Peter Paul Rubens, 1604'te masaldan yola çıkarak "Hero ve Leandros" adlı bir resim çizdi.Peter Paul Rubens painted a picture named "Hero and Leander" in 1604 based on the tale.
Ağustos 1821'de bir Osmanlı donanması Çanakkale Boğazı'ndan Semadirek'e doğru yola çıktı.In August 1821, an Ottoman fleet set sail from the Hellespont towards Samothrace.
1697'de Atlasov güneye doğru 65 görevli ve 60 Yukagirle yola çıktı.In 1697 Atlasov set off south with 65 serving-men and 60 Yukaghirs.
Tevvabin, üç gün bekledikten sonra Kerbela'ya doğru yola çıktı.After three days of wait, the Tawwabin set out for Karbala.
Hikayeden yola çıkarak konuştuğu dilin Almanca ya da Türkçe olabileceği düşünülmüştür.We know from historical records that the Icelanders and Greenlanders even made wine from crowberry.
Henry Elliot ve Bay Carrington küçük teknemiz Annie ile yola çıktılar.Henry Elliot and Mr. Carrington have just left in our little boat, the Annie.
Mayıs 1502'de Miguel, kardeşini aramak için üç gemiyle Lizbon'dan yola çıktı.In May 1502, Miguel set out from Lisbon with three ships on an expedition to search for his brother.
Teknedeki hasar nihayet onarıldığında bir kez daha yola çıktılar.It was December before damage to the boat was finally repaired and they set forth once again.
Szilard ayrıca 2 Ağustos'ta tekrar Long Island'a doğru yola çıktı.Szilard also set out himself for Long Island again on August 2.
Sefer, 14 Ağustos 1642'de Batavia'dan yola çıktı.The expedition set sail from Batavia on 14 August 1642.
Béthencourt, birlikte yola çıktığı seksen mürettebattan elli üçüyle yelken açtı.Of the eighty crew with which he set out, Béthencourt sailed with fifty-three.
Çocuk, korkuyu öğrenmek için yola çıkmaya başlar ve her seferinde "Keşke korkuyu öğrensem" der.He complained whenever he could, "If only I could shudder!"
Eylül 1797'de Masson, Kuzey Amerika'ya doğru yola çıktı.In September 1797, Masson set sail for North America.
Meigen, teklifi kabul ederek 23 Haziran 1823'te Hamburg'a gitmek üzere yola çıktı.Meigen accepted, leaving for Hamburg on 23 June 1823.
Tren zaten yola çıktı.Der Zug ist schon abgefahren.
Tren yola çıktığı sırada, biz istasyona vardık.Wir kamen am Bahnhof an, als der Zug gerade abfuhr.
Lütfen yola çıkmadan en az bir saat önce işlemler için burada olunuz.Bitte kommen Sie wenigstens eine Stunde vor Abreise zur Abfertigung.
Sürücü sola bakmadan yola çikti.Ohne nach links zu schauen, fuhr der Fahrer los.
Allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir.Gott führt zu seinem Licht, wen Er will, und Gott führt den Menschen die Gleichnisse an.
Gerçek olaylara dayanan bir hikâyeden yola çıkılmıştır.Eine wahre Geschichte aus dem Jenseits.
Donanma 10 Temmuz'da Avrupa'ya yola çıkmıştır.Die Flotte lief dann am 10. Juni nach Europa aus.
Gece Nöbeti'nden bir keşif grubu Duvar'ın kuzeyine doğru yola çıkar.Ein Erkundungstrupp der Nachtwache begibt sich nördlich der Mauer.
Destek aldığı kişiler ise en yakın arkadaşı Sofia Rodriguez ve evin hizmetçisi Yolanda'dır.Unterstützung erhält sie von ihrer besten Freundin Sofia Rodriguez und der Haushälterin Yolanda.
Bana uy ki seni doğru yola ileteyim.Handeln wir nach seiner Rechtleitung.
Bir kızak hazırlattırarak Mihrali’yi de adamları ile birlikte yanına alarak yola çıkarlar.Zufällig trifft sie auf Mikado und findet bei ihm Zuflucht.
Cevaplardan sonra kuşlar yola düşmek isterler öncelikle Hüdhüd onlara açıklayıcı bir konuşma yapar.Die blauen Vögel werden sie herbeitragen, wie Brieftauben ihre Botschaft.
Genel olarak, her mRNA molekülü, belirli bir protein (veya protein dizilerinin) oluşturmak için yola çıkar.Gewöhnlich produziert jedes mRNS-Molekül ein spezifisches Protein (oder einen spezifischen Proteinsatz).
Tamamlanmasının ardından gemi 28 Ekim 1613 tarihinde Meksika'da bulunan Acapulco'ya 180 kişiye yola çıkmıştır.Nach ihrer Fertigstellung verließ das Schiff am 28. Oktober 1613 in Richtung Acapulco in Mexiko.
Ertesi gün tekrar yola düştüm ve Kenan (memleketine) gittim.Erst im Juni machte ich mich los und kehrte nach Hause zurück.
Romantik dönem’in şair ve yazarları, Fırtına ve Coşku döneminin duygu aşırılığından yola çıkmışlardır.Die Dichter und Schriftsteller der Romantik knüpften an den Gefühlsüberschwang des Sturm und Drang an.
Misyon 1 Nisan 1610'da Londra'dan yola çıktı.Die Gruppe reiste am 16. April 1626 aus London ab.
Bu iki İranlı gezgin İran'dan yola çıkarak Fransa'ya kadar gelir.Zwei deutsche Fernfahrer bringen ihn bis nach Frankreich.
İki gemi 4 Kasım'da Kiel'den yola çıkarak 15 Kasım 1912'de İstanbul'a vardılar.Die beiden Schiffe verließen Kiel am 4. November und erreichten Konstantinopel am 15. November 1912.
Film Dungeon Siege isimli oyundan yola çıkarak çekilmiştir.Der Film basiert auf dem Computerspiel Dungeon Siege.
Charlie arabayı zar zor çalıştırdıktan sonra yola koyulurlar.Charlie kann sie gerade noch retten, bevor der Zug kommt.
Musa, karısı ve çocuklarını yanına alıp Mısır'a doğru yola çıktı.Musa nahm sich daraufhin ihrer an und zog sie an Kindes statt auf.
Sabaha karşı yola çıktık.Reise in mein frühes Ich.
Yolanda Yolanda, Josh'ın hizmetçisidir.Yolanda Yolanda ist Josh freche Haushälterin.
O gece hasarlı Venedik gemileri batıya doğru yola çıktılar.In der Nacht entkamen die schwerbeschädigten schwedischen Schiffe nach Westen.
Uçakta yer bulamayınca Hamburg’dan Türkiye’ye doğru arabayla yola koyulur.So kann er sich unbesorgt in das Flugzeug nach Hamburg setzten.
Hemen o gün yola çıkar.Sofort macht er sich auf den Weg.
Nihayet 1824 yılında, keşif için yola çıktı.1844 kam es schließlich zur Trennung.
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.Er entspringt bei Beesewege.
Burada Temmuz'a kadar kalarak yeniden yola koyuldular.Die Restarbeiten zogen sich bis zum Juli hin.
Ori tek başına planı tamamlamak için yola devam etmeye karar verir.Michel beschließt jedoch, den Plan alleine auszuführen.
Fakat buraya doğru yola çıkan kervan Moğollar'ın saldırısına uğrar.Die Kutsche, mit der sie dorthin reisen, wird von der Bande Monteiros angegriffen.
Daha sonra ilk çıkışı için yola koyuldu.Danach heben sie zu ihrem ersten Flug ab.
Gerekenden çok az kömür alındı ve yola devam edildi.Es wurde nur so viel Steinkohle abgebaut, wie benötigt wurde.
Üzerinde konuşulsun veya konuşulmasın, var olan nedenleri anlatmalıdır" savından yola çıkar.Sie lauten nicht sprechet dies oder erwäget, verkündet, preiset, was geschehen ist, sondert tuet dies!
Angel nihayetinde geçmişte yaptığı kötülüklerin kefaretini ödeyebileceği bir yola girer.Dadurch hat Angel endlich ein Ziel vor Augen, für das es sich zu kämpfen lohnt.
Bunun üzerine Delphoi'ye yola çıkar.Der Weg nach Delphi.
Bunun yanında cinsel haz deneyimlerinin tantrik yola uyumu sağlanır.Sexuelle Freudenerfahrungen werden dabei in den tantrischen Pfad integriert.
1975 - NASA, Viking 1 adlı uzay aracını Mars'a doğru yola çıkardı.1975: Die Raumsonde Viking 1 der NASA startet auf dem Weg zum Mars.
Bir yaşına girenleri okyanusa doğru yola çıkarlar.Die Jungfische wandern etwa in einem Alter von einem Jahr ins Meer.
Zenobia ve Vaballathus, Aurelian tarafından Roma'ya esir olarak götürülmek üzere yola çıkartıldı.Zenobia und Vaballathus werden bei ihrer Flucht nach Persien von römischen Soldaten gefangen.
Birlikte bir deve kervanıyla çölü geçmek üzere yola çıkarlar.Auf ihrer Flucht durchqueren sie eine Wüste.
Bu yola “Kritik yol” denir.Diesen Punkt nannte er den „kritischen Punkt“.
En sonunda Çin'e gitmek üzere tekrar yola çıktı.Danach kehrte er nach China zurück.
2006 yılında Berlin merkez istasyonunun kuzeyindeki yenilenen yola onun adı verilmiştir.2006 wurde eine der neu angelegten Straßen nördlich des Berliner Hauptbahnhofs nach ihr benannt.
Tekrar yola koyulur.Wieder reist sie ab.