Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.А раз уж приходится есть, то почему бы не что-нибудь вкусное.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.إذا أردت أن تأكل عليك أيضا أن تتذوق جيدا
Benimle mi yiyeceksin, yoksa anneciğinle mi?Mangerai con me o con tua madre?
Benimle mi yiyeceksin, yoksa anneciğinle mi? Seninle.Comerás conmigo o con mamá? contigo.
Benimle mi yiyeceksin, yoksa anneciğinle mi?Vous mangez avec moi, ou avec votre mère ?
Benimle mi yiyeceksin, yoksa anneciğinle mi?Θα φαs μαζί μου ή με τη μαμά σου;
Benimle mi yiyeceksin, yoksa anneciğinle mi?Ты будешь есть со мной или с мамочкой?
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz."El día 14 del mes primero tendréis la Pascua, fiesta de siete días, y se comerá panes sin levadura
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Il quattordici del primo mese sarà per voi la pasqua, festa d'una settimana di giorni: mangeranno pane azzimo
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.정월 십 사일에는 유월절 곧 칠일 절기를 지키며 누룩 없는 떡을 먹을 것이라
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ngày mười bốn tháng giêng, các ngươi khá giữ lễ Vượt-qua trong bảy ngày; phải ăn bánh không men.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ngày mười_bốn tháng_giêng , các ngươi khá giữ lễ Vượt-qua trong bảy ngày ; phải ăn bánh không men .
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.No primeiro mês, no dia catorze de mês, tereis a páscoa, uma festa de sete dias; pão ázimo se comerá.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.På den fjortende Dag i den første Måned skal I fejre Påskefesten: syv Dage skal I spise usyret Brød;
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Prvního měsíce, čtrnáctého dne, budete míti Fáze, svátek sedmi dnů, chlebové přesní jísti se budou.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Štirinajsti dan prvega meseca praznujte pasho, sedemdnevni praznik; opresnike jejte.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.בראשון בארבעה עשר יום לחדש יהיה לכם הפסח חג שבעות ימים מצות יאכל׃
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.في الشهر الاول في اليوم الرابع عشر من الشهر يكون لكم الفصح عيدا. سبعة ايام يؤكل الفطير.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.正 月 十 四 日 、 你 們 要 守 逾 越 節 、 守 節 七 日 . 要 喫 無 酵 餅
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.正月 十四日 、 你 們 要 守 逾越節 、 守節 七日 . 要 喫無 酵餅
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.정월에 그 달 십사일 저녁부터 이십일일 저녁까지 너희는 무교병을 먹을 것이요
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ngày mười bốn tháng giêng, chiều lại, các ngươi sẽ ăn bánh không men cho đến chiều ngày hai mươi mốt tháng đó.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.No primeiro mês, aos catorze dias do mês, � tarde, comereis pães ázimos até vinte e um do mês � tarde.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.Štirinajsti dan prvega meseca zvečer boste jedli opresnike do edenindvajsetega dne istega meseca zvečer.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.בראשן בארבעה עשר יום לחדש בערב תאכלו מצת עד יום האחד ועשרים לחדש בערב׃
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.في الشهر الاول في اليوم الرابع عشر من الشهر مساء تاكلون فطيرا الى اليوم الحادي والعشرين من الشهر مساء.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.從 正 月 十 四 日 晚 上 、 直 到 二 十 一 日 晚 上 、 你 們 要 喫 無 酵 餅
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.從 正月 十四日 晚上 、 直到 二十一日 晚上 、 你們 要 喫無 酵餅
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.a tak budú jesť z ovocia svojej cesty a nasýtia sa svojich rád.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Daarom moeten zij de gevolgen dragen en ondervinden wat zij zich op de hals hebben gehaald.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.därför skola de få äta sina gärningars frukt och varda mättade av sina egna anslag.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.De aceea se vor hrăni cu roada umbletelor lor, şi se vor sătura cu sfaturile lor.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.derfor skal de ete frukten av sine gjerninger, og av sine onde råd skal de mettes.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Entonces comerán del fruto de su camino y se saciarán de sus propios consejos
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Esznek azért az õ útjoknak gyümölcsébõl, és az õ tanácsokból megelégednek.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Frugt af deres Færd skal de nyde og mættes med egne Råd;
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Ils se nourriront du fruit de leur voie, Et ils se rassasieront de leurs propres conseils,
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Karena itu, kamu akan merasakan akibat dari perbuatan-perbuatanmu dan rencana-rencanamu yang buruk
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.그러므로 자기 행위의 열매를 먹으며 자기 꾀에 배부르리라
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.mangeranno il frutto della loro condotta e si sazieranno dei risultati delle loro decisioni
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.portanto comerão do fruto do seu caminho e se fartarão dos seus próprios conselhos.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Protož jísti budou ovoce skutků svých, a radami svými nasyceni budou.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Przetoż będą używać owocu dróg swoich, a radami swemi nasyceni będą.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.saavat he syödä oman vaelluksensa hedelmiä ja saavat kyllänsä omista hankkeistaan.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.so sollen sie essen von den Früchten ihres Wesens und ihres Rats satt werden.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Vì vậy chúng nó sẽ ăn bông trái của đường lối mình, Và được no nê mưu chước của mình riêng.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Vì_vậy chúng_nó sẽ ăn bông trái của đường_lối mình , Và được no_nê mưu_chước của mình riêng .
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Zato bodo jedli od sadu pota svojega in sitili se z naklepi svojimi.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.δια τουτο θελουσι φαγει απο των καρπων της οδου αυτων και θελουσι χορτασθη απο των κακοβουλιων αυτων.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Затова, ще ядат от плодовете на своя си път, И ще се наситят от своите си измислици.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.за то и будут они вкушать от плодов путей своих и насыщаться от помыслов их.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.ויאכלו מפרי דרכם וממעצתיהם ישבעו׃
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.فلذلك ياكلون من ثمر طريقهم ويشبعون من مؤامراتهم.
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.所 以 必 喫 自 結 的 果 子 、 充 滿 自 設 的 計 謀
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.所以 必喫自結 的 果子 、 充滿 自設 的 計謀
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.A legszentségesebb helyen egyed meg azt, csak a férfiak egyék azt; szentség legyen tenéked.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.An einem heiligen Ort sollst du es essen. Was männlich ist, soll davon essen; denn es soll dir heilig sein.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.Itu adalah suci bagimu, jadi harus kamu makan di tempat yang suci pula. Hanya orang laki-laki boleh memakannya
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.지극히 거룩하게 여김으로 먹으라 이는 네게 성물인즉 남자들이 다 먹을지니라
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.Kot presveto uživaj to: vsak moški naj jé od tega, ker sveto bode tebi.