yok etmek ile cümle
yok etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.E i farisei uscirono subito con gli erodiani e tennero consiglio contro di lui per farlo morire
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.E os fariseus, saindo dali, entraram logo em conselho com os herodianos contra ele, para o matarem.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.Fariseii au ieşit afară, şi s'au sfătuit îndată cu Irodianii cum să -L piardă.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.In farizeji izidejo in se precej s Herodovci posvetujejo zoper njega, kako bi ga pogubili.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.Ja fariseukset lähtivät ulos ja pitivät kohta herodilaisten kanssa neuvoa häntä vastaan, surmataksensa hänet.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.바리새인들이 나가서 곧 헤롯당과 함께 어떻게 하여 예수를 죽일꼬 의논하니라
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.Les pharisiens sortirent, et aussitôt ils se consultèrent avec les hérodiens sur les moyens de le faire périr.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.Los fariseos salieron en seguida, junto con los herodianos, y tomaron consejo contra él, cómo destruirlo
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.Og Farisæerne gik straks ud og holdt Råd med Herodianerne imod ham, hvorledes de kunde slå ham ihjel.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.Tedy wyszedłszy Faryzeuszowie, uczynili wnet radę z Herodyjany przeciwko niemu, jakoby go stracili.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.Και εξελθοντες οι Φαρισαιοι συνεβουλευθησαν ευθυς μετα των Ηρωδιανων κατ' αυτου, δια να απολεσωσιν αυτον.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.И фарисеите, като излязоха, веднага се наговориха с Иродианите против Него, как да Го погубят.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.І вийшовши Фарисеї, зараз з Iродиянами зробили раду на Него, як Його погубити.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.Фарисеи, выйдя, немедленно составили с иродианами совещание против Него, как бы погубить Его.
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.והפרושים יצאו מהרה ויתיעצו עליו עם ההורדוסיים לאבדו׃
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.فخرج الفريسيون للوقت مع الهيرودسيين وتشاوروا عليه لكي يهلكوه
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.法 利 賽 人 出 去 、 同 希 律 一 黨 的 人 商 議 、 怎 樣 可 以 除 滅 耶 穌
Bunun üzerine Ferisiler dışarı çıktılar, İsayı yok etmek için Hirodes yanlılarıyla hemen görüşmeye başladılar.法 利賽人 出去 、 同希律 一 黨 的 人 商議 、 怎 樣 可以 除 滅耶穌
Bunu yok etmek için, birinci satırın yerine birinci satır eksi 2 çarpı ikinci satırı yazarım. -Y puedo eliminar a este por sustituyendo Fila 1 con Fila 1 menos 2 por Fila 2
Bunu yok etmek için, birinci satırın yerine birinci satır eksi 2 çarpı ikinci satırı yazarım. -ويمكنني التخلص منه عن طريق استبدال الصف 1 بالصف 1 - 2 × الصف 2
Bu silahları yok etmek yerine nefs-i müdafaa için yenilerini icat ettiler.Alih-alih menghilangkan senjata-senjata itu mereka menemukan orang lain untuk membela diri.
Bu silahları yok etmek yerine nefs-i müdafaa için yenilerini icat ettiler.Anstatt Waffen zu vernichten, werden immer bessere Waffen entwickelt zur Selbstverteidigung.
Bu silahları yok etmek yerine nefs-i müdafaa için yenilerini icat ettiler.En lugar de eliminar esas armas inventaron otras para la autodefensa.
Bu silahları yok etmek yerine nefs-i müdafaa için yenilerini icat ettiler.In loc sa elimine aceste arme au inventat altele pentru auto-aparare.
Bu silahları yok etmek yerine nefs-i müdafaa için yenilerini icat ettiler.Invece di eliminare queste armi ne inventano altre per autodifesa.
Bu silahları yok etmek yerine nefs-i müdafaa için yenilerini icat ettiler.Вместо да се премахнат тези оръжия, се създават други за самозащита.
Bu soruyu çözmenin diğer bir yöntemi ise, paydayı yok etmektir. .Ett annat sätt att tänka är att... Vi distribuerar ut divisionen.
Bu soruyu çözmenin diğer bir yöntemi ise, paydayı yok etmektir. .다른 방법으로는 나눗셈을 분리키시는 것 입니다
Bu soruyu çözmenin diğer bir yöntemi ise, paydayı yok etmektir. .Une autre façon de voir les choses. Nous distribuons la division.
Bu soruyu çözmenin diğer bir yöntemi ise, paydayı yok etmektir. .الطريقة الاخرى التي نفكر بها هي ان نقوم بتوزيع اشارة القسمة
Bu yoksulluğu yok etmek mi?Ist das Beseitigung von Armut?
Bu yoksulluğu yok etmek mi?Lo chiedo a voi, è questo eliminare la povertà?
Cevap açık: hedefimiz Amerika'nın görüntüsünde bir ülke kurmak ya da Taliban'ın her zerresini yok etmek değil.대답은 분명합니다: 우리의 목표는 미국의 이미지를 가진 나라를 건설하는 것이 아닙니다. 또흔 탈리반의 모든 흔적을 근절하려는 것도 아닙니다.
Cevap açık: hedefimiz Amerika'nın görüntüsünde bir ülke kurmak ya da Taliban'ın her zerresini yok etmek değil.また、タリバンの足跡をひとつ残らず撲滅することでもないのです。 これらの目標は、さらに長い年月とお金がかかり、最も重要なことに、さらなるアメリカ人の犠牲が生まれてしまいます。
Çocukların, hatta emziktekilerin sesiyle Set çektin hasımlarına, Düşmanı, öç alanı yok etmek için.dinyanyikan oleh anak-anak dan bayi. Pemerintahan-Mu teguh tak tergoyahkan untuk membungkamkan musuh dan lawan
Çocukların, hatta emziktekilerin sesiyle Set çektin hasımlarına, Düşmanı, öç alanı yok etmek için.HERE, onze God, de majesteit en glorie van uw naam vullen de gehele aarde en de hemelen vloeien ervan over.
Çocukların, hatta emziktekilerin sesiyle Set çektin hasımlarına, Düşmanı, öç alanı yok etmek için.HERRE, vår Herre, huru härligt är icke ditt namn över hela jorden, du som har satt ditt majestät på himmelen!
Çocukların, hatta emziktekilerin sesiyle Set çektin hasımlarına, Düşmanı, öç alanı yok etmek için.Herre, vår Herre, hvor herlig ditt navn er over all jorden, du som har utbredt din prakt over himmelen!
Çocukların, hatta emziktekilerin sesiyle Set çektin hasımlarına, Düşmanı, öç alanı yok etmek için.Hospodine, náš Pane, jaké slávne je tvoje meno na celej zemi, ktorý si dal svoje veličenstvo na nebesiach!
Çocukların, hatta emziktekilerin sesiyle Set çektin hasımlarına, Düşmanı, öç alanı yok etmek için.Hospodine Pane náš, jak důstojné jest jméno tvé na vší zemi! Nebo jsi vyvýšil slávu svou nad nebesa.
Çocukların, hatta emziktekilerin sesiyle Set çektin hasımlarına, Düşmanı, öç alanı yok etmek için.주의 대적을 인하여 어린 아이와 젖먹이의 입으로 말미암아 권능을 세우심이여 이는 원수와 보수자로 잠잠케 하려 하심이니이다
Çocukların, hatta emziktekilerin sesiyle Set çektin hasımlarına, Düşmanı, öç alanı yok etmek için.Mi Urunk Istenünk, mily felséges a te neved az egész földön, a ki az egekre helyezted dicsõségedet.
Çocukların, hatta emziktekilerin sesiyle Set çektin hasımlarına, Düşmanı, öç alanı yok etmek için.Panie, Panie nasz! jakoż zacne jest imię twoje po wszystkiej ziemi! któryś wyniósł chwałę twoję nad niebiosa.
Çocukların, hatta emziktekilerin sesiyle Set çektin hasımlarına, Düşmanı, öç alanı yok etmek için.מפי עוללים וינקים יסדת עז למען צורריך להשבית אויב ומתנקם׃
Çocukların, hatta emziktekilerin sesiyle Set çektin hasımlarına, Düşmanı, öç alanı yok etmek için.من افواه الاطفال والرضّع اسست حمدا بسبب اضدادك لتسكيت عدوّ ومنتقم
Çocukların, hatta emziktekilerin sesiyle Set çektin hasımlarına, Düşmanı, öç alanı yok etmek için.你 因 敵 人 的 緣 故 、 從 嬰 孩 和 喫 奶 的 口 中 、 建 立 了 能 力 、 使 仇 敵 和 報 仇 的 、 閉 口 無 言
Çocukların, hatta emziktekilerin sesiyle Set çektin hasımlarına, Düşmanı, öç alanı yok etmek için.你 因敵人 的 緣故 、 從嬰孩 和 喫奶 的 口中 、 建立 了 能力 、 使 仇敵 和 報仇 的 、 閉口無言
Çünkü kırıp geçirmek "her birini yok etmek" demek değildir.Bởi vì, về mặt kĩ thuật, "decimate" không có nghĩa là "xóa sạch hoàn toàn".
Çünkü kırıp geçirmek "her birini yok etmek" demek değildir.¿Por qué?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Daavid sanoi hänelle: "Kuinka et peljännyt ojentaa kättäsi tuhotaksesi Herran voidellun?"
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Da sa David til ham: Hvorledes kunde du driste dig til å utrekke din hånd og ta livet av Herrens salvede?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Da sagde David: "Frygtede du dog ikke for at lægge Hånd på HERRENs Salvede og dræbe ham!"
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Daud berkata, "Berani sekali engkau membunuh raja pilihan TUHAN!
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Davi ainda lhe perguntou: Como não temeste estender a mão para matares o ungido do Senhor?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.David i -a zis: ,,Cum nu ţi -a fost frică să pui mîna... pe unsul Domnului şi să -l omori?``
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.David lui dit: Comment n`as-tu pas craint de porter la main sur l`oint de l`Éternel et de lui donner la mort?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.David sade till honom: »Kände du då ingen fruktan för att uträcka din hand till att förgöra HERRENS smorde?»
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Ða - vít nói rằng : Cớ_sao ngươi không sợ giơ tay lên giết kẻ chịu xức dầu của Ðức_Giê - hô-va ?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Ða-vít nói rằng: Cớ sao ngươi không sợ giơ tay lên giết kẻ chịu xức dầu của Ðức Giê-hô-va?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.In David mu reče: Kako, da se nisi bal položiti roke svoje na maziljenca GOSPODOVEGA, da ga pogubiš?