yitirmiş ile cümle

yitirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
11 yaşındayken, babası prostat kanseriden yaşamını yitirmiştir.Aos três anos de idade, perdeu o pai vitima de um câncer.
Bunun sonucunda saldırgan hafızasını yitirmiş, bilişsel kapasitesini kaybetmiş olur.Por causa disso, perdeu as suas capacidades mentais.
O gün sebebi bilinmeyen bir yangın çıkmış ve bu beş öğrenci yaşamını yitirmiştir.O furacão causou danos moderados e cinco mortes, sendo que uma pessoas estava desaparecida.
Ancak, Milletler Cemiyeti uluslararası alandaki saygınlığını yitirmişti.Os liberais perderam seu lugar no Nationalrat.
1999 yılında motivasyonunu tamamen yitirmişti ve emekliye ayrılacağını çok defalar dile getirdi.Em uma entrevista em 1999, ele descreveu sua perda de fé no potencial de reforma.
Musa Çelebi'nin askerleri bu sıralarda iyice moral yitirmiş ve ümera da Musa Çelebi'ye yüz çevirmişti.Zij werden bedekt door een wolk en God waarschuwde Mozes en Aäron om te gaan liggen.
Babası ise aklını yitirmiştir.Zij beschouwt haar vader als een exponent ervan.
Fakat sonraları önemini yitirmiştir.De jaren erna verloor de plaats aan betekenis.
12 Nisan 2013 tarihinde yaşamını yitirmiştir.Ze overleed op 14 april 2013 in haar slaap.
Babası Süleyman Şevket Bey, o sene hayatını yitirmişti.Hij volgde hierbij zijn vader, Hein Bouwman, op die in dat jaar overleden is.
Balçık kadısı iken akli dengesini yitirmiş ve 1591'de vefat etmiştir.Lodewijck Blommaert hertrouwde daar, maar stierf in 1591.
Özellikle 90'ların ikinci yarısıyla beraber eski izlenilirliğini yitirmiştir.In de jaren 90 en 2000 trad hij soms op met The Ex.
İştahını tamamen yitirmiş, aşırı kilo kaybetmişti.De dynastie was ernstig verzwakt en had veel kracht verloren.
Bu sayede, Alman orduları ilerlemelerine rağmen, savaş güçlerini yitirmişlerdir.Terwijl het tempo van de Duitse legers zakte, stegen hun verliezen.
Musa Çelebi'nin askerleri bu sıralarda iyice moral yitirmiş ve ümera da Musa Çelebi'ye yüz çevirmişti.Wzniesiono go w widłach rzek Mēmele (Niemenek) i Musa (Musza), które łącząc się tworzą Lelupę.
Ancak son zamanlarda Symbian eski popülerliğini yitirmiştir.Mimo wysokich ocen, Cymbelin stracił w ostatnim czasie popularność.
18 bin gerilla bu 30 yıllık mücadele yaşamını yitirmiştir.XVII-wieczne Niemcy wyniszcza wojna trzydziestoletnia.
Bunun sonucunda saldırgan hafızasını yitirmiş, bilişsel kapasitesini kaybetmiş olur.Z tego powodu pamięć go zawiodła oraz stracił zdolność myślenia.
Book 3 Chapter 20 Azula aklını yitirmiştir.Zdobycze XII dynastii w Nubii zostały utracone.
2008 yılında 429 kişi doğmuş olup 472 kişi hayatını yitirmiştir.W roku tym urodziło się 492 dzieci, a zmarły 120 osoby.
Yeni ticaret yollarının keşfedilmesiyle önemini yitirmiştir.Straciła znaczenie ze względu na upowszechnienie nowoczesnych systemów nawigacji.
Mürettebattan 250 kişi yaşamını yitirmiştir.Z załogi zginęło 1250 osób.
1989'da bir trafik kazasında hayatını yitirmiştir.Zginął tragicznie w katastrofie samochodowej w 1989 roku.
Fakat sonraları önemini yitirmiştir.Under följande sekler förlorade den sin betydelse.
Resmi rakamlara göre, 8'i kadın ve 10'u çocuk olmak üzere 69 kişi yaşamını yitirmiştir.Enligt myndigheterna dödades totalt 69 människor varav 10 barn och 8 kvinnor.
42 yaşındayken geçirdiği bir uçak kazasında yaşamını yitirmiştir.Han omkom i en flygolycka vid 42 års ålder.
