Kolçak Omsk’dan 13 Kasımda kaçarak Irkutsk’a doğru yola çıkmıştır.Den 3 juli lämnade deltagarna Irkutsk för att fortsätta mot Omsk.
Şehir 1515 yola sahiptir.Staden grundades 1515.
Sonunda başarır ve arabayı alıp yola çıkarlar.Detta lyckas och de sätter sig i bilen igen och kör vidare.
Arabalardan birisinin benzini bitene kadar ekip yola devam etmeyi sürdürür.Där fortsatte bussarna att rulla tills bränslet tog slut.
Yüzbaşı Kholin Ivan'ı almak üzere yola çıkar.Kapten Gueguen kommer att anlända i morgon med instruktioner.
Berkyaruk tahta çıkınca onun yanına İsfahan'a gitmek için yola çıktı.Det enda sättet att stänga ner den var att resa dit där han var, på Island.
Bu sırada takip ettikleri yola gonad yolu denilir.På vägen dit får man vada.
Abraham dinlenmek ister ancak Glenn yola devam etmek istemektedir.Solange vill leva, men Hugo vill bara överleva.
Bu yola "Yaka yolu" ya da "Çele yolu" da denilebilir.Vägen är även känd som Kustvägen eller Hangövägen.
Beth ile karşılaşınca onunla birlikte yola devam etmistir.Innan han åker hinner han träffa Betty i ett passionerat möte.
Film de onun kitabından yola çıkarak çekilmiştir.En film som baseras på hennes bok har gjorts.
Aile yeni evlerine doğru yola çıkarlar.Snart är de på väg mot pojkarnas hus...
Teknoloji alanındaki gelişmeler insanların öğrenme yolarında da değişikliklere yol açtı.Denna rationaliseringstendens har lett till förändringar i människors sätt att leva.
Yapı Kraliçe Viktorya'nın, yüzü kuzeydoğu tarafındaki ağaçlı yola bakan geniş bir heykelini içerir.Den uppbär en stor staty av drottning Viktoria riktad mot nordöst mot The Mall.
Ana yola uzaklığı 3 km'dir Köyün iklimi, karasal iklim etki alanı içerisindedir.Två km utanför verket låg tankar för högaktivt avfall.
1888'de Stevenson bir yat satın aldı ve San Fransisco'dan Güney Kıyılara doğru yola çıktı.I juni 1888 seglade familjen Stevenson tillsammans med hyrt manskap ut från San Francisco.
Ancak yine de her iki ailenin çocukları da yeni otobüs alarak kasabaya doğru yola çıkarlar.Nästa kväll går de båda ut igen på stadens klubbar.
Tekerlekli araçlar içi kablo yola dik döşenmekteydi.Ute på linjen drevs dock vagnarna fortfarande av kabeln.
Bu boy Horasan'dan yola çıkmış ve Bağdat üzerinden daha sonra Konya havalisine gelmiştir.Muren passerar dagens Hohhot och sedan vidare förbi Baotou.
Yola girene salik denir.Det kallas för att gå all-in.
Marge, Jacques ile buluşmak için yola çıkar ve araba sürerken ömür boyu bağlılığını hatırlarken kendini bulur.Under resan säger Marge åt henne att le, oavsett hur hon känner sig.
Muazzam Turanşah gayet hızla Mısır'a doğru yola çıktı.Upproret gick till en början bra, han fick snabbt över Aegyptus på sin sida.
Kulüp içinde yola artık onunla devam etmemek gerektiği söylenmeye başlandı.I brevet meddelades hon om att bandet inte ville jobba med henne längre.
Hemen yola koyulsan iyi olur.Det är bäst att du ger dig av med det samma.
Donanma 10 Temmuz'da Avrupa'ya yola çıkmıştır.Флот відплив до Європи на Сан Хосе 10 червня.
Noether Nisan’ın sonuna doğru Göttingen’e yola çıktı, iki hafta sonra annesi Erlangen’de öldü.Нетер поїхала до Геттінгена наприкінці квітня; через два тижні в Ерлангені раптово померла її мати.
Tekrar yola koyulur.Він знову втікає.
Psycho rehineyi güvenli bir tahliye noktasına götürür ve Prophet ile Nomad kazı alanına doğru yola çıkarlar.Псих відправляється супроводжувати заручницю в зону евакуації, а Пророк із Номадом ідуть до розкопу.
Kış üzeri iki arkadaşıyla birlikte Kalmuk diyarına doğru yola çıkar.Її разом із сином у дорозі застає зима.
