yitirmiş ile cümle

yitirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Beyinsapının kırmızı bölümünde oluşan hasar sonucu şuurlu olma halinizi yitirmişsinizdir.Sie haben im Endeffekt das Bewusstsein verloren, durch einen Schaden im roten Bereich des Hirnstamms.
Beyinsapının kırmızı bölümünde oluşan hasar sonucu şuurlu olma halinizi yitirmişsinizdir.Tényleges tudatvesztés következik be, amikor agytörzsünk e pirosra festett része sérül.
Beyinsapının kırmızı bölümünde oluşan hasar sonucu şuurlu olma halinizi yitirmişsinizdir.V podstate stratíte vedomie, keď máte poškodenie v tej červenej časti mozgového kmeňa.
Beyinsapının kırmızı bölümünde oluşan hasar sonucu şuurlu olma halinizi yitirmişsinizdir.Ουσιαστικά, έχουμε απώλεια συνείδησης όταν καταστραφεί η κόκκινη περιοχή του εγκεφαλικού στελέχους.
Beyinsapının kırmızı bölümünde oluşan hasar sonucu şuurlu olma halinizi yitirmişsinizdir.Значи губим съзнание, когато имаме увреждане в тази червена зона на мозъчния ствол.
Beyinsapının kırmızı bölümünde oluşan hasar sonucu şuurlu olma halinizi yitirmişsinizdir.По суті, коли червона ділянка стовбура головного мозку зазнає пошкодження, ви знепритомнієте.
Beyinsapının kırmızı bölümünde oluşan hasar sonucu şuurlu olma halinizi yitirmişsinizdir.У вас происходит потеря сознания вследствие повреждения этой красной части ствола мозга.
Beyinsapının kırmızı bölümünde oluşan hasar sonucu şuurlu olma halinizi yitirmişsinizdir.בפועל, המודעות אובדת כשנגרם נזק לחלק האדום בגזע המוח.
Beyinsapının kırmızı bölümünde oluşan hasar sonucu şuurlu olma halinizi yitirmişsinizdir.لديك ، في الواقع ، فقدان للوعي عندما تصيبه بالضرر الى ان يصل تلك المنطقة الحمراء من جذع الدماغ.
Beyinsapının kırmızı bölümünde oluşan hasar sonucu şuurlu olma halinizi yitirmişsinizdir.実質的に意識を失います では脳幹の緑で示す部分ではどうでしょうか?
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Dường như chúng ta đã đánh mất đi sự khôn ngoan, sự khôn ngoan của cha ông.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Het lijkt of we de wijsheid van de inheemse volkeren kwijt zijn.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.우리는 원주민들의 지혜를 잊어버린 것 같습니다.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.On dirait que nous avons perdu la sagesse, la sagesse des peuples indigènes.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Parece que hemos perdido la sabiduría, la sabiduría de los pueblos indígenas.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Parece que perdemos a sabedoria, a sabedoria dos povos indígenas.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Sembra che abbiamo perso la saggezza dei popoli indigeni.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Se pare că ne-am pierdut înțelepciunea, înțelepciunea oamenilor indigeni.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Úgy tűnik, elvesztettük bölcsességünket, az őslakos ember bölcsességét.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Wir scheinen die Weiheit verloren zu haben, die Weisheit der Indigenen.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Wydaje się, że straciliśmy mądrość, mądrość rdzennych mieszkańców.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Φαίνεται πως έχουμε χάσει τη σοφία, τη σοφία των ιθαγενών ανθρώπων.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Изглежда ние сме загубили мъдрост, мъдростта на туземците.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Ми, ніби позбавлені тієї мудрості, притаманної корінним жителям.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.Мы как будто лишены той мудрости, которая присуща коренным жителям.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.נראה שאיבדנו את החוכמה, החוכמה של העמים הילידיים.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.يبدو أننا فقدنا الحكمة، حكمة السكان الأصليين.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.「どうして?」と問いかけてみました
Bu kanun on sene sonra geçerliliğini yitirmişti ve Feinstein eyleme geçme vakti olduğunu söyledi.Esa legislación expiró una década más tarde, y Feinstein dijo que ya era hora de tomar acción
Bu kanun on sene sonra geçerliliğini yitirmişti ve Feinstein eyleme geçme vakti olduğunu söyledi.Essa legislação prescreveu na década seguinte, e Feinstein disse que está na hora de tomar ação
Bu kanun on sene sonra geçerliliğini yitirmişti ve Feinstein eyleme geçme vakti olduğunu söyledi.Ustawodawstwo to wygasło dziesięć lat później, i Feinstein powiedziała, że nadszedł czas podjęcia działań.
Bu kanun on sene sonra geçerliliğini yitirmişti ve Feinstein eyleme geçme vakti olduğunu söyledi.国中で購入され、幾度と大量殺人に使用されてきた このような攻撃用武器、軍隊用銃器を
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.Dlatego podróżując po świecie, nie byłam zaskoczona, widząc, że tylu młodych wydaje się pozbawionych nadziei.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.이러니 제가 세계를 여행하며 만난 많은 젊은이들이 희망을 잃은 것처럼 보이는 것도 전혀 놀라운 일이 아니었습니다.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.Quindi non mi ha sorpreso, viaggiando molto, incontrare tanti giovani che avevano perso ogni speranza.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.Поэтому я не удивлялась, встречая в своих поездках, так много молодых людей, потерявших надежду.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.כך שלא הופתעתי שבנסיעותי ברחבי העולם פגשתי אנשים צעירים כה רבים שנראו חסרי תקווה.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.لهذا لا يدهشني وأثناء سفري في مختلف أنحاء العالم إلتقيت بالعديد من الشباب الذين يبدوا أنهم فقدوا الأمل.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.多くの希望を失った若者に出会ったのは 驚くべきことではありませんでした 多くの希望を失った若者に出会ったのは 驚くべきことではありませんでした 私たちは先住民の理性を失ってしまったようです
Bu noktada Napolyon Prusya'ya karşı bütün saygısını yitirmiş gibi duruyor. .A questo punto, Napoleone aveva perso ogni tipo di rispetto per la Prussia.
Bu noktada Napolyon Prusya'ya karşı bütün saygısını yitirmiş gibi duruyor. .이 시점에서 나폴레옹은 프로이센 왕국에 대한 일종의 모든 존중을 상실했습니다.
Bu noktada Napolyon Prusya'ya karşı bütün saygısını yitirmiş gibi duruyor. .Op dat moment had Napoleon alle respect voor Pruisen al verloren.
Bu noktada Napolyon Prusya'ya karşı bütün saygısını yitirmiş gibi duruyor. .V té době už Napoleon Prusko absolutně přestal brát vážně.
Bu noktada Napolyon Prusya'ya karşı bütün saygısını yitirmiş gibi duruyor. .W tym momencie Napoleon w pewnym sensie stracił cały szacunek dla Prus.
Bu noktada Napolyon Prusya'ya karşı bütün saygısını yitirmiş gibi duruyor. .Росією та Пруссією. У цей момент Наполеон почав зневажати Пруссію.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.Copilul deja și-a pierdut interesul și face altceva, dar tatăl singur construiește castele.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.Đứa con đã mất hứng và đi làm thứ khác, nhưng ông bố vẫn một mình xây những lâu đài.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.Dzieciak już stracił zainteresowanie i robi coś innego, a tata samotnie buduje zamki.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.El niño ha perdido el interés y está haciendo ya otra cosa, pero el padre construye castillos él solo.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.Het kind is al met iets anders bezig, maar papa bouwt kastelen in z'n eentje.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.Il bambino ha già perso interesse e sta facendo altro, ma il padre costruisce castelli da solo.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.애는 벌써 흥미를 잃고 딴 데 갔는데 아빠 혼자 뭐 성도 만들고, 뭐 다 만들고 있어요.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.O garoto já perdeu o interesse e está a fazer outra coisa, mas o pai sozinho constrói castelos.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.Малюк втрачає зацікавлення і робить щось інше, а тато наодинці будує замки.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.Ребёнок уже потерял интерес и занялся чем-то другим, а папаша всё строит себе замки.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.הילד כבר איבד עניין והוא מתעסק במשהו אחר, אבל האבא לבד בונה את הטירות.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.الطفل فقد الإثارة و بدأ يلعب بشيء آخر. لكن الأب وحده يصنع القصور.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.お父さんは構わずお城を作り続ける 創造性が抑圧されても 完全になくなっていない証だ
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Bởi vì những lãnh đạo tha hóa trong khu vực này đã mất đi ngay cả khả năng lừa dối của họ.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Denn die korrupte Elite in der Region hat sogar die Macht der Täuschung verloren.
İlgili Sayfalar