Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Căci cel nenorocit nu este uitat pe vecie, nădejdea celor sărmani nu piere pe vecie.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.De goddeloze zal eenmaal de godverlatenheid ervaren. Zo vergaat het ook de volken die de HERE vergeten.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.DE ogudaktiga vika tillbaka, ned i dödsriket, alla hedningar, de som förgäta Gud.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.De ugudelige skal fare ned til dødsriket, alle hedninger, som glemmer Gud.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Jumalattomat peräytyvät tuonelaan, kaikki pakanat, jotka unhottavat Jumalan.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Kajti siromak ne bode na veke pozabljen, ubožcev upanje ne pogine za večno.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.궁핍한 자가 항상 잊어 버림을 보지 아니함이여 가난한 자가 영영히 실망치 아니하리로다
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Người thiếu thốn sẽ không bị bỏ quên luôn luôn, Và kẻ khốn cùng chẳng thất vọng mãi mãi.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Người thiếu_thốn sẽ không bị bỏ quên luôn_luôn , Và kẻ khốn_cùng chẳng thất_vọng mãi_mãi .
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Niepobożni się obrócą do piekła, wszystkie narody, które zapominają Boga.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Obráceni buďte bezbožníci do pekla, všickni národové, kteříž se zapomínají nad Bohem.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.olba jutnak a gonoszok, [oda] minden nép, a mely elfeledkezik Istenrõl.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Pois o necessitado não será esquecido para sempre, nem a esperança dos pobres será frustrada perpetuamente.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Porque el necesitado no será olvidado para siempre, ni la esperanza de los pobres perecerá eternamente
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Thi den fattige glemmes ikke for evigt, ej skuffes evindelig ydmyges Håb.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Tidak untuk selamanya orang miskin dilupakan; tidak untuk seterusnya orang sengsara tanpa harapan
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Tornino gli empi negli inferi, tutti i popoli che dimenticano Dio
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Διοτι δεν θελει λησμονηθη διαπαντος ο πτωχος η προσδοκια των πενητων δεν θελει απολεσθη διαπαντος.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Защото бедният няма да бъде забравен за винаги, Нито ще бъде изгубено за всякога ожиданието на кротките.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.כי לא לנצח ישכח אביון תקות ענוים תאבד לעד׃
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.لانه لا ينسى المسكين الى الابد. رجاء البائسين لا يخيب الى الدهر.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.窮 乏 人 必 不 永 久 被 忘 、 困 苦 人 的 指 望 、 必 不 永 遠 落 空
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.窮乏人 必 不 永久 被忘 、 困苦 人 的 指望 、 必不 永 遠 落空
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.(106:41) Бедного же извлекает из бедствия и умножает род его, как стада овец.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.dar ridică pe cel lipsit, izbăveşte pe cel nevoiaş, şi înmulţeşte familiile ca pe nişte turme.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.De felemelé a nyomorultat az ínségbõl, és hasonlóvá tette a nemzetségeket a juhnyájhoz.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.God beschermt echter de armen; Hij behoedt hen voor verdrukking en breidt hun families uit.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.hän kohotti köyhän kurjuudesta ja teki suvut suuriksi kuin lammaslaumat.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.han ophøiet den fattige av elendighet og gjorde slektene som hjorden.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.han upphöjde då den fattige ur eländet och lät släkterna växa till såsom fårhjordar.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Il relève l`indigent et le délivre de la misère, Il multiplie les familles comme des troupeaux.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.궁핍한 자는 곤란에서 높이 드시고 그 가족을 양무리 같게 하시나니
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Ma risollevò il povero dalla miseria e rese le famiglie numerose come greggi
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Mas levanta da opressão o necessitado para um alto retiro, e dá-lhe famílias como um rebanho.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Men han løfter den fattige op af hans Nød og gør deres Slægter som Hjorde;
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.na višavo je postavil siromaka iz bede in mu razmnožil rodovine kakor črede.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Nhưng Ngài vớt kẻ thiếu thốn khỏi hoạn nạn, Làm cho người ấy được gia quyến đông như bầy chiên.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Nhưng_Ngài vớt kẻ thiếu_thốn khỏi hoạn_nạn , Làm cho người ấy được gia_quyến đông như bầy chiên .
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Onci nędznego z utrapienia podnosi, i rozmnaża rodzinę jego jako trzodę.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Onť vyzdvihuje nuzného z trápení, a rozmnožuje rodinu jako stádo.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Povyšuje chudobného z trápenia a rozmnožuje rodiny jako stádo oviec.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Tetapi orang miskin dibebaskan-Nya dari kesusahan mereka, keluarga mereka bertambah seperti kawanan domba
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.und schützte den Armen vor Elend und mehrte sein Geschlecht wie eine Herde.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Y levanta de la miseria al necesitado y hace multiplicar las familias como rebaños de ovejas
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.Τον δε πενητα υψονει απο της πτωχειας και καθιστα ως ποιμνια τας οικογενειας.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.А немотният поставя на високо от неволя, И му дава челяд като стадо.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.וישגב אביון מעוני וישם כצאן משפחות׃
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.ويعلي المسكين من الذل ويجعل القبائل مثل قطعان الغنم.
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.他 卻 將 窮 乏 人 安 置 在 高 處 、 脫 離 苦 難 、 使 他 的 家 屬 多 如 羊 群
Ama yoksulu sefaletten kurtardı, Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.他 卻將窮 乏人 安置 在 高處 、 脫離 苦難 、 使 他 的 家屬 多 如 羊群
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Al contrario, quando dai un banchetto, invita poveri, storpi, zoppi, ciechi
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Ale gdy sprawujesz ucztę, wezwijże ubogich, ułomnych, chromych i ślepych,
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Ale když činíš hody, povolej chudých, chromých, kulhavých, slepých,
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Ale keď robíš hostinu, povolaj chudobných, chromých, krivých a slepých
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Ampak, kadar napraviš gostijo, povabi siromake, kruljave, hrome, slepce,
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Ci, cînd dai o masă, cheamă pe săraci, pe schilozi, pe şchiopi, pe orbi.
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Hanem mikor lakomát készítesz, hívd a szegényeket, csonkabonkákat, sántákat, vakokat:
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Jadi, apabila engkau mengadakan pesta, undanglah orang miskin, orang cacat, orang lumpuh, dan orang buta
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.잔치를 배설하거든 차라리 가난한 자들과 병신들과 저는 자들과 소경들을 청하라
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Mais, lorsque tu donnes un festin, invite des pauvres, des estropiés, des boiteux, des aveugles.