Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Cha Mapple tăng, và bằng một giọng nhẹ của cơ quan khiêm tốn đã ra lệnh rải rác mọi người ngưng tụ.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Fader Mapple steg, och i en mild röst anspråkslösa myndighet beordrade utspridda människor att kondensera.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Far Mapple steg, og i en mild stemme fordringsløse myndighed bestilt den spredte folk til at kondensere.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Isä Mapple nousi, ja lievä äänen vaatimaton viranomainen määräsi hajallaan ihmiset tiivistyä.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Mapple Bapa bangkit, dan dengan suara ringan otoritas sederhana memerintahkan tersebar orang mengembun.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.아버지 Mapple 로즈, 그리고 주제 넘지 않은 권위의 온화한 목소리에 흩어져있는 명령
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Mapple Ojciec wstał i łagodnym głosem skromny organ nakazał rozproszone ludzi do kondensacji.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Mapple tatăl a crescut, şi într-o voce uşoară de autoritate modest dispus împrăştiate oamenii să condenseze.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Mapple האב עלה, בקול מתון של סמכות צנוע הורה מפוזרים
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Oče Mapple rose, in v blagi glas nevsiljive organ odredil razpršene ljudi, da se kondenzirajo.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Otec Mapple růže a jemným hlasem nenáročný nařídila rozptýlené lidí ke kondenzaci.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Otec Mapple ruže, a mierny hlas nenáročný nariadila rozptýlené ľudí ku kondenzácii.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Padre Mapple si alzò, e con voce dolce senza pretese di autorità ha ordinato il sparsi persone a condensare.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Vader Mapple roos, en in een milde stem van de bescheiden overheid beval de verstrooide mensen te condenseren.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Батько Mapple троянди, а в м'який голос скромна влади наказали розсіяного людей конденсуватися.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Отец Mapple роза, и мек глас на непретенциозен орган разпореди на разпръснати хората да се кондензира.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Отец Mapple розы, а в мягкий голос скромная власти приказали рассеянного людей конденсироваться.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.وارتفع Mapple الأب ، وبصوت خفيف من سلطة أمر متواضع مبعثرة
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.人々が凝縮してあります。 "そこに、通路を右舷!離れての側面
Bu defa üzerinde yoğunlaşmaya karar verdiğim dünya bilim ve teknoloji dünyası.A világ, amelyre koncentrálni fogok ebben az esetben, a tudomány és a technológia világa.
Bu defa üzerinde yoğunlaşmaya karar verdiğim dünya bilim ve teknoloji dünyası.Die Welt, auf die ich mich dieses Mal konzentriere, ist die Welt der Naturwissenschaft und Technologie.
Bu defa üzerinde yoğunlaşmaya karar verdiğim dünya bilim ve teknoloji dünyası.El mundo que he decidido enfocar, en este momento, es el mundo de la ciencia y la tecnología.
Bu defa üzerinde yoğunlaşmaya karar verdiğim dünya bilim ve teknoloji dünyası.이 특별한 전시에 제가 초점을 맞추고자 했던 부분은 과학 분야 그리고 기술 분야입니다.
Bu defa üzerinde yoğunlaşmaya karar verdiğim dünya bilim ve teknoloji dünyası.Le monde sur lequel j'ai décidé de concentrer cette fois c'est le monde de la science et de la technologie.
Bu defa üzerinde yoğunlaşmaya karar verdiğim dünya bilim ve teknoloji dünyası.Lumea asupra căreia m-am decis să mă concentrez de această dată este lumea ştiinţei şi a tehnologiei.
Bu defa üzerinde yoğunlaşmaya karar verdiğim dünya bilim ve teknoloji dünyası.Oblast, na kterou se tentokrát zaměřuji je svět vědy a svět technologií.
Bu defa üzerinde yoğunlaşmaya karar verdiğim dünya bilim ve teknoloji dünyası.Questa volta il mondo su cui ho deciso di concentrarmi è quello della scienza e della tecnologia.
