Birlikte yemek yiyorlar. Birlikte kan döküyorlar.Вони разом проливали кров.
Birlikte yemek yiyorlar. Birlikte kan döküyorlar.הם אכלו ביחד. הם הקיזו דם ביחד.
Birlikte yemek yiyorlar. Birlikte kan döküyorlar.لقد أكلوا سوياً، ونزفوا سوياً.
Birlikte yemek yiyorlar. Birlikte kan döküyorlar.故郷のカンザスシティに帰ってくると
Birlikte yemek yiyorlar.Comeram juntos.
Birlikte yemek yiyorlar.Együtt ettek.
Birlikte yemek yiyorlar.Han comido juntos.
Birlikte yemek yiyorlar.Hanno mangiato insieme.
Birlikte yemek yiyorlar.Họ ăn chung.
Birlikte yemek yiyorlar.Ils ont mangé ensemble.
Birlikte yemek yiyorlar.Jedli spolu.
Birlikte yemek yiyorlar.Mereka makan bersama.
Birlikte yemek yiyorlar.Sie haben zusammen gegessen.
Birlikte yemek yiyorlar.Ze aten samen.
Birlikte yemek yiyorlar.Έχουν φάει μαζί.
Birlikte yemek yiyorlar.Они ели вместе.
Birlikte yemek yiyorlar.Яли са заедно.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.E cadiamo nelle nostre proprie contraddizioni.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.És itt saját magunkkal kerülünk ellentmondásba.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Et nous voilà en quelque sorte dans notre propre escroquerie.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.I tak oszukujemy sami siebie.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.그리고 우리는 스스로에게 일종의 속임수를 씁니다.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Og vi lander nærmest i vores eget bedrag.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Suntem, într-un fel, implicaţi în propria noastră înşelătorie
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Und wir gehen uns ein Stück weit selbst auf den Leim.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Và chúng ta đã bị dính vào bẫy của mình.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz. Yani -- bu komik de. Buradan bakınca komik.И си вярваме на собствените лъжи, колкото и смешно да звучи. или поне на мене ми звучи
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Y quedamos atrapados en nuestras contradicciones.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Zo trappen we in onze eigen tegenstelling.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.Και με αυτόν τον τρόπο εξαπατούμε τον ίδιο μας τον εαυτό.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.И это своего рода наше личное мошенничество.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.ובמובן מסוים אנחנו עובדים על עצמנו.
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.و نخادع أنفسنا
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.おかしな状況でしょう
Bir seferinde de, avlunun bir köşesinde yemek yiyorduk ve o da öbür köşede oturuyordu.Un giorno stavamo mangiando in una parte del cortile e lui era seduto dall'altra parte e disse a Dada:
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Hãy tưởng tượng một con thỏ trên một cánh đồng đang ăn cỏ Và con thỏ sẽ gặp một con cáo.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Imaginați-vă un iepure în câmp, mâncând iarba, și iepurele vede o vulpe.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Imaginem um coelho num campo, a comer erva, e o coelho vê uma raposa.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Imaginen un conejo en un campo, comiendo pasto, y el conejo repentinamente ve un zorro.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Imaginez un lapin dans un champ, qui mange de l'herbe, et le lapin va voir un renard.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Immaginate un coniglio che mangia l'erba in un campo, ed il coniglio vede una volpe.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Képzeljenek el egy nyulat, legel, és meglát egy rókát.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.토끼가 들판에서 풀을 먹고 있다고 상상해 보세요. 토끼가 여우를 봅니다.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Představte si na poli zajíce, jak se pase, a ten zajíc uvidí lišku.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Predstavte si zajaca na poli ako je trávu; a tento zajac uvidí líšku.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Stel je een konijn voor dat gras aan het eten is in een veld, en dit konijn ziet een vos.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Stellen sie sich ein Kaninchen auf einem Feld vor das Gras isst, das Kaninchen sieht einen Fuchs.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Wyobraźcie sobie zająca na polu, jedzącego trawę. I ten zając zauważa lisa.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Φανταστείτε ένα λαγό σε ένα λιβάδι να τρώει γρασίδι, και ο λαγός βλέπει μια αλεπού.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Возьмём, к примеру, кролика в поле, грызущего траву, и вдруг замечающего лису.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Представете си заек в полето, ядящ трева и изведнъж заекът вижда лисица.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.דמיינו ארנב שאוכל עשב בשדה, והארנב רואה שועל.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.تخيلوا الأرنب في الحقل، يأكل العشب، و سيرى الأرنب ثعلبا.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.そのウサギはキツネを見つけます するとウサギは安全のトレードオフをするでしょう
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.A dostane víno a sní ho.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Dia mendapat anggur dan memakannya.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor. Diğeri bunu görüyor.Ze krijgt een druif en eet die op.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Dostaje winogrono i zjada je.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Dostane hrozno a zje ho.
Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Ella toma una uva y se la come.