt svou rodinu a cestou naráží na další přeživší.
Sabaha karşı yola çıktık.Ráno se znovu vydali na cestu.
Tamamlanmasının ardından gemi 28 Ekim 1613 tarihinde Meksika'da bulunan Acapulco'ya 180 kişiye yola çıkmıştır.28. října 1613 vyplula loď směrem do Acapulca v Mexiku s celkem 180 lidmi na palubě.
Bu yola Gürcü Askeri Yolu da denir.Jmenuje se Šikmá trať...
5 Haziran 1191'de Magosa'dan yola çıkan Richard, 8 Haziran 1191'de Akkâ'ya vardı.Richard proto vyplul na sever, kde se 8. června 1191 vylodil před Akkonem.
Üç farklı yolaktan oluşur: klasik, lektin ve alternatif yolaklar.Existují 3 různé dráhy aktivace komplementu: klasická, lektinová a alternativní.
Gemi 5 Ağustos 1944'te şafak çökmeden Bülbül ve Morina isimli gemilerle birlikte yola çıktı.Loď opustila přístav v Konstantě před úsvitem 5. srpna 1944 společně s loděmi Bulbul a Morina.
Daha sonra kömür almak için Messina limanına doğru yola çıktı.Druhý den ráno úspěšně dorazil do Messiny, kde doplnil uhlí.
Çekoslovak Lejyonunun Avrupa’ya doğru yola çıkışı da bu dönemde gerçekleştirilir.Cesta československých legií na východ tak byla volná.
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.Odlupuje se v proužcích.
Bunun iyi bir örneği, glikolitik yolağın allosterik düzenlemesidir.Příkladem je třeba hledání nejkratší cesty grafu.
Bu yola çıkış, hiçbir biçimde cinsiyet ayrımcılığı mücadelesi değildir.Důvodem pro vyloučení však nejsou dočasné homosexuální tendence.
En sonunda Çin'e gitmek üzere tekrar yola çıktı.Poté se vrátil do Číny.
Bu tarihte Big Bill Broonzy’nin Çağrısına uyup yola düştü.Zde potkal kytaristu Big Bill Broonzyho.
"Kraliçe bulunamadı yola devam".Královna s díky odchází.
Charlie'nin önündeki araba nedeniyle Charlie'nin ilerlemesi gereken yola katran dökülür.Na výletu v Paříži totiž Charlieho usmrtí vlak.
(2. tekil şahıs, emir kipi) (O) Yarın yola çıkacak.S. 245. Sládek se přijme... (inzerát).
1972 - Apollo 17, Ay görevine doğru yola çıktı.1972 – Apollo 17 přistálo na Měsíci.
Bu olayın ardından hukukî yola başvurdular.Poté byla celá věc řešena soudní cestou.
Filmde seri yangınlar çıkartan bir kundakçının (Donald Sutherland) yakalanmasında bu olaydan yola çıkılır.Byl ztvárněn Donaldem Sutherlandem ve filmu Vzpoura z roku 2001.
Victoria Hint Okyanusu'ndan eve doğru 21 Aralık 1521'de yola çıktı.Z Tidore odplul 21. prosince 1521.
800 li yıllarda yola çıkmışlardır.Slaví 800 let.
Köylü sonra tezkeresi için yola doğru köy arabalarıyla gider.Sedlák tak učinil a s plně naloženým vozem jel k východu.
Ori tek başına planı tamamlamak için yola devam etmeye karar verir.Toho využije pan Brouček k provedení svého vlastního plánu.
Herkes kendi bulunduğu noktadan yola çıkmalıydı ve herkes için farklı yollar olabileceğini savundu.Každý ví kdo je on sám a musí uhádnout ostatní.
Nihayet 1824 yılında, keşif için yola çıktı.Na počátku roku 1874 se dostala k uvedení.
2000 kişilik mahkûm ordusuyla yola çıktı.Z tohoto transportu 2000 osob přežil pouze jeden vězeň.
Tanrı'nın, tek bir çocuğun bile yanlış yola sürüklenmesini arzulamadığını haber verdi.V tom se jeho syn zeptal, zda by se nenašla nějaká střední cesta.
Birlikte, Ağa'nın Üsküdar'daki konağına akşam yemeğine gitmek üzere yola çıkarlar.Společně přichází na večeři do Plazy.
Allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir.Dumnezeu călăuzește către lumina Sa pe cine voiește.
Gece Nöbeti'nden bir keşif grubu Duvar'ın kuzeyine doğru yola çıkar.Un grup de cercetași din Rondul de Noapte pornește la nord de Zid.
İşte düz bir şekilde hareket eden ve aniden düz bir yola geri atlayan bir nesne görüyorsunuz.Aceasta i-a oferit un fir de ață care să-i arate astfel calea spre întoarcere.
Zenobia ve Vaballathus, Aurelian tarafından Roma'ya esir olarak götürülmek üzere yola çıkartıldı.Zenobia și Vaballathus au fost luați ostatici la Roma de către Aurelian.
1975 - NASA, Viking 1 adlı uzay aracını Mars'a doğru yola çıkardı.1975: NASA a lansat sonda spațială Viking 1 către Marte.
15 Mart - Alman taburları Çekoslovakya'ya doğru yola çıktı.Pe 15 martie trupele nemțești intră în Cehoslovacia.
Yola çıktıklarında onbin kişiydiler.La intrarea în târg se aflau sute de oameni.
Tekrar yola koyulur.Este din nou în față.
Yapılan açıklamaya göre ilk birlikler 15 Ocak'tan itibaren yola çıkacak.Simt că voi părăsi această viață înainte de 1 ianuarie.
Erkenden kalktım ve yola çıktım.S-a sculat și a plecat la drum.
Bunun üzerine Delphoi'ye yola çıkar.Atunci el pleacă la Delphi să consulte oracolul.
Daha sonra da kendisi yola çıktı.A plecat apoi în drumul ei.
Proje ağ toplumunu şekillendirmekte kararlı olmak amacıyla yola çıkmıştır.În final, ei hotărât să se împreuneze pentru a popula insula.
Modelin saç stilinden yola çıkılarak onun genç bir kadın olabileceği sonucuna varılmıştır.Stilul în care a fost făcută frizura arată că aceasta este o femeie.
Çetin Altan'da çok kısa bir zaman diliminden yola çıkarak bir romana dönüştürme cesareti görülür.Se știe că la Carnuntum a funcționat, pentru scurt timp, un atelier monetar roman.
Yola devam etmek zorundayız.Trebuie să mă mișc.
Buradan yola çıkarak Hintlerin geleneksel çıkrığı çarka Hindistan Ulusal Kongresi'nin bayrağına alınmıştır.Prin urmare, roata de tors a fost inclusă mai târziu pe steagul Congresului Național Indian.
Sweet ve Grove üyeleri çatışma için yola çıktılar.Familiile Breen și Graves s-au pregătit de plecare.
Haluk Özkan en son 13. albümü Yola Zararsın 2016 senesinde yayınlanmıştır.DeLuna lucrează în prezent la cel de-al treilea album al său, Viva Out Loud, care va fi lansat în 2016.
Üç farklı yolaktan oluşur: klasik, lektin ve alternatif yolaklar.Három különböző útvonalból áll: a klasszikus, a lektin és az alternatív útvonalból.
1212 yılında, arkasında ondan Yolande (Isabella) isimli bir kız çocuğu bırakan karısını kaybetti.1212-ben elhunyt felesége, aki egy leányt (Izabella Jolán) hagyott maga után.
Ailesini bulmak için yola koyulur ve yol boyunca diğer birçok sağ kalan kişiyle karşılaşır.Elindul hát, hogy felkutassa családját, és útja során sok más túlélővel is összeakad.
Bundan sonra Jay-Z'nin yönetiminde olan Roc Nation ile yola devam edeceğini duyurdu.Ora ezután már a Jay-Z főnöksége alatt működő Roc Nation-nél lett leszerződtetve.
Tekrar yola koyulur.Majd újra útnak indul.
Yola yalnız devam eder.Ezután egyedül folytatja útját.
Ertesi gün Desmond, Charlie, Jin ve Hurley ormana doğru yola koyulurlar.Másnap reggel Desmond, Charlie, Jin és Hurley kimerészkednek a dzsungelbe.
King ve Scott'ın 4 çocuğu oldu: Yolanda Denise, Martin Luther III, Dexter Scott ve Bernice Albertine.Négy gyermekük született: Yolanda King, Martin Luther King III, Dexter Scott King és Bernice King.
Bunun iyi bir örneği, glikolitik yolağın allosterik düzenlemesidir.Ez jó jelzi a gleccser által megtett utat.
Marek, ne olursa olsun döneceği üzerine söz verdi ve yola koyuldu.Végül is Marduk elvállalta a feladatot és útnak indult, hogy megtalálja Zút.
Atlas Okyanusunu geçen ilk buharlı gemi olan "Savannah" 1819'da Liverpool'a gitmek üzere buradan yola çıktı.Az első gőzhajó, amely 1819-ben átszelte az Atlanti-óceánt, a „Savannah” volt.