Sabaha karşı yola çıktık.У надранковий час вони десантувалися.
Fizikçi Yuval Ne'eman da aynı yıl, bağımsız bir şekilde sekiz katlı yola benzer bir şema geliştirdi.Фізик Юваль Неєман незалежно розробив подібну схему в цьому ж році.
Daha sonra da kendisi yola çıktı.Але він тільки що виїхав.
Fakat her şey Elly’nin aniden ortadan kayboluşuyla bambaşka bir yola girer.Але це призводить до разючих змін у поведінці Елени.
Alex Kidd derhal yola koyuldu.Джека Келлі негайно звільнили.
Michael teklifi kabul eder ve yola koyulur.Кейт погоджується і показує дорогу.
Bunun üzerine Delphoi'ye yola çıkar.Збирався піти походом на Дельфи.
Bu sırada Prens Rupert ise Oxford'a doğru yola çıkar.Імператриця була змушена тікати в Оксфорд.
Şiirlerinden yola çıklarak şairin doğduğu yer hakkında bilgiler daha nettir.Немає єдиної думки щодо того, де народився великий поет.
Yaz dönemidir ve çift arabalarıyla güneye doğru yola çıkar.Вона підходить ближче і бачить, що в машині сидить літня пара.
"Ninniyle yola çıktık".А нині їдь до мене».
Sözde Sarıkız kötü yola düşmüş, başka başka insanlarla yatıp kalkıyor diyorlarmış.Ходять чутки, що вона вже переспала з усіма хлопцями.
Ayrıca teleskopu belirten bir düz yola varmak zorundadır.Астронавти також встановили на телескопі вдосконалений датчик точного наведення.
Bu durum Gibbon'ın ilk "modern tarihçi" olarak anılmasına yolaçmıştır.Гіббона можна називати першим «сучасним істориком Стародавнього Риму».
Kitabın sonunda Raistlin Yolarkadaşları'na veda eder.Гра закінчиться прощальним відеороликом.
Ertesi gün damadın köyüne gelmek için yola çıkılır.Наступного дня молодий пан їде в сусіднє село.
İlaçları alırken karısı yakalanır ve yola kızıyla devam eder.Поки лікувався, його дружина розлучилася з ним і забрала з собою дочку.
Birincisi, köprü inşaatının çökmesi birçok personelin ölümüne yolaçtı.Зміщення земної кори спричинили руйнування багатьох міст.
Savaş tanrısı Mars(Ares)'ın kampa gelip bu üçlüye bir görev vermesi üzerine yola çıkıyor.Марс, бог війни, має намір зірвати їх проведення.
Erkenden kalktım ve yola çıktım.Він рано вставав і рано лягав спати.
Ash, Necronomicon için yola çıkar.«Шугай» перейшов на Тернопільщину.
Atlas Okyanusunu geçen ilk buharlı gemi olan "Savannah" 1819'da Liverpool'a gitmek üzere buradan yola çıktı.1819 — До Ліверпуля прибула «Саванна» — перший пароплав, який перетнув Атлантичний океан.
Bu sırada Kont Dracula’da uzak doğuya doğru yola koyulmuştur.Незабаром, граф Дракула втікає до Трансильванії.
Üç farklı yolaktan oluşur: klasik, lektin ve alternatif yolaklar.Існують три основні шляхи активації — класичний, альтернативний і лектиновий.
Gunther ve Siegfried yanlarına Hagen’i ve kardeşi Dankwart’ı alarak yola çıkarlar.Містер Вебер надав місця для вас, для мене і для Ву Хана».
Tom Mary ve John'u yalnız bırakarak yola çıktı.Том поїхав, залишивши Мері та Джона в спокої.
Ne zaman Berlin için yola çıkacaksın?Коли ти вирушаєш до Берліна?
Dan 7.30'da okula gitmek için yola çıktı.Ден пішов зі школи о сьомій тридцять .
Donanma 10 Temmuz'da Avrupa'ya yola çıkmıştır.Flotila vyplula do Evropy 10. června.
Yolda bir eşek bulup, elbiselerimizi sırtına yükledik ve yola devam ettik."I své kvítí i své hloží odnesli jsme na soud Boží, pokoj máme v tomto hrobě, Bůh ho jednou dej i Tobě.
88, alfabenin 8’inci harfinden yola çıkarak nazilerin “Heil Hitler” şeklindeki selamına gönderme yapıyor.Čísly 88 ve svém názvu odkazuje na nacistický pozdrav Heil Hitler.