Ana içeriğe geç
Sözlük

yoksulluk ile cümle

yoksulluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Nüfusun yüzde 90'ından fazlası federal yoksulluk sınırının altında.Plus de 90 % de la population vit en dessous du seuil de pauvreté fédéral.
Nüfusun yüzde 90'ından fazlası federal yoksulluk sınırının altında.Ponad 90 procent populacji żyje poniżej granicy ubóstwa.
Nüfusun yüzde 90'ından fazlası federal yoksulluk sınırının altında.Več kot 90 odstotkov populacije živo pod mejo revščine.
Nüfusun yüzde 90'ından fazlası federal yoksulluk sınırının altında.Viac ako 90% obyvateľov žije pod federálnou hranicou chudoby.
Nüfusun yüzde 90'ından fazlası federal yoksulluk sınırının altında.Více než 90 procent populace žije pod federální hranicí chudoby.
Nüfusun yüzde 90'ından fazlası federal yoksulluk sınırının altında.Περισσότερο από 90 τοις εκατό του πληθυσμού ζει κάτω από το ομοσπονδιακό όριο της φτώχειας.
Nüfusun yüzde 90'ından fazlası federal yoksulluk sınırının altında.Более 90 процентов населения живет за официальной чертой бедности.
Nüfusun yüzde 90'ından fazlası federal yoksulluk sınırının altında.Повече от 90 процента от населението живее под прага на бедността на федералното правителство.
Nüfusun yüzde 90'ından fazlası federal yoksulluk sınırının altında.יותר מ-90 אחוז מהאוכלוסיה חיים מתחת לקו העוני.
Nüfusun yüzde 90'ından fazlası federal yoksulluk sınırının altında.أكثر من 90 بالمئة من السكان يعيشون تحت مستوى الفقر الفيدرالي.
Nüfusun yüzde 90'ından fazlası federal yoksulluk sınırının altında.パインリッジで 結核に感染する確率は
Önemlidir çünkü bu problemleri çözerseniz dünyadaki yoksulluk problemlerini de çözersiniz.E' importante perché se si risolvono questi problemi si possono risolvere i problemi della povertà nel mondo.
Önemlidir çünkü bu problemleri çözerseniz dünyadaki yoksulluk problemlerini de çözersiniz.Es importante porque si uno resuelve estos problemas puede resolver los problemas de pobreza en el mundo.
Önemlidir çünkü bu problemleri çözerseniz dünyadaki yoksulluk problemlerini de çözersiniz.Es ist wichtig, denn wenn man diese Probleme löst, kann man die Probleme der Armut in der Welt lösen.
Önemlidir çünkü bu problemleri çözerseniz dünyadaki yoksulluk problemlerini de çözersiniz.Este important pentru că, dacă rezolvi aceste probleme poți rezolva problemele globale cu sărăcia.
Önemlidir çünkü bu problemleri çözerseniz dünyadaki yoksulluk problemlerini de çözersiniz.Fontos, mert ha megoldjuk ezeket a problémákat, akkor meg tudjuk oldani a világ szegénységének problémáját.
Önemlidir çünkü bu problemleri çözerseniz dünyadaki yoksulluk problemlerini de çözersiniz.Het is belangrijk omdat oplossingen voor deze problemen ook elders armoede kunnen verhelpen.
Önemlidir çünkü bu problemleri çözerseniz dünyadaki yoksulluk problemlerini de çözersiniz.Jest to ważne, bo jeśli można rozwiązać te problemy, to można rozwiązać problem ubóstwa na świecie.
Önemlidir çünkü bu problemleri çözerseniz dünyadaki yoksulluk problemlerini de çözersiniz.Je to důležité, protože jestliže vyřešíte tyto problémy, budete moci vyřešit světovou chudobu.
Önemlidir çünkü bu problemleri çözerseniz dünyadaki yoksulluk problemlerini de çözersiniz.여러분이 이 문제들을 해결하면 세계 빈곤 문제도 해결할 수 있습니다
Önemlidir çünkü bu problemleri çözerseniz dünyadaki yoksulluk problemlerini de çözersiniz.Важно е, защото, ако се разрешат тези проблеми, може да се разрешат проблемите на бедността по света.