Bu defa üzerinde yoğunlaşmaya karar verdiğim dünya bilim ve teknoloji dünyası.Świat, na którym postanowiłam się skupić tym razem, to świat nauki i technologii.
Bu defa üzerinde yoğunlaşmaya karar verdiğim dünya bilim ve teknoloji dünyası.В этот раз я решила сфокусировать своё внимание на мире науки и технологии.
Bu defa üzerinde yoğunlaşmaya karar verdiğim dünya bilim ve teknoloji dünyası.Светът, върху който реших да се съсредоточа този път, е светът на науката и светът на технологията.
Bu defa üzerinde yoğunlaşmaya karar verdiğim dünya bilim ve teknoloji dünyası.העולם בו החלטתי להתמקד הפעם הוא עולם המדע ועולם הטכנולוגיה.
Bu defa üzerinde yoğunlaşmaya karar verdiğim dünya bilim ve teknoloji dünyası.العالم الذي قررت أن أركز عليه في هذه المرة تحديدا هو عالم العلوم والتكنولوجا
Bu defa üzerinde yoğunlaşmaya karar verdiğim dünya bilim ve teknoloji dünyası.科学の世界と 技術の世界です 技術とデザインは 深く関わっていますが
Bu fenomen, var olan bağlantılar üzerine yoğunlaşma olgusu blog dünyasının karakteristik özelliklerindendir.그리고 그 현상은, 기존의 링크가 불어나가는 것 같은 현상은 블로거스피어와 한 특징입니다.
Bu fenomen, var olan bağlantılar üzerine yoğunlaşma olgusu blog dünyasının karakteristik özelliklerindendir.Và hiện tượng chồng chéo các đường link đó
Bu fenomen, var olan bağlantılar üzerine yoğunlaşma olgusu blog dünyasının karakteristik özelliklerindendir.והתופעה הזאת, התופעה הזאת שבה אנשים נמשכים לקישורים קימים היא מאפיין של הבלוגוספירה,
Bu fenomen, var olan bağlantılar üzerine yoğunlaşma olgusu blog dünyasının karakteristik özelliklerindendir.و هذه الظاهرة، هذه الظاهرة لنوع من التمركز على الروابط القائمة هي أحد صفات المدونات الإلكترونية
Bu fenomen, var olan bağlantılar üzerine yoğunlaşma olgusu blog dünyasının karakteristik özelliklerindendir.積み重なるリンクこそが ブログ界の性質なのです 特に政治的なものでは 顕著です
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.Chúng ta đang thực sự gặp khó khăn trong việc này.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.Daar hebben we echt moeite mee.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.È veramente difficile.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.Kami benar-benar berjuang untuk menjawabnya.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.우리는 이것을 하는데 정말 고군분투합니다
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.Komolyan küzdünk ezen, hogy megcsináljuk.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.Noi chiar ne străduim să facem asta.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.Nós debatermo-nos muito para fazer isso.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.Nous avons vraiment du mal à faire ceci.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.Opravdu se o tohle snažíme.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.Realmente luchamos para lograrlo.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.To trudne zadanie.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.Wir mühen uns wirklich ab, dies zu tun.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.Δυσκολευόμαστε πολύ να το καταλάβουμε αυτό.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.Нам важко це визначити.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.Нам с этим действительно сложно.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.Ние наистина се мъчим да направим това.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.אנו ממש מתאמצים לעשות זאת.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.نحن بالفعل نكافح من أجل هذا.
Bu konunun üzerine gerçekten yoğunlaşmalıyız.ですが物質を進化させ
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız. Ve benim yoğunlaşmak istediğim konu bu.För om du inte minskar den klyftan, kommer du stå just där vi är idag.
Fakat demo üzerine yoğunlaşmak istiyorum.Aber ich werde mich auf die Vorführung konzentrieren.