yitirmiş ile cümle

yitirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.그 지역의 이 부패한 엘리트들이 기만의 힘 마저도 잃었기 때문입니다.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Mert ez a korrupt elit abban a régióban még a megtévesztés hatalmát is elveszítette.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Omdat de corrupte elite in die regio zelfs de kracht om te misleiden heeft verloren.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Parce que cette élite corrompue dans cette région a même perdu son pouvoir de duper.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Pentru că această elită coruptă din acea regiune a pierdut chiar şi puterea de a înşela.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Perché questa élite corrotta in quella regione ha perso anche il potere d'imbrogliare.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Porque esta elite corrupta naquela região perdeu até o poder de enganar.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Porque la élite corrupta de esa región ha perdido hasta el poder de engaño.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Pretože táto skorumpovaná elita v tomto regióne stratilia aj schopnosť klamať.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Protože tato zkorumpovaná elita v této oblasti dokonce ztratila schopnost oklamat.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Διότι η διεφθαρμένη ελίτ σε εκείνη την περιοχή έχει χάσει ακόμα και τη δύναμη της εξαπάτησης.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Поэтому эта коррумпированная элита в этом регионе лишилась даже способности обманывать.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Така корумпована еліта, в цьому регіоні, втратила вже навіть вміння брехати.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Тъй като корумпирания елит в този регион загуби дори силата на заблудата.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.בגלל שהאליטה המושחתת באזור זה איבדה את כוח השקר.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.لأن ھذه النخبة الفاسدة في المنطقة فقدَت حتى قوّتَھا في الخداع،
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.人々を騙す力さえ 失ってしまったからです 過去も現在も
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Cineva spunea asta ieri. Călătorind prin lume am întîlnit adesea tineri care și-au pierdut speranța.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.En parcourant le monde, je n'ai cessé de rencontrer de jeunes personnes qui avaient perdu espoir.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Joku sanoi sen eilen. Matkustellessani ympäri maailman tapasin nuoria, jotka olivat menettäneet toivonsa.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.누군가 어제 말하더군요. 세상을 돌아 다니며 희망을 잃어버린 많은 젊은이들을 만나면서,
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Ktoś powiedział to wczoraj. Na całym świecie spotykam młodych ludzi, którzy stracili nadzieję.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Någon sa så igår, och när jag reste runt om i världen, stötte jag på unga människor som gett upp hoppet.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Nas minhas viagens, encontrei muitas vezes jovens que tinham perdido a esperança.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Někdo o tom mluvil včera... Během svých cest po světě potkávám mladé lidi, kteří ztratili naději.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Qualcuno lo ha detto ieri. Mentre viaggiavo, continuavo ad incontrare giovani senza speranza.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Κάποιος το είπε αυτό χθες, και καθώς ταξίδευα, συνέχεια συναντούσα νέους που είχαν χάσει την ελπίδα.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Вчера някой каза това и докато пътувах из света аз се срещах с млади хора, които бяха изгубили надежда.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.Хтось це сказав вчора. Я їздила довкола світу, зустрічала молодь, яка втратила надію.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.מישהו אמר זאת אתמול, ובזמן שהייתי מטיילת, הקפדתי לפגוש אנשים צעירים שאיבדו תקווה.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.شخص قال ذلك بالأمس، وبينما كنت مسافرة في مختلف المناطق، ظللت ألتقي بالشباب الذين ربما فقدوا الأمل.
Dün birisi bunu söyledi, ve ben seyahet ederken, umudunu yitirmiş genç insanlarla tanışıp durdum.私は世界中で望みを失くした若者を見てきました 絶望にまみれた若者は
İkiniz de delirmişsiniz. Tamamen aklınızı yitirmişsiniz.Jullie zijn alle twee gek.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Alisnya seperti ini, matanya tidak fokus dan mulutnya terbuka.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.As sobrancelhas ficam assim, os olhos meio desfocados, e ficamos com a boca aberta.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.A szemöldökök ezt csinálják, a szemek elkerekednek, a száj pedig kinyílik.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Brwi się podnoszą, oczy tracą skupienie, a szczęka opada.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Chân mày như thế này, đôi mắt như bị lệch đi, miệng mở to.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.De wenkbrauwen doen dit, de ogen zijn ongefocust de mond hangt open. Dat is geen uitdrukking van vreugde.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Die Augenbrauen machen so, die Augen verlieren den Fokus und der Mund steht offen.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.눈썹이 이렇게 되고 눈동자의 초점은 맞질 않죠. 그리고 입은 열려 있습니다.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Las cejas hacen así, los ojos están desenfocados, y la boca desencajada.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Le sopracciglia si muovono così, gli occhi non mettono a fuoco, e la bocca è spalancata.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Les sourcils font ça, les yeux sont dans le vague, et la bouche bée.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Obočí udělá toto, oči se rozostří a ústa visí pootevřená.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Øjenbrynene gør sådan her, øjnene er ufokuserede. og munden er åben.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Sprâncenele fac aşa, ochii sunt defocalizaţi, iar gura atârnă deschisă.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Τα φρύδια πάνε κάπως έτσι, τα μάτια διαστέλλονται, και το στόμα είναι ανοιχτό.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Брови вот такие, взгляд не сфокусирован, и рот открыт.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Брови роблять так, очі розфокусовані, щелепа відвисає.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Веждите правят това, очите са разфокусирани, и устата виси отворена.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.הגבות זזות כך, העיניים לא מפוקסות, והפה פתוח לרווחה.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.فالحواجب متموضعة هكذا , والأعين مشتتة والفم مفتوح
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.口はだらんと開きます これは喜びの表現ではありません
Körseniz ya da hareket yetinizi yitirmişseniz, iş göremez emekliliğinden yararlanabilirsiniz.Jos olet sokea tai liikuntakyvytön, voit saada työkyvyttömyyseläkettä, vaikka pystyisit käymään töissä.
Körseniz ya da hareket yetinizi yitirmişseniz, iş göremez emekliliğinden yararlanabilirsiniz.Om du är blind eller rörelsehindrad kan du få invalidpension även om du skulle kunna arbeta.
Kültürümüzden bir şeyler yitirmiş olabiliriz diye düşünüyorum.Acho que podemos ter perdido qualquer coisa na nossa cultura.
Kültürümüzden bir şeyler yitirmiş olabiliriz diye düşünüyorum.Azt hiszem a kultúránk valamit elveszített.
Kültürümüzden bir şeyler yitirmiş olabiliriz diye düşünüyorum.Credo che abbiamo perso qualcosa nella nostra cultura.
Kültürümüzden bir şeyler yitirmiş olabiliriz diye düşünüyorum.Creo que hemos perdido algo en nuestra cultura.
İlgili Sayfalar