yok etmek ile cümle

yok etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Wenn es meine Absicht war das Böse für den Islam zu vernichten werde ich mit dem Paradies belohnt werden.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Y si éstas son erradicar al mal en nombre del Islamismo, seré recompensado con el Paraíso.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Εάν η πρόθεσή μου ήταν να εξαλείψω το κακό για το Ισλάμ, θα ανταμειφθώ με τον παράδεισο.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Ако намерението ми е било да изкореня злото за исляма, тогава ще бъда възнаграден с рай.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.И если моя цель была - искоренить зло во имя ислама, тогда наградой мне будет рай.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.Якщо в моїх намірах було викорінювати зло заради ісламу, я отримаю в нагороду рай.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.אם כוונתי היתה להסיר את הרשע למען האיסלם, כי אז אבוא על גמולי בגן עדן.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.إذا كانت نيتي القضاء على الشر من أجل الإسلام، عندها سيكون جزائي الجنة.
Eğer niyetim Islam'dan kötülükleri yok etmekse o zaman ben cennetle mükaafatlandırılacağım.僕は楽園に行けるんだ
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."27 de oase din mână și încheietură permit oamenilor să creeze și să distrugă în același timp.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."27 huesos en la mano y la muñeca permiten a los humanos crear y destruir al mismo tiempo.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."우리는 손을 구성하는 27개의 뼈들로 창조하기도, 파괴하기도 한다.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."27 kości dłoni i nadgarstka pozwala ludziom jednocześnie tworzyć i niszczyć.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."27 ossa della mano e del polso permettono agli esseri umani di creare e distruggere contemporaneamente.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."27 xương ở bàn tay và cổ tay cho phép con người cùng lúc tạo dựng và phá huỷ.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."27 עצמות בכף היד ובזרוע מאפשרות לבני האדם ליצור
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."Vinte e sete ossos na mão e pulso permitem aos humanos simultaneamente criar "e destruir.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar."В руке 27 косточек, позволяющих человеку создавать или разрушать.
El ve bilekteki 27 kemik insanları aynı zamanda oluşturmak ve yok etmek için olanak sağlar.創造と破壊を繰り返してきた 歴史上の 偉大な創造には何千もの手が関わっている
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.Dar când întâlnești oamenii, în Liban de exemplu, e o altă poveste.
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.Deze week vieren we onze creativiteit.
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.하지만 예를들면 레바논 같은 곳에 있는 사람들을 만나보면 아주 다른 이야기를
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.No jedným z hlavných dôvodov nášho konania je, že nás poháňa túžba zničiť sa navzájom.
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.Тази седмица е честване на нашата креативност.
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.אבל כשאתה נפגש עם אנשים, לדוגמה בלבנון,זה סיפור אחר לגמרי.
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.لكنك عندما تذهب و تلتقي مع ناس آخرين في لبنان مثلا ، تجد
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.人と会ってみると それはとても違った話となります
Hedefimiz al Qaeda'yı yok etmektir, ve tam olarak da bunu yapacak bir yoldayız.우리의 폭표는 알 카에다를 무너뜨리는 것이고, 우리는 바로 그것을 이행하기 위한 길을 가고 있습니다.
Hedefimiz al Qaeda'yı yok etmektir, ve tam olarak da bunu yapacak bir yoldayız.Notre but est de détruire Al Qaida, et nous sommes sur la voie de faire exactement cela.
Hedefimiz al Qaeda'yı yok etmektir, ve tam olarak da bunu yapacak bir yoldayız.Nuestro objetivo es destruir al Qaeda, y estamos en camino para lograr exactamente eso.
Hedefimiz al Qaeda'yı yok etmektir, ve tam olarak da bunu yapacak bir yoldayız.Unser Ziel ist al-Qaida zu zerstören, und wir sind auf einem Weg, um genau das zu tun.
Hedefimiz al Qaeda'yı yok etmektir, ve tam olarak da bunu yapacak bir yoldayız.アフガニスタンの人々は、自らの支配権を確保し、永続的な平和を築きたく思っています。
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.Elle guette, prête à effacer toute ce qui pourrait devenir une menace.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.Está simplesmente à espera, pronta para eliminar o que se torne uma ameaça.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.Họ chỉ ở yên đó và sẵn sàng tiêu diệt bất cứ thứ gì mà họ cho là mối đe dọa.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.Iba ticho sedia, pripravení vymazať čokoľvek, čo sa pre nich stane hrozbou.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.Jen tak si tam sedí, připraveni vymýtit cokoli, co se stane hrozbou.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.Jest gotowa zniszczyć wszystko, co jej zagrozi. Jest gotowa zniszczyć wszystko, co jej zagrozi.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.저쪽 어딘가에 위험이 될만한 무엇인가를 제거하기 위해서 숨어 있는 것이죠.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.Sie wartet nur darauf, alles zu vernichten, was zu einer Bedrohung wird.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.Sinyal itu ada di sana dan melenyapkan apapun yang dapat menjadi ancaman.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.Sta là a controllare che niente si converta in una minaccia.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.Y simplemente esté ahí aguardando, lista para destruir cualquier cosa que supusiese una amenaza.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.Ze zit daar klaar om alles te vernietigen wat een bedreiging wordt.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.Απλώς κάθεται εκεί έτοιμος να εξαλείψει οτιδήποτε μετατραπεί σε απειλή.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.И вот, сидит себе эта цивилизация, готовая в любую минуту уничтожить всё, что покажется ей подозрительным.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.Просто си седи там, готова да заличи всичко, което се превръща в заплаха.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.אז היא יושבת לה שם, מוכנה להשמיד כל דבר שהופך לאיום בעינייה.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.إنها فقط قابعة وجاهزة لطمس أي شيء قد يصبح مهدداً.
Herhangi bir şey tehdide dönüştüğünde onu yok etmek için hazırda bekliyor.脅威になりそうなものを殲滅する 準備をしているのです もしくは そんなに 知的ではなく
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Die ersten Entdecker rieben sich Kokain in ihre Augen um den Schmerz zu verhindern.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Exploratorii timpurii își frecau cocaină în ochi pentru a le ceda durerea.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.I primi esploratori si cospargevano gli occhi di cocaina per alleviare il dolore.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Kiedyś wcierano kokainę do oczu by powstrzymać ból.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.그래서 초기 탐험가들은 그 고통을 없애기 위해 코카인을 눈에 바르기도 했죠.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Les premiers explorateurs se frottaient les yeux avec de la cocaïne pour ne plus en ressentir la douleur.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Los primeros exploradores se frotaban cocaína en los ojos para calmar el dolor.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Những nhà thám hiểm đầu tiên xoa cô-ca-in vào mắt để cho đỡ đau.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Ontdekkingsreizigers smeerden cocaïne in hun ogen om de pijn te bestrijden.
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Penjelajah terdahulu menaruh kokain di mata mereka untuk menghilangkan rasa sakitnya.

İlgili Sayfalar