Ancak eski önemini yitirmiş durumdadır.Dess betydelse har gått förlorad.
11 yaşındayken, babası prostat kanseriden yaşamını yitirmiştir.När han var åtta år gammal, avled hans far till följder av cancer.
ISO 9002, ISO 9003 artık güncelliğini yitirmiş standartlardır.ISO 9004 fokuserar på ständiga förbättringar.
Benjamin Lee Whorf, 44 yaşında kanserden yaşamını yitirmiştir.Бенджамін Лі Ворф помер від раку у віці 44 років.
Ancak eski önemini yitirmiş durumdadır.Але він втратив своє попереднє першочергове значення.
Kendisi Yadigar Ejder gibi dışarıda kalmış, soğuktan donarak yaşamını yitirmiştir.Офіційно оголосили, ніби монарх помер від застуди.
Ancak, Milletler Cemiyeti uluslararası alandaki saygınlığını yitirmişti.Таким чином, Хоростків втратив міжнародне сполучення.
Onlar ışığa yaklaşamazlarsa, kendilerini yitirmiş ve mahkûm etmişler demektir; onları kurtaracağız."Je zakázáno pohrdat potřebným, i kdybychom mu mohli dát jen skrovnou almužnu.
Musa Çelebi'nin askerleri bu sıralarda iyice moral yitirmiş ve ümera da Musa Çelebi'ye yüz çevirmişti.Když Mojžíšovi umdlévaly ruce, vzali kámen a podložili jej pod Mojžíše, aby se na něj posadil.
1989'da bir trafik kazasında hayatını yitirmiştir.V roce 1989 zahynul při dopravní nehodě.
1926'da apandisit ameliyatı için gittiği Paris'te ameliyat masasından kalkamayarak yaşamını yitirmiştir.Musel v Paříži narychlo absolvovat operaci, kterou nepřežil.
İsrail'in düzenlediği bir helikopter saldırısında yaşamını yitirmiştir.Izrael ztratil jeden vrtulník.
6 Şubat 1998 tarihinde bir otobüs kazası sonucu hayatını yitirmiştir.Falco totiž dne 6. února 1998 zahynul při automobilové nehodě.
1998'e kadar basılan pasaportlar (2008'den bu yana geçerliliğini yitirmiştir.)Distribuované je v připravených balíčcích (v distribuci od roku 2008).
84 yaşında İzmir'de yaşamını yitirmiştir.Zemřel ve Swansea ve věku 84 let.
Her ikisi de Arıburnu Muhabereleri'nde yaşamlarını yitirmişlerdir.Prohrál oba své duely jak v základní skupině tak v opravách.
Öte yandan yoğun tipide Alman Kolordusu da sevk ve idareyi yitirmiştir.Dan, německý ovčák totiž dosloužil a má být utracen.
Ohio'da yoğun yağıştan dolayı iki kişi yaşamını yitirmiştir.Silné deště zabily v jižním Mexiku další 2 lidi.
6 Şubat 1998 tarihinde bir otobüs kazası sonucu hayatını yitirmiştir.S-a stins din viață în mod tragic , la 3 februarie 1986, într-un accident rutier.
15 Nisan 1995 tarihinde yaşamını yitirmiştir.În data de 15 august 1995 se stinge din viață.
Her ikisi de Arıburnu Muhabereleri'nde yaşamlarını yitirmişlerdir.În final ambele au fost însă pierdute în fața celor de la McLaren.
Fakat sonraları önemini yitirmiştir.Cu timpul clavus și-a pierdut importanța.
11 yaşındayken, babası prostat kanseriden yaşamını yitirmiştir.La vârsta de 11 ani tatăl său a murit în urma unui cancer.
Ressam ve yazar olan kardeşi Josef Čapek'de Bergen-Belsen toplama kampında hayatını yitirmiştir.A testvére, Josef Čapek, festő és író, Bergen-Belsen koncentrációs táborban halt meg.
Birinci haftanın sonunda Sovyet mekanize kolorduları, kuvvetlerinin % 90'nını yitirmişlerdir.Az első hét végére a szovjet páncélos hadosztály erőinek 90%-át elveszítette.
Yeni ticaret yollarının keşfedilmesiyle önemini yitirmiştir.Az utóbbi jelentőségét a kereskedelmi utak áthelyeződése következtében vesztette el.
Ablası, o henüz doğmamışken bