Ana içeriğe geç
Sözlük

yiyecek ile cümle

yiyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.Es gibt natürlich eine Spannweite von Stoffen, die gesunde Nahrungsmittel ausmachen.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.Există cu siguranţă o gamă largă de produse care pot constitui o alimentaţie sănătoasă.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.Há claramente uma série de materiais que constituem alimentos saudáveis.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.Hay, claramente, un rango de materiales que constituyen comida saludable.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.Heel veel producten zijn duidelijk gezond voedsel.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.Hiszen ennivalók egész sora alkotja az egészséges táplálkozást.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.Il y a de toute évidence une diversité d'aliments qui sont sains.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.Je nepochybne cela škála surovín, ktoré sú zložkami zdravej stravy.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.건강한 음식을 구성하는 재료에 대한 범위는 분명히 존재합니다.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.Oczywiście istnieje wiele produktów, które zaliczają się do zdrowego jedzenia.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.On selvästi roppakaupalla aineita, joista terveellinen ruoka koostuu.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.Rõ ràng là có một loạt các nguyễn liệu hợp thành một món ăn tốt.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.Zjevně existuje řada látek, jež tvoří zdravou potravu.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.Υπάρχει ξεκάθαρα ένα εύρος υλικών που αποτελούν υγειή φαγητά.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.Очевидно има голямо разнообразие от материали, които съставят здравословната храна.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.ברור שיש מגוון רחב של חומרים אשר מהווים מזון בריא.
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.فهنالك طيف واسع من المواد التي تحوي الطعام الصحي
Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen bir sürü yiyecek mevcut.食品はたくさんありますが 食品と毒の区別は
Açlara yiyecek vermeliyiz.Ar trebui sa dam mancare infometatilor.
Açlara yiyecek vermeliyiz.Devemos dar medicamentos aos doentes.
Açlara yiyecek vermeliyiz.Dovremmo dare cibo a chi ha fame.
Açlara yiyecek vermeliyiz.Ételt kellene adnunk az éhezőknek.
Açlara yiyecek vermeliyiz.Hỗ trợ thực phẩm cho người đói.
Açlara yiyecek vermeliyiz.Kami layak memberi makan kepada yang lapar.
Açlara yiyecek vermeliyiz.Měli bychom dát jídlo hladovějícím.
Açlara yiyecek vermeliyiz.Nous devrions donner à manger à ceux qui ont faim.
Açlara yiyecek vermeliyiz.Powinniśmy dać jedzenie głodnym.
Açlara yiyecek vermeliyiz.We moeten voedsel geven aan de hongerigen.
Açlara yiyecek vermeliyiz.Wir sollten den Hungrigen Nahrung geben.
Açlara yiyecek vermeliyiz.Да нахраним гладните.
Açlara yiyecek vermeliyiz.Мы должны дать еду голодающим.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.並 且 你 們 要 喫 兒 子 的 肉 、 也 要 喫 女 兒 的 肉
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.A budete jísti těla synů svých, a těla dcer svých.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.Budete jesť telo svojich synov i telo svojich dcér budete jesť.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.Các ngươi sẽ ăn thịt con trai con gái mình;
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.Các ngươi sẽ ăn thịt con_trai con_gái mình ;
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz."Comeréis la carne de vuestros hijos; también la carne de vuestras hijas comeréis
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.daß ihr sollt eurer Söhne und Töchter Fleisch essen.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.E comereis a carne de vossos filhos e a carne de vossas filhas.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.És megeszitek a ti fiaitok húsát, és megeszitek a ti leányaitok húsát.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.In jedli boste meso sinov svojih in hčer svojih meso boste uživali.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.I skal ete eders sønners kjøtt og ete eders døtres kjøtt.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.I skal fortære eders Sønners Kød, og eders Døtres Kød skal I fortære.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.I skolen nödgas äta edra söners kött och äta edra döttrars kött.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.Ja te syötte poikienne lihaa, ja tyttärienne lihaa te syötte.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.Kamu akan kelaparan, sehingga makan anak-anakmu sendiri
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.너희가 아들의 고기를 먹을 것이요 딸의 고기를 먹을 것이며
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.Mangerete perfino la carne dei vostri figli e mangerete la carne delle vostre figlie
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.U zult uw eigen zonen en dochters eten
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.Veţi mînca pănă şi carnea fiilor voştri, veţi mînca pănă şi carnea fiicelor voastre.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.Vous mangerez la chair de vos fils, et vous mangerez la chair de vos filles.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.Wszelkie bydlę poślubione, które się pod ślubem oddawa, od człowieka nie będzie odkupione, ale śmiercią umrze.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.Και θελετε φαγει τας σαρκας των υιων σας και τας σαρκας των θυγατερων σας θελετε φαγει.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.и будете есть плоть сынов ваших, и плоть дочерей ваших будете есть;
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.Ще ядете месата на синовете си и месата на дъщерите си ще ядете.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.ואכלתם בשר בניכם ובשר בנתיכם תאכלו׃
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.فتأكلون لحم بنيكم. ولحم بناتكم تأكلون.
Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz.並且 你 們要 喫兒 子 的 肉 、 也 要 喫女兒 的 肉
Afrika'nın kendini besleyememe nedenlerinden biri, ... ...ve bu sebeple yiyecek ihraç etmek zorunda.Il che é una delle ragioni per cui non riesce a nutrire sé stessa. E il cibo deve importarlo.
Afrika'nın kendini besleyememe nedenlerinden biri, ... ...ve bu sebeple yiyecek ihraç etmek zorunda.이것이 아프리카가 자급자족할 수 없는 이유입니다. 그래서 아프리카는 식량을 수입해야 하구요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod