Michael teklifi kabul eder ve yola koyulur.Кейт соглашается и показывает дорогу.
(Yağmur durmazsa yola çıkamayız.)(Камень может расти без дождя.)
Ve Argo gemisiyle yola çıkarlar.Тот отправился в плавание на корабле «Арго».
Bu gözlemden yola çıkılarak, olgunun oluşumunda tekrarın asıl etken olduğu sonucuna varılmıştır. ^ (4).А на чистое поле вновь высыпаются детальки: что сможешь собрать из них ты — зритель?
Sabaha karşı yola çıktık.Утром должны были ехать.
Kendisini doğru yola getirmek isteyen Ebülfazl'ı öldürttü.Грабитель, скончавшийся от остановки сердца после того, как владелец украденного имущества пожелал ему смерти.
Atamazsa bahşiş verip yola devam ederler.А если не припишешь, то точно посодют.
Film Dungeon Siege isimli oyundan yola çıkarak çekilmiştir.Является сюжетным продолжением игры Dungeon Siege.
Glenn, yola devam etmek ister.Гленн продолжал полет.
Gerçek olaylara dayanan bir hikâyeden yola çıkılmıştır.Шаг за шагом двигались они путём познания.
Mars'tan yola çıkarak geri gelmek çok yakıt ister.Также потребуются запасы топлива для полёта на Марс и возвращения обратно.
Yolaç, Diyarbakır ilinin Silvan ilçesine bağlı bir mahalledir.Ғафури урамы) — улица в городе Салавате, расположенная в его старой части.
Yeniden yola çıkarlar lakin kısa bir süre sonra araba iyice bozulur.Ребята снова отправляются в путь, но у них ломается машина.
1975 - NASA, Viking 1 adlı uzay aracını Mars'a doğru yola çıkardı.1975 — Программа «Викинг»: НАСА запустило Викинг-1 на Марс.
Bazı diziler ünlü bir romandan yola çıkılarak yapılır.Большинство из них снимаются по мотивам какого-либо романа.
Fakat, Lecter zindandan kaçar ve Paris'e doğru yola çıkar.Хэтч убегает из лагеря и прибывает в Париж.
Onun adından yola çıkarak bu hanedanlığa Fedlavi denilmiştir.Такое имя предопределяло «путь» своему обладателю.
Ancak yine de her iki ailenin çocukları da yeni otobüs alarak kasabaya doğru yola çıkarlar.Вскоре студенты на двух автобусах возвращаются в город.
Tepeköy (Ahaldaba) ve Yolağzı köyleri ile Ahıska'dan gelenler de köye yerleşmiştir.Он проходит через селения Гаудерак и Мордрехт, которые связаны между собой паромом.
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.Передвигался на костылях.
Üçü birlikte Kutsal Kase şatosuna gitmek üzere yola koyulurlar.Потом они втроём идут к замку.
Beth ile karşılaşınca onunla birlikte yola devam etmistir.Найдя Ханну, Бэт вместе с ней пыталась найти путь назад.
Teknoloji alanındaki gelişmeler insanların öğrenme yolarında da değişikliklere yol açtı.Изменения в технологическом аспекте работы СМИ также были вызваны работой Семинара в плане передачи опыта.
Bu sırada Prens Rupert ise Oxford'a doğru yola çıkar.Императрица была вынуждена бежать в Оксфорд.
Notu okunduktan sonra yola koyulur.Лишь после её ухода он замечает записку.
Buradan yola çıkarak asıl tedavinin "özgürlük" olduğunu, psikoterapi olmadığı sonucuna vardı.Из этого он заключил, что излечивает свобода, а не психотерапия.
Abraham dinlenmek ister ancak Glenn yola devam etmek istemektedir.Хэнк собирается уезжать, но Глен убеждает его остаться.
Sonunda ikisi de cin perisini bulmak için yola çıkarlar.Тем не менее, няня добивается, чтобы они оба отправились вместе на поиски феи джиннов.
Babasının evine doğru yola koyulur.Затем он переезжает в дом отца.
Uruk halkı Gılgamış'ı yola getirmesi için Aruru'ya yalvarmış.Де Грие умоляет Манон бежать с ним.
İnternetsiz geçen 8 günün ardından, Marsh ailesi California'ya gitmek için yola çıkmaya karar verir.Через восемь дней семья Маршей решает ехать в Калифорнию, в Силиконовую долину, где, наверняка, есть Интернет.
Daha ziyade yanlış bir yola yöneltme sözkonusu.Всё равно это было лучше, чем идти пешком.
Araç 80 km'den sonra ise alçalarak yola yaklaşıyor.Пройдя восемьдесят три мили он замечает приближающийся грузовик.
Anlatılana göre "Beni seven ardımdan gelsin!" diyerek atına atlayıp, kuzeye doğru yola çıkmıştı.Моя жена крикнула мне - смотри, самолет! - он шел с юга на север.
"Ninniyle yola çıktık".(Переехал на Найт»
Cercis bir gün bu hükümdâra hediye vermek maksadıyla yola çıktı.Король вскоре отправил своего человека, чтобы посмотреть на подарок.
Arya ve Gendry, Yoren'in eşlikçileriyle Duvar'a doğru yola çıkarlar.Арья и Джендри уходят с караваном Йорена, направляющемся на Стену.
Medine'den Mekke'ye doğru hac için yola çıktı.Из Мекки он едет в Медину.
Ama İsrail devletinin kurulması ile alternatif bir yola geçildi.Они составили важную веху в становлении израильской архитектуры.
Böylece kadınlar da kabul edilmiş, onların bu yola girmelerine izin verilmiştir.Их следует совершать и женщинам, и тем, кто в пути.».
Daha sonra da kendisi yola çıktı.После этого он сразу ушёл.
En sonunda Çin'e gitmek üzere tekrar yola çıktı.После он вернулся в Китай.
Kasım 2006: Mizoram'dan ilk 100 kişilik 'Kayıp Yahudi' grup İsrail için yola çıktı.В ноябре 2006 года первая группа из 50 с лишним Бней-Менаше уехала в Израиль.
Ondan eğitim almak için yola çıkar.Оттуда его направили учиться.
Yola giden kimdir?Стой, кто идёт?
İlk karısı Marie de Montferrat'tan, sonradan Kudüs Kraliçesi olacak tek çocuğu Yolande doğmuştur.От первого брака с Марией Монферратской у него родилась дочь Иоланта, будущая королева Иерусалима.
Bunun üzerine Delphoi'ye yola çıkar.Собирался пойти походом на Дельфы.
İlk işçi kafilesi, 24 Haziran'da trenle yola çıktı.14 июня вышел первый трейлер.
Kate ve Michael ona katılır ve yola koyulurlar.Карен решает оставить их наедине и уезжает.
İfade edilen "el çabukluğu", bu karşılaştırma haritasını bildiğimizden yola çıkar.Такая бандероль «погашалась» разрывом её при вскрытии колоды карт.
Gerekenden çok az kömür alındı ve yola devam edildi.فتحصلت على كمية قليلة من الفحم اللازم و استمرت بطريقها.
ELçilik, Astrahan'a gitmek üzere Temmuz 1599'da yola çıktı.غادرت السفارة في يوليو 1599 من أستراخان.
Bana uy ki seni doğru yola ileteyim.وفي السنن أن النبي صلى الله عليه وسلم قال:«الساعي على الصدقة بالحق كالمجاهد في سبيل الله.»
Allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir.فالله يجتبي إليه من يشاء ويهدي إليه من ينيب».
MÖ 218: Hannibal Roma'ya saldırmak üzere yola çıkar.218 ـ هانيبال يغزو روما.
Voltaire Paris'e doğru yola çıkmış fakat XV. Louis onun kente girmesini yasaklayınca, Cenevre'ye gitmiştir.وتوجه فولتير صوب باريس، ولكن لويس الخامس عشر منعه من دخول المدينة.
Musa, karısı ve çocuklarını yanına alıp Mısır'a doğru yola çıktı.موسى بن طلحة، وابنه: محمد بن موسى بن طلحة.
O yıl kervan yola düzülür.رياض الجنة في تراجم أهل السنة.
Bu programda 3. grupta 13 yola yer verildi.وقد احتل 13 طريق في المجموعة الثالثة مكان بهذا المشروع.
Gerçeği öğrenince anasına çok kızar ve babasını kurtarmak için hemen yola çıkar.عكفت على الإهتمام بولديها، وكانت على علم بما يدور في خاطرهما من عواطف الثأر لوالدهما.