yok etmek ile cümle
yok etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Ismét monda néki Dávid: Hogy nem féltél felemelni kezedet az Úr felkentjének elvesztésére?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.다윗이 저에게 이르되 네가 어찌하여 손을 들어 여호와의 기름부음 받은 자 죽이기를 두려워하지 아니하였느냐 하고
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Le dijo David: --¿Cómo no tuviste temor de extender tu mano para destruir al ungido de Jehovah
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Na to mu riekol Dávid: Ako je to, že si sa nebál vystrieť svoju ruku, aby si zahubil pomazaného Hospodinovho?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Opět mu řekl David: Kterak jsi směl vztáhnouti ruku svou, abys zahubil pomazaného Hospodinova?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu."Waarom hebt u niet geweigerd de koning te doden? Hij was immers een gezalfde van de HERE!" wilde David weten.
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Zatem rzekł do niego Dawid: Jakożeś się nie bał ściągnąć ręki twej, abyś zabił pomazańca Pańskiego?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.И рече му Давид: Ти как се не убоя да дигнеш ръка да убиеш Господния помазаник?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Тогда Давид сказал ему: как не побоялся ты поднять руку, чтобы убить помазанника Господня?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.ויאמר אליו דוד איך לא יראת לשלח ידך לשחת את משיח יהוה׃
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.فقال له داود كيف لم تخف ان تمد يدك لتهلك مسيح الرب.
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.大 衛 說 、 你 伸 手 殺 害 耶 和 華 的 受 膏 者 、 怎 麼 不 畏 懼 呢
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.大 衛說 、 你 伸手 殺 害 耶和華 的 受膏者 、 怎 麼 不 畏 懼呢
Diyelim ki y'leri yok etmek istiyorsunuz.Así que iré sólo reescribir esta x 5 menos 10y aquí.
Diyelim ki y'leri yok etmek istiyorsunuz.Lad os sige, at vi vil have y'erne til at forsvinde.
Diyelim ki y'leri yok etmek istiyorsunuz.Řekněme, že se chceme zbavit členu s 'y'.
Diyelim ki y'leri yok etmek istiyorsunuz.예를 들어 저희가 y를 소거한다고 합시다
Diyelim ki y'leri yok etmek istiyorsunuz.Да речем, искаме да премахнем y членовете.
Diyelim ki y'leri yok etmek istiyorsunuz.Скажімо, ми хочемо скоротити змінну у.
Dünya genelinde, köleler doğal hayatı yok etmek için kullanıldılar.Dzieje się tak na całym świecie.
Dünya genelinde, köleler doğal hayatı yok etmek için kullanıldılar.세계에서 노예는 환경파괴에 이용되고 있습니다
Dünya genelinde, köleler doğal hayatı yok etmek için kullanıldılar.מסביב לעולם, מנצלים עבדים להרוס את הסביבה,
Dünya genelinde, köleler doğal hayatı yok etmek için kullanıldılar.حول العالم، يستخدم العبيد للقيام بالأعمال المخربة للبيئة،
Dünya genelinde, köleler doğal hayatı yok etmek için kullanıldılar.アマゾンの熱帯林を伐採したり
Dünyayı kurtarmak için, milli sınırları yok etmek için, açgözlülüğe, hoşgörüsüzlüğe karşı savaşalım!Acum sa luptam sa indeplinim acea promisiune! Sa luptam sa eliberam lumea!
Dünyayı kurtarmak için, milli sınırları yok etmek için, açgözlülüğe, hoşgörüsüzlüğe karşı savaşalım!Lottare per liberare il mondo, per smetterla con le barriere nazionali, l'avidità con l odio e l'intolleranza!
Dünyayı kurtarmak için, milli sınırları yok etmek için, açgözlülüğe, hoşgörüsüzlüğe karşı savaşalım!国境など要らない! 憎しみも、不寛容も、強欲も要らない! 理性ある世界のために戦おう!
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?A jeśli tak, to dlaczego tak trudno jest uśmiercić miasto?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?Ak to tak je, ako je možné, že je veľmi ťažké zabiť mesto?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?Als dat het geval is, hoe komt het dan dat het zo moeilijk is om een stad te doden?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?A pokud by v tom skutečně něco bylo, jaktože je tak těžké město zahubit?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?Dan jika itu benar, mengapa sulit sekali membunuh sebuah kota?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?E se é este o caso, como é que é tão difícil matar uma cidade?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?E se fosse così, perché è così difficile uccidere una città?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?És ha ez a helyzet, hogy lehet az, hogy nagyon nehéz megölni egy várost?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?Et si c'est le cas, comment se fait-il que tuer une ville soit très difficile?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?하지만 이것이 사실이라면 어째서 도시를 죽이는 것이 그토록 어려울까요?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?Og hvis det er tilfældet, hvorfor er det så svært at dræbe en by?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?Şi, dacă aşa stau lucrurile, cum se face că este atât de greu să omori un oraş?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?Und wenn es so ist, wie kommt es, dass es schwer ist,
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?Và nếu đó là sự thật, tại sao giết chết một thành phố lại khó khăn đến vậy?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?Y si ese es el caso, ¿por qué es tan difícil matar una ciudad?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?Και αν ισχύει αυτό, πώς γίνεται να είναι τόσο δύσκολο να σκοτώσεις μια πόλη;
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?А если это так, то почему так сложно умертвить город?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?А якщо це так, то чому так важко умертвити місто?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?И ако случаят е такъв, защо е много трудно да се убие един град?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?ואם זה המקרה, איך זה שכל-כך קשה להרוג עיר?
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?وان كان الامر كذلك لماذا إذا من الصعب جداً قتل مدينة ؟
Eğer mesele buysa, nasıl olur da bir şehri yok etmek bu kadar zor olur?どうして都市を殺すのがこんなに難しいのでしょうか? 都市に原子力爆弾を落としても
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Ak mojím úmyslom bolo zbaviť islam od zla, potom budem odmenený životom v raji.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Als mijn intentie was om het kwade voor de islam uit te roeien, dan zal ik met het paradijs worden beloond.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Dacă intenţia mea a fost să elimin răul pentru Islam, atunci voi fi răsplătit cu paradis.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Ha a szándékom a gonosz kiírtása volt az Iszlám nevében, akkor a paradicsom lesz a jutalmam.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Jeśli chciałem zniszczyć zło zagrażające islamowi, w nagrodę otrzymam raj.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Jika niat saya adalah memberantas kejahatan demi Islam, saya akan dihadiahi surga.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.만약 제 의도가 이슬람을 위해 악을 없애는 것이었다면, 전 천국에서 상을 받게 되겠죠."
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Nếu mục đích của cháu là tiêu diệt ma quỷ cho Hồi giáo, cháu sẽ được thưởng bằng việc lên thiên đàng.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Pokud bylo mým záměrem vymýtit ve jménu islámu zlo, pak budu odměněn nebem.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Se a minha intenção foi erradicar o mal pelo Islão então eu serei recompensado com o paraíso.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Si mon intention était d'éradiquer le mal de l'Islam, je serais récompensé par le Paradis.