Bihar, kalkınmanın önündeki engelin timsali gibi: yolsuzluğun çevrelediği çaresiz yoksulluğun.Le Bihar représente un défi pour le développement : la misère profonde entourée par la corruption.
Bihar, kalkınmanın önündeki engelin timsali gibi: yolsuzluğun çevrelediği çaresiz yoksulluğun.Το Μπιχάρ αποτελεί την πρόκληση της ανάπτυξης: ακραία φτώχεια περιτριγυρισμένη από διαφθορά.
Bihar, kalkınmanın önündeki engelin timsali gibi: yolsuzluğun çevrelediği çaresiz yoksulluğun.Бихар иллюстрирует главную проблему развития — это вопиющая бедность в тисках коррупции.
Bihar, kalkınmanın önündeki engelin timsali gibi: yolsuzluğun çevrelediği çaresiz yoksulluğun.Бихар представлява предизвикателството за развитието: унизителна бедност, заобиколена с корупция.
Bihar, kalkınmanın önündeki engelin timsali gibi: yolsuzluğun çevrelediği çaresiz yoksulluğun.Біхар уособлює cкладний процес розвитку: жалюгідна бідність, оточена корупцією.
Bihar, kalkınmanın önündeki engelin timsali gibi: yolsuzluğun çevrelediği çaresiz yoksulluğun.ביהאר מייצגת את האתגר של פיתוח: עוני מתסכל ומוקף בשחיתות.
Bihar, kalkınmanın önündeki engelin timsali gibi: yolsuzluğun çevrelediği çaresiz yoksulluğun.بيهار مثلت تحدٍ في التنمية . فقر مدقع محاط بالفساد .
Bihar, kalkınmanın önündeki engelin timsali gibi: yolsuzluğun çevrelediği çaresiz yoksulluğun.汚職にまみれた絶望的な貧困状態です 世界的に 13億人の人々が
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?Albowiem co ma więcej mądry nad głupiego? albo co ma więcej ubogi, który sobie umie poczynać między ludźmi?
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?Beiden hebben dezelfde moeite, maar de arme man die wijs is, heeft een veel beter leven.
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?Denn was hat ein Weiser mehr als ein Narr? Was hilft's den Armen, daß er weiß zu wandeln vor den Lebendigen?
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?Ker kaj ima modri več nego bedak? kaj ubožec, ki se ume vesti pred živečimi?
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?지혜자가 우매자보다 나은 것이 무엇이뇨 인생 앞에서 행할 줄 아는 가난한 자는 무엇이 유익한고
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?Lebo čo má viacej múdry ako blázon, čo chudobný, ktorý vie ako chodiť pred živými?
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?Mert miben különbözik a bölcs a bolondtól, és miben a szegény, a ki az élõk elõtt járni tud?
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?Nebo co má více moudrý nežli blázen? A co chudý, kterýž se umí chovati mezi lidmi?
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?Người khôn ngoan hơn chi kẻ ngu muội? Người nghèo biết đạo ăn ở trước mặt người ta, nào có ích chi?
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?Người khôn_ngoan hơn chi kẻ ngu_muội ? Người nghèo biết đạo ăn_ở trước mặt người_ta , nào có_ích chi ?
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?Pois, que vantagem tem o sábio sobre o tolo? e que tem o pobre que sabe andar perante os vivos?
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?Thi hvad har den vise forud for Tåben, hvad båder det den arme, der ved at vandre for de levendes Øjne?
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?Διοτι κατα τι υπερβαινει ο σοφος τον αφρονα; κατα τι ο πτωχος, αν και εξευρη να περιπατη εμπροσθεν των ζωντων;
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?Какое же преимущество мудрого перед глупым, какое – бедняка, умеющего ходить перед живущими?
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?כי מה יותר לחכם מן הכסיל מה לעני יודע להלך נגד החיים׃
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?لانه ماذا يبقى للحكيم اكثر من الجاهل. ماذا للفقير العارف السلوك امام الاحياء
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?這 樣 看 來 、 智 慧 人 比 愚 昧 人 有 甚 麼 長 處 呢 . 窮 人 在 眾 人 面 前 知 道 如 何 行 、 有 甚 麼 長 處 呢
Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var? Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?這樣 看來 、 智慧 人 比 愚昧 人有 甚 麼長處 呢 . 窮人 在 眾人 面前 知道 如何 行 、 有 甚 麼長 處呢
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.לפני שגיליתי את פלאי המדע, הייתי איכר פשוט בארץ של איכרים עניים.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Antes de descobrir as maravilhas da ciência, eu era um simples agricultor, num país de agricultores pobres.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Antes de descubrir las maravillas de la ciencia, yo era un simple granjero en un país de granjeros pobres.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Før jeg opdagede den vidunderlige videnskab, var jeg bare en simpel bonde i et land af fattige bønder.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Înainte de a descoperi minunile ştiinţei, am fost doar un simplu fermier într-o ţară de fermieri săraci.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Innan jag upptäckte vetenskapens underverk, var jag bara en enkel bonde i ett land av fattiga bönder.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.제가 과학에 눈을 뜨기 전, 저는 다른 농부들처럼 옥수수를 키우는
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Mielőtt a tudomány csodáit felfedeztem, egyszerű földműves voltam a szegény földművesek országában.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Predtým, ako som objavil zázraky vedy, som bol len jednoduchým farmárom v krajine chudobných farmárov.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Voor ik de wonderen der wetenschap ontdekte was ik gewoon een eenvoudige boer in een land van arme boeren.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Zanim odkryłem cuda nauki byłem prostym rolnikiem w kraju biednych rolników.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Πριν ανακαλύψω τα θαύματα της επιστήμης, ήμουν ένας απλός γεωργός σε μια χώρα φτωχών γεωργών.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.До того как я открыл чудеса науки, я был простым фермером в стране бедных фемеров.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.До того, як я відкрив чудеса науки, я був простим фермером в країні бідних фермерів.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.Преди да открия чудесата на науката, бях обикновен фермер в страна на бедни фермери.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.قبل أن أكتشف عجائب العلم، لقد كنت فلاحاً بسيطاً في بلد لفلاحين فقراء.
Bilimin harikalarını keşfetmeden önce yoksul çiftçiler ülkesinde basit bir çiftçiydim.貧しい農民の国にいる- ごく普通の農民でした みんなと同じく トウモロコシを作っていました
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.(139:13) Знаю, что Господь сотворит суд угнетенным и справедливость бедным.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.(140:13) Je sais que l`Éternel fait droit au misérable, Justice aux indigents.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Aku tahu Engkau memberi keadilan kepada orang tertindas, dan membela perkara orang miskin
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.A nyelves ember meg ne maradjon e földön; a zsarnok embert ûzze a veszedelem, míg nyaka szakad.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Člověk utrhač nebude upevněn na zemi, a muž ukrutný, zlostí polapen jsa, padne.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Človek zlého jazyka nebude stáť pevne v zemi; ukrutného človeka bude stíhať zlé jako lovec, aby padol.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Denn ich weiß, daß der HERR wird des Elenden Sache und der Armen Recht ausführen.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.De roddelaar heeft geen recht van leven in dit land en ik hoop dat het ongeluk de misdadiger inhaalt.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.En förtalets man skall ej bestå i landet; en ond våldsman skall jagas, med slag på slag.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Il maldicente non duri sulla terra, il male spinga il violento alla rovina
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Jeg ved, at HERREN vil føre de armes Sag og skaffe de fattige Ret.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Kielevä mies ei ole pysyvä maassa; väkivaltaista ajaa onnettomuus ja iskee iskemistään.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.내가 알거니와 여호와는 고난 당하는 자를 신원하시며 궁핍한 자에게 공의를 베푸시리이다
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Potwarca nie będzie utwierdzony na ziemi, a mąż okrutny złością ułowiony będąc upadnie.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Sei que o Senhor manterá a causa do aflito, e o direito do necessitado.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Ştiu că Domnul face dreptate celui obijduit, dreptate celor lipsiţi.
Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur, Yoksulları haklı çıkarır.Tôi biết rằng Ðức Giê-hô-va sẽ binh vực duyên cớ kẻ khổ nạn, Ðoán xét công bình cho người thiếu thốn.