Ana içeriğe geç
Sözlük

yoğunlaşma ile cümle

yoğunlaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Baryonik madde kütleleri karanlık maddenin soğuk halelerinde yoğunlaşmaya başladılar.Các vật chất baryon bắt đầu tích tụ trong quầng vật chất tối lạnh.
Üniversiteye resmen 24 Ekim 1904’e de girdi ve matematik üzerine yoğunlaşmak istediğini beyan etti.彼女は正式に1904年10月24日に大学に再び入学し、数学を専門的に学ぶ意向を宣言した。
Yoğunlaşma oranı.^ モル濃度
Bu kez çatışmalar ülkenin kuzeyinde yoğunlaşmaya başladı.この戦闘は北部州で厭戦気分を高揚させた。
Onların yoğunlaşmasıyla da duman oluşuyor.また、必殺技には炎を伴う。
Buz kristalleri 0 °C altında su buharının Yoğunlaşması ile oluşur.氷の圧力が水の融点を0°C以下としている。
7600 ila 12200 metre arasındaki yoğunlaşma izleri, "neredeyse katılaşmış" girift bir kumaş gibi olurlar.7600到12200米之间的飞机云一般合并成“几乎实体”的交错状。
Heyecanlı atomların yoğunlaşmasıyla form alır.刺激某些酶的活性。
Sami halkı; Norveç, İsveç ve Finlandiya'nın kuzeyinde yoğunlaşmaktadır.薩米人居住在挪威、瑞典、芬蘭和俄羅斯的北部地區。
Ayrıca iyi ışık yoğunlaşması sağlayan objelerin kullanılması hakkı da ondaydı.他还成功地建立了焰心的光的偏振的实验上定律。
Araştırmaları makroekonomi, iş ekonomisi, ekonomik büyüme ve ekonomik politika konularında yoğunlaşmaktadır.柯成兴教授主要致力于研究经济增长、经济发展、货币经济、宏观经济和失重经济。
12 yaşına kadar futbol ile tenis oynamayı sürdürdü, daha sonra sadece tenise yoğunlaşmakta karar kıldı.그는 테니스 선수가 되기로 결정했던 12세 전까지는 축구 또한 함께 배웠다.
Yeni döneme damgasını vuran yoğunlaşma oldu.이후 명포수가 새총으로 쏜 분필에 머리를 맞는다.
Orkestrasyon giderek daha yoğunlaşmaktadır.토속 건축은 점점 장식적인 경향을 띄었다.
İlçede spor faaliyetleri futbol üzerinde yoğunlaşmaktadır.흥미는 축구 스포츠는 전반적으로 잘한다.
Yoğunlaşma oranı.Сума на интензивността.
Ester oluşumuna yol açan yoğunlaşma tepkimesine esterleşme denir.Кондензационна реакция за образуване на естер се нарича естерификация.
Kendi besteleri ve yeni projeler üzerine yoğunlaşmak istemiştir.Istovremeno, usmjerila je svoje interese i na druge planove.
Onlar çekmek veya bozonların yoğunlaşmasını alışverişinde birbirlerini iterler.Fermióny sa priťahujú alebo odpudzujú navzájom pomocou výmeny bozónov.
Diskin iç yapısında, birçok karanlık geçit ve yıldız yoğunlaşmaları bulunur.Notranja struktura galaksije vsebuje več temnih področij in zvezdnih zgostitev v svojem disku.
12 yaşına kadar futbol ile tenis oynamayı sürdürdü, daha sonra sadece tenise yoğunlaşmakta karar kıldı.Jis žaidė futbolą iki 12 metų, bet vėliau nusprendė koncentruotis tik į tenisą.
Protestanlık kuzey ve doğuda; Roma Katolikliği ise güney ve batıda yoğunlaşmaktadır.Protestantai yra susitelkę šalies šiaurėje ir rytuose, o Romos katalikai – pietuose ir vakaruose.
Baryonik madde kütleleri karanlık maddenin soğuk halelerinde (İng. halo) yoğunlaşmaya başladılar.Selle tulemusena hakkasid baronid kondenseeruma külma tumeda aine halodes.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.Aber besser - was viel wichtiger ist ist, dass sie Sonnenlicht bündeln müssten.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.A co ważniejsze, musiałyby skupiać światło słoneczne.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.A ještě lépe - což je důležitější - by musely koncentrovat sluneční záření.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.Ale lepšie -- čo je dôležitejšie museli by koncentrovať svetlo.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.Ami még fontosabb, hogy valahogy össze kell gyűjteniük a napfényt.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.Dar mai bine -- ce e mai important este că ar trebui să concentreze lumina solară.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.하지만 그보다 더 중요한 것이 있는데 바로 햇빛을 모아야 할 것이라는 겁니다.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.Maar nog belangrijker is dat zij het zonlicht moeten concentreren.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.Ma quel che è piú importante dovebbero essere capaci di concentrare la luce del sole.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.Mieux encore -- plus important, c'est qu'elles devraient concentrer la lumière du soleil.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.Nhưng còn tốt hơn -- và quan trọng hơn là chúng sẽ phải tập trung ánh sáng mặt trời.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.Pero aún mejor -- lo que es más importante es que tendrían que concentrar la luz solar.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.Но което е по-важно, те трябва да концентрират слънчева светлина.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.Но, что еще важнее, так это то, что им также понадобилось бы концентрировать солнечный свет.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.אבל יותר טוב -- מה שיותר חשוב זה שהם יצטרכו לרכז אור שמש.
Ama daha iyisi ve bundan daha önemlisi güneş ışığına yoğunlaşmaları gerekirdi.太陽光を集めなければいけないことです 木星や その衛星を照らす太陽光は
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Aber es ist natürlich ein Problem, wenn man Leute auffordert sich auf Probleme zu konzentrieren.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Ale oczywiście proszenie ludzi o skupieniu się na problemach samo jest problemem.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Ale samozřejmě, je problématické ptát se lidi, aby se zaměřili na problémy.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Dar desigur, e o problemă să pui oamenii să se concentreze pe probleme.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Há um problema ao pedir a alguém que se concentre nos problemas.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.하지만 물론 사람들에게 문제에만 집중하라고 하는 것은 문제가 있습니다.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Ma di certo, è un problema chiedere alle persone di focalizzarsi sui problemi.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Mais bien sûr, le fait même de demander aux gens de se pencher sur ces problèmes est tout aussi problématique.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Men selvfølgelig er der et problem i at bede folk fokusere på problemer.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Pero por supuesto, existe un problema al pedirle a las personas que se enfoquen en los problemas.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Régen rossz, ha arra kérjük az embereket hogy a problémákra koncentráljanak.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Tentu saja, ada masalah ketika menyakan orang untuk fokus pada permasalahan.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Tuy nhiên, có vấn đề với việc yêu cầu mọi người tập trung vào các vấn đề.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Uiteraard is het moeilijk om mensen te vragen om te focussen op problemen.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Адже неправильним є просити людей зосередитись на проблемах.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Но, конечно, проблематично просить людей сосредоточиться на проблемах.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.Но, разбира се, има проблем в това да помолиш хората да се съсредоточат върху проблемите.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.וזה בעייתי לבקש מאנשים להתמקד רק בבעיות.
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.لانه بالطبع , هناك مشكلة أن نجعل الناس تركز على المشاكل .
Ama tabii, insanlardan sorunlara yoğunlaşmalarını istemekte bir sorun var.なぜなら これらの問題は解決できないからです
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Apa juhar emelkedett, és egy enyhe hangja szerény hatóság elrendelte a szétszórt emberek lecsapódik.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod