İlk kez yoklama alacağım.I'll take attendance first.
Kamuoyu yoklamaları hükümete olan güveni ölçen göstergelerdir.Public opinion polls are barometers of confidence in the government.
Öğretmenimiz dersin başında yoklama yaptı.Our teacher called the roll at the beginning of the class.
Öğretmen yoklama yaptı.The teacher called the roll.
Öğretmen, onu yoklamada "yok" yazdı.The teacher has marked his name absent.
O, yoklamada yoktu.He was absent at roll call.
Bay Itoh yoklama yapacak.Mr. Itoh will call the roll.
Kamuoyu yoklamaları söz konusu olduğu sürece büyük bir sorun vardır.There is a big problem as far as opinion polls are concerned.
Tom yoklamada yoktu.Tom was absent at roll call.
Tom, Mary'nin çektiği sondaj ve yoklamaları işi gırgıra vurarak savuşturmaya çalıştı.Tom tried to pass Mary's shit tests using his amused mastery.
Önce Musul tarsfina bir taarruz yoklaması yaptı.Now, first there arose from the place an odour of musk.
Çöp ve yoklama.The trash and attendance.
3. derse gittim çünkü 1. ve 2. ders için yoklama almadıklarını biliyordum.I went third period because I knew they didn't take attendance first and second.
Kötü bir melek geçiyordu, beni yoklamak istedi.It was only an evil angel passing by, who saw fit to touch me.
Yoklama menüsüne erişmek ve "Otomatik" op mod kutusundan seçinAccess the "Probe" menu and select "Automatic" from the "OP Mode" box
Haydi bir yoklama yapalım, ellerinizi kaldırın.All right, let's take a poll, show of hands.
Yoklama genellikle bir makine aleti bir çok karmaşık ve çok pahalı seçeneği.Probing is typically a very complex and very expensive option on a machine tool
Kullanmak istediğiniz şablonu bana bir blok dış köşesinde yoklama şablonuyla olduğunuThe template I want to use is the template that lets me probe the outer corner of a block
Ve son olarak, döngü yoklama ne tür ben kullanmak istiyorsunAnd finally, what type of probing cycle do I want to use
Yoklama yapıyorum.I take attendance.
Allah, içinizdekileri yoklamak ve kalplerinizdekileri temizlemek için (böyle yaptı).God thus tests what is in your minds, and purifies what is in your hearts.
Son kamuoyu yoklamalarına göre, beş ila altı partinin bu sandalyeleri kazanma şansı var.According to the latest polls, five to six political parties have a chance to take these seats.
Son kamuoyu yoklamaları Talat'ın Derviş Eroğlu'nun gerisinde olduğunu gösteriyor.Recent opinion polls show Talat trailing hardliner Dervis Eroglu.
Kamuoyu yoklamalarında PASOK'un Yeni Demokrasi'yi (ND) 8 ila 10 puan geriden takip ettiği görüldü.Surveys showed PASOK trails New Democracy (ND) by 8 points to 10 points.
Kamuoyu yoklamalarına göre, PDK %30,2 oy oranıyla yarışı önde götürüyor.According to polls, the PDK is in the lead with 30.2% of the vote.
Bunlar kamuoyu yoklamalarına dahil edilmiyor."That's not included in the poll samples."
Ancak kamuoyu yoklamalarında önde giden isim eski Dışişleri Bakanı Srcan Kerim.Topping the polls, however, is former Foreign Minister Srdjan Kerim.
Ancak yangınlardan sonra yapılan kamuoyu yoklamaları ilginç bir duruma işaret ettiler.Surveys taken after the fires, however, all pointed to an interesting phenomenon.
Kamuoyu yoklamalarına göre Micunoviç oyların yaklaşık yüzde 47'sini toplayacak.According to public opinion polls, Micunovic will win around 47 percent of votes.
Bu arada MSK, 24 Haziran'da hiçbir kamuoyu yoklaması sonucunun açıklanmaması yönünde karar aldı.Meanwhile, the CEC ruled that no opinion poll results are to be announced on 24 June.
Kamuoyu yoklamalarıOpinion polls
Amfi derslerinde devam zorunluluğu yoktur, yoklama alınmamaktadır.Il faut remonter au classement et il n’y a pas de calcul à faire.
Önce Musul tarsfina bir taarruz yoklaması yaptı.Y por último contenía una escalera móvil.
Bazı kamuoyu yoklamalarına göre Obama-Biden çifti % 12'ye varan bir farkla öne geçmiştir.Por todas partes, hombres opulentos se dijeron a sí mismos que un 12 por ciento era un 12 por ciento.