Önemlidir çünkü bu problemleri çözerseniz dünyadaki yoksulluk problemlerini de çözersiniz.Всё это важно потому, что если решить эти проблемы, то можно решить проблемы бедности на Земле.
Önemlidir çünkü bu problemleri çözerseniz dünyadaki yoksulluk problemlerini de çözersiniz.זה חשוב בגלל שאם תפתרו את הבעיות הללו , תוכלו לפתור את בעיית העוני בעולם.
Önemlidir çünkü bu problemleri çözerseniz dünyadaki yoksulluk problemlerini de çözersiniz.و هذا أمر مهم لأنه إذا حلت هذه المشاكل يمكنك حل مشاكل الفقر في العالم
Önemlidir çünkü bu problemleri çözerseniz dünyadaki yoksulluk problemlerini de çözersiniz.世界の貧困問題を 解決することになります 世界の環境問題は
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Det är tydligt att vi har ett ansvar att hjälpa dem ur fattigdom.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.E' chiaro che abbiamo una responsabilità nell'aiutare a farle uscire dalla povertà.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.E clar ca avem o responsabilitate de a-i ajuta sa se ridice din saracie.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Es claro que tenemos una responsabilidad de ayudarlos a salir de la pobreza.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Es ist klar, dass wir eine Verantwortung haben, ihnen aus der Armut heraus zu helfen.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Está claro que temos uma responsabilidade para os ajudar a saírem da pobreza.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Het is duidelijk dat we een verantwoordelijkheid hebben om ze uit de armoede te helpen.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Il est clair que nous avons la responsabilité d'aider à les extraire de la pauvreté.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Je zrejmé, že je na nás aby sme im pomohli pozdvihnúť sa z chudoby.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.이들을 가난에서 구제할 책임이 우리에게 있다는 것은 명백합니다.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Oczywiste jest, że jesteśmy zobowiązani pomóc im wydźwignąć się z nędzy.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Rõ ràng là chúng ta có trách nhiệm giúp họ vượt qua hiểm nghèo.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Είναι σαφές ότι έχουμε ευθύνη να τους βοηθήσουμε να βγούνε από τη φτώχεια.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Понятно, что мы должны помочь им выбраться из бедности.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.Ясно е, че имаме задължение да им помогнем да ги извадим от бедността.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.ברור שיש לנו אחריות לסייע להם להתרומם מהעוני.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.بالتأكيد علينا مسئولية للمساعدة فى إلتقاتهم من الفقر.
Onları yoksulluktan çekip çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz olduğu açık.責任があることは明らかです 我々には成長の余地を作り出す
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.かれらはとても有力な建設者であり、かなりの程度まで有力なデザイナーでもあります
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Ce sont des gens qui sortent de la pauvreté aussi vite qu'ils le peuvent.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Das sind Leute, die so schnell sie nur können, der Armut entfliehen.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.De är människor som tar sig ur fattigdom, så fort de kan.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.De er folk der kommer ud af fattigdom, så hurtigt som de kan.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Het zijn mensen die zo snel mogelijk uit de armoede geraken.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Jsou to lidé snažící se dostat z chudoby, jak nejrychleji to jde.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Mereka adalah orang-orang yang ingin keluar dari kemiskinan secepat mungkin.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Ők azok, akik a lehető leghamarabb felküzdik magukat.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.São pessoas a sair da pobreza o mais depressa que podem.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Sono persone che cercano di uscire dalla povertà più in fretta che possono.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Son personas que intentan salir de la pobreza tan rápido como pueden.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Sunt oameni care scapă de sărăcie cât se poate de repede
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Sú to ľudia snažiaci sa z chudoby dostať čo najrýchlejšie preč.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.To ludzie wychodzący z biedy, tak szybko jak tylko się da.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.To so ljudje, ki iz revščine bežijo, kolikor hitro se da.
Onlar yoksulluktan olabildiğince çabuk uzaklaşmış olanlar.Είναι άνθρωποι που προσπαθούν να ξεφύγουν από τη φτώχεια το γρηγορότερο δυνατόν.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod