Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.E recebe uma uva e come-a.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Il obtient du raisin et il le mange.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Kap egy szőlőt, és megeszi.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.그 원숭이는 포도를 한 알 받아 먹죠.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Nó lấy nho rồi ăn.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Och hon får druvan och äter den.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Og hun får en vindrue og spiser den.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Primește un bob de strugure și-l mănâncă.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Se saa rypäleen ja syö sen.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Sie bekommt die Weintraube und isst sie.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Zato dobi jagodo in jo pojé.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Και παίρνει σταφύλι και το τρώει.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Получава грозде и го изяжда.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.והיא מקבלת ענב ואוכלת אותו.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.فتحصل على عنب في المقابل وتأكله.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.もう一方はそれを見ていて
Bizim yediğimizin aynısını yiyorsunuz.Aku mendapatkan makanan yang sama seperti kita.
Bizim yediğimizin aynısını yiyorsunuz.Comerán la misma comida que nosotros.
Bizim yediğimizin aynısını yiyorsunuz.I får den samme mad som os.
Bizim yediğimizin aynısını yiyorsunuz.Jullie krijgen hetzelfde voedsel als ons.
Bizim yediğimizin aynısını yiyorsunuz.Ni får samma mat som vi.
Bizim yediğimizin aynısını yiyorsunuz.Ugyanazt az ételt kapjátok, mint mi.
Bizim yediğimizin aynısını yiyorsunuz. Ve barınak olarak aynı barınakta konaklıyoruz.Λαμβάνετε το ίδιο φαγητό με μας, και το ίδιο κατάλυμα, επίσης...
Bizim yediğimizin aynısını yiyorsunuz.Да получа същата храна като нас.
Bizim yediğimizin aynısını yiyorsunuz.Ще ядеш това, което и ние.
Bizim yediğimizin aynısını yiyorsunuz..תקבלו את אותו אוכל כמו שלנו
Bizim yediğimizin aynısını yiyorsunuz.ستحصلان على ذات الطعام الذي لدينا
Biz ne yersek o da onu yiyor- Co jíme my, je i on.
Biz sebze yersek o da sebze yiyor.- Pokud jíme zeleninu, on je také.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarAlors ils stationnent là et ont un formidable déjeuner avec une vue spectaculaire.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarAșadar, parchează acolo și au parte de un prânz pe cinste și o priveliște spectaculoasă.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarDus ze parkeren daar en hebben een heerlijke lunch met een spectaculair uitzicht.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlar여행선을 착륙시킨 후에, 베아트릭스와 아약스는 아주 맛있는 점심을 화려한 전망을 감상하며 먹습니다.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarParan allí y tienen un magnífico almuerzo con una vista espectacular.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarParcheggiano lì e fanno un magnifico pranzo, con una vista spettacolare.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarTak więc parkują tam i zjadają cudowny posiłek, rozkoszując się fantastycznym widokiem.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarИ така, паркират там, обядват прекрасно и имат зрелищна гледка.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarОни приземляются и устраивают потрясающий обед, наслаждаясь едой и чудесным видом.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarוכך הם מחנים עצמם שם ואוכלים ארוחת צהריים נפלאה ויש להם מראה מרהיב.
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarفيتوقفون ويتناولون وجبة غداء رائعه ويستمتعون بالمنظر الرائع
Böylece, oraya park edip, muhteşem bir manzara seyrederek korkunç güzel bir öğle yemeği yiyorlarその上最高の景色も堪能しました お昼を済ませてアンカーをほどき
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!A zrovna jsme jedli a jí najednou spadla brada a říká: "Mami!
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!Così, siamo lì che mangiamo e lei rimane a bocca aperta, e dice: "Mamma!
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!Entonces mientras estábamos comiendo, su mandíbula cae, queda boquiabierta y me dice:"¡Mamá!
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!Éppen ettünk, és ettől leesett az álla. "Anyu!
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!Estávamos a comer, e ela ficou de queixo caído, e disse: "Mãe!
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!Jemy spokojnie, a jej opada szczęka, i nagle pyta: "Mamo!
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!때마침 우리는 음식을 먹고 있었는데, 아이의 입이 쩍 벌어졌습니다. 그리고 말하길, "엄마!
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!Noi tocmai mâncam, iar ei îi pică faţa, şi izbucneşte, "Mami!
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!On est en train de manger, et elle reste bouche bée,
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!Práve vtedy sme obedovali a zrazu jej spadla sánka, a ona na to: "Mamí!
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!Saat itu kami sedang makan, dan dia langsung tercengang, dan dia berkata, "Bu!
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!Sau đó, chúng tôi chỉ ăn uống, và rồi hàm dưới của nó trề xuống, rồi nói nói "Mẹ!
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!We zaten te eten en haar mond valt open. "Mam!
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!Wir waren gerade beim Essen, als ihr der Kinnladen herunterfiel. "Mama!", rief sie,
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!Και εκεί που τρώγαμε, έμεινε με το στόμα ανοιχτό, και λέει, "Μαμά!
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!И така, храним се и направо и пада ченето и възкликна , " Мамо!
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!Ми просто їли, і тут в неї просто-таки відвисла щелепа, і вона така: "Мам!
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!У неё просто челюсть отвисла. Мы сидим себе, едим... Она воскликнула:
Bu arada biz yemek yiyoruz, ağzı açık öylece kala kaldı, sonra dedi ki, "Anne!ובדיוק אכלנו, והלסת שלה פשוט נפלה, והיא אומרת, "אמא!