Gelen ışık atom ve molekülleri etkilememelidir; incelenen numuneye zarar vermeden sadece onu yoklamalıdır.يجب على التدفق الساقط أن لا يؤثر على الذرات أو الجزيئات، يجب أن يكون فقط لسبر الجسيمات المدروسة.
Adaylığını koyduktan kısa bir süre sonra kamuoyu yoklamalarında üst sıralara yükseldi.Levou apenas três meses desde o seu noviciado até a ascensão ao posto máximo da ordem.
Çiftçi sorar çocuklarin nereye gittiklerini, çocuklarda Emmilerini yoklamaya gittiklerini söylerler."“Diz-se que os pais às vezes acompanharam seus filhos para as exibições”.
Bunlar dışında not kaygısı ya da yoklama kaygıları yoktu.Porém, não havia motivo para desânimo ou tristeza.
8 Ekim 2008, kamuoyu yoklamaları Obama'nın tekrar öne geçtiğini gösteriyor.3 de fevereiro O Estado Islâmico aterroriza o mundo novamente.
Bunun öncesindeki bir gün boyunca yoklama taarruzları yapılmıştı.Днем раніше туди ж було евакуйовано казначейство.
Onlar dikkatli bir yoklamayla ayırt edilebilirler.Může být kombinované s odloženým vyhodnocováním.
Bagration Harekâtı, 22 Haziran 1944 günü, tüm Alman savunma hatlarında yoklama taarruzlarıyla başladı.Operațiunea Bagration a început pe 22 iunie 1944 cu atacuri de tatonare a liniilor germane.
Bunlar dışında not kaygısı ya da yoklama kaygıları yoktu.Nem volt bennük semmi közös, a félelmet kivéve.
Sovyet birlikleri, 24-28 Aralık'ta Alman yoklama taarruzlarını önlediler.Kenya né tránh được các cuộc không kích của Đức trong các ngày 27-28 tháng 10.
Bunun öncesindeki bir gün boyunca yoklama taarruzları yapılmıştı.Samamahuline tarnete vähendamine oli aset leidnud ka eelmisel päeval.
Bunlar dışında not kaygısı ya da yoklama kaygıları yoktu.Ei mingit läätsepesu ega hoolikust nõudvat hoiustamist.
3. derse gittim çünkü 1. ve 2. ders için yoklama almadıklarını biliyordum.1・2限目には出席をとらないことを 知っていたからです 3限目に行きさえすれば
3. derse gittim çünkü 1. ve 2. ders için yoklama almadıklarını biliyordum.3교시 수업만 들었어요. 1, 2교시에는 출석을 안 부르는 걸 알았거든요.
3. derse gittim çünkü 1. ve 2. ders için yoklama almadıklarını biliyordum.Arrivavo alla terza ora perché sapevo che non controllavano le presenze nelle prime due ore.
3. derse gittim çünkü 1. ve 2. ders için yoklama almadıklarını biliyordum.Chodziłam tylko na trzecie, bo wiedziałam, że nie sprawdzają obecności na pierwszych i drugich.
3. derse gittim çünkü 1. ve 2. ders için yoklama almadıklarını biliyordum.Denn in den ersten beiden Stunden wird die Anwesenheit nicht überprüft.
3. derse gittim çünkü 1. ve 2. ders için yoklama almadıklarını biliyordum.Făceam asta pentru că știam că nu făceau prezența în prima și a doua pauză.
3. derse gittim çünkü 1. ve 2. ders için yoklama almadıklarını biliyordum.Iba al tercer bloque porque sabía que no tomaban asistencia en el primero y el segundo.
3. derse gittim çünkü 1. ve 2. ders için yoklama almadıklarını biliyordum.Tôi vào học tiết ba, vì tôi biết tiết một và tiết hai họ không điểm danh.
3. derse gittim çünkü 1. ve 2. ders için yoklama almadıklarını biliyordum.Ходех в третия час, защото знаех, че те не отбелязваха присъствието през първия и втория.
3. derse gittim çünkü 1. ve 2. ders için yoklama almadıklarını biliyordum.הלכתי לשעה השלישית מפני שידעתי שהם לא בודקים נוכחות בראשונה ובשניה.
3. derse gittim çünkü 1. ve 2. ders için yoklama almadıklarını biliyordum.أذهب في الفترة الثالثة لأني أعلم أنهم لم يأخذوا الحضور في الأولى والثانية.
Bu ara son demlerini yaşıyor. Müslüman Dünyası'ndaki kamuoyu yoklamaları gösteriyor kiEstaba muriendo mucho antes que él y ahora está en sus últimas.
Haydi bir yoklama yapalım, ellerinizi kaldırın.Baik, mari kita adakan pemungutan suara, tunjukkan tangan kalian.
Haydi bir yoklama yapalım, ellerinizi kaldırın.Bine, sa facem un sondaj, un vot deschis.