Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin.Adorad a vuestro Señor, quien os creó a vosotros y a quienes os precedieron, para que así seáis piadosos.
Bir kap yemek yiyince hemen kendinize geliyorsunuz.Tras haber cogido una porción de comida, esta es tuya.
Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin.Вернись к твоему Господу довольной и снискавшей довольство!
Dilediğinizce yiyin."Любая еда, которую они пожелают, будет им дана.
Onlardan yiyin, eli darda olan yoksula da yedirin.Кормите их той пищей, которой питаетесь сами, и одевайте их в ту одежду, что носите сами.
Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.Поэтому включайте – и наслаждайтесь! (неопр.).
Onlardan yiyin, eli darda olan yoksula da yedirin.فاصحوا وانهضوا يا أبناء الحرمين؛ فإنما بأيديكم قلب الموازين؛ فمن عندكم الداء، وعندكم الدواء.
Bir kap yemek yiyince hemen kendinize geliyorsunuz.Quando alguém desejava comer uma, vinha até mim.
Sebzeleri yiyin.Coma os vegetais.
Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin.De vrucht kan, indien met mate gegeten, als gezond bestempeld worden.
Ne yazık ki Büyük Buhran döneminde borsa büyük bir darbe yiyince parasının çoğunu kaybetti.Door een ongelukkige beursspeculatie raakte hij in één keer al zijn geld kwijt.
Onlardan yiyin, eli darda olan yoksula da yedirin.Opróżniajcie swoje wnętrzności i oddawajcie mocz, noście swoje ubrania, jedzcie swoje posiłki.
Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin.Kiedy ta zakwitnie i wyda owoce – jego zbrodnie zostaną odpuszczone.
Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin.Vänd tillbaka till din Herre, tillfredsställd omsluten av Hans välbehag!"
Çok sebze yiyin.Їж багато овочів.
Daha fazla meyve yiyin.Їж більше фруктів.
Albümdeki "Yiyin Efendiler!Albumin kappaleesta "Syö!
Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin.Dan terhadap nikmat Tuhanmu, hendaklah engkau nyatakan (dengan bersyukur).
(Onlara demiştik ki:) "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin.(QS Hud: 87) Artinya: Berdoalah kepada Tuhanmu dengan berendah diri dan suara yang lembut.
Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.Katakanlah: Ambillah tempat dan bersiaplah, sebab sekitarmu habis dimakan pedang!
Not: Van'ın(Wan) meşhur yemeği olan Keledoşu yiyin, yedirin.Hendaklah kalian berjamaah, sebab srigala itu memakan domba yang lepas dari kawanannya.”
Albümdeki "Yiyin Efendiler!Dòng trích dẫn của album “Cám ơn Chúa!
(Onlara demiştik ki:) "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin.「これこそ、主があなたたちに食物として与えられたパンである。
Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin.主が御顔をあなたに向け、あなたに平安を与えられますように。
Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.(例)食べてまう(食べてしまう) やってまえよ(やってしまえよ) 飲んでまった(飲んでしまった) まあ 【副】もう。
Bir kap yemek yiyince hemen kendinize geliyorsunuz.食べ物を見つけるとすぐ食べようとする。
Albümdeki "Yiyin Efendiler!アルバムのキャッチフレーズは「Everybody 夏王!
Not: Van'ın(Wan) meşhur yemeği olan Keledoşu yiyin, yedirin.「やら-す(やらせる)」「食べ-さす(食べさせる)」「食べ-らす(食べさせる)」などと用いられる。
Bu elmayı kocanız ile beraber yiyin iki çocuğunuz olacaktır demiştir.また2児の母である他の女性は「暴漢がいるのは嬉しいわ。
Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin.(思高本): 你們應永遠信賴上主,因為上主是永固的磐石。
Bu elmayı kocanız ile beraber yiyin iki çocuğunuz olacaktır demiştir.羅氏常常說:「我的兩個兒子如果有先死的,活著的必定有大富貴。
Der ki: Sultanım, yiyin, ordunuzu da doyurun.영창 : "내 몸을 휘감은 권속들이여, 빙결하라.
Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin.그가 큰일을 하셨으니 주님을 찬양하며, ◯ 그 모든 일을 온 세상에 알려라.
Ekmek yiyin!אכול את הלחם!
(Bakara, 75) Onlara şöyle denildi: Şu kentte oturun, orada istediğiniz yerden yiyin.И ще рече при Бояна: „Оставете тук плячката.
Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.Jedite meso njihovo, a nahranite i siromaha ubogog!
(Onlara demiştik ki:) "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin.Molite dakle gospodara žetve da radnike pošalje u žetvu svoju.
Bu elmayı kocanız ile beraber yiyin iki çocuğunuz olacaktır demiştir.Prispodobu je počeo riječima: "Čovjek neki imao dva sina (Lk 15,11)."
Ablamla lezzetli bir şeyler yiyin.Tu devrais manger quelque chose de bon avec Unni.
Ablamla lezzetli bir şeyler yiyin.Valami finomat kellene enned a nővéremmel együtt.
'Ama küçük kız o kadar çok yılan gibi, bildiğiniz yumurta yiyin. '어린 소녀 꽤 많은 뱀을 마세요, 당신이 알고 계란을 먹는다. "
'Ama küçük kız o kadar çok yılan gibi, bildiğiniz yumurta yiyin. 'les petites filles mangent des œufs tout autant que les serpents ne, vous savez. "
'Ama küçük kız o kadar çok yılan gibi, bildiğiniz yumurta yiyin. 'Девочки едят яйца в той же степени, как змии, делаете, вы знаете.
'Ama küçük kız o kadar çok yılan gibi, bildiğiniz yumurta yiyin. 'Дівчата їдять яйця в тій же мірі, як змії, робите, ви знаєте.
'Ama küçük kız o kadar çok yılan gibi, bildiğiniz yumurta yiyin. 'ילדות קטנות לאכול ביצים לחלוטין כמו נחשים לעשות, אתה יודע. "
'Ama küçük kız o kadar çok yılan gibi, bildiğiniz yumurta yiyin. 'الفتيات الصغيرات أكل البيض تماما بقدر ما تفعل الثعابين ، كما تعلمون. "
'Ama küçük kız o kadar çok yılan gibi, bildiğiniz yumurta yiyin. '"私はそれを信じていない、"ピジョンは言った、"しかし、その場合、なぜ、彼らは一種のです
Arada bir geri dönüp bizimle yemek yiyin.- Chłopcy!
Arada bir geri dönüp bizimle yemek yiyin. -Hı hı.- Chicos, venid de vez en cuando a cenar con nosotras.
Arada bir geri dönüp bizimle yemek yiyin. -Hı hı.Kom tillbaka ibland och ät middag.
Arada bir geri dönüp bizimle yemek yiyin. -Hı hı.-Ouçam, rapazes, voltem, de vez em quando, para jantar connosco.
Arada bir geri dönüp bizimle yemek yiyin. -Hı hı.- Ragazzi, ogni tanto venite a trovarci e cenate con noi.
Arada bir geri dönüp bizimle yemek yiyin. -Hı hı.-Ακούστε, αγόρια, να έρχεστε πού και πού για να τρώμε μαζί.
Arada bir geri dönüp bizimle yemek yiyin. -Hı hı.- Слушайте, мальчики, приходите время от времени к нам на ужин.
Arada bir geri dönüp bizimle yemek yiyin.- Hør, drenge. Kom hjem til middag indimellem.
Basit bir formül -- yemek yiyin.C'est une formule simple -- mangez de la nourriture.
Basit bir formül -- yemek yiyin.Đó là một công thức đơn giản -- ăn thức ăn.
Basit bir formül -- yemek yiyin.E simpla formula - mancati mancare.
Basit bir formül -- yemek yiyin.Es ist ganz einfach: esst Essen.
Basit bir formül -- yemek yiyin.Es una fórmula sencilla -- comer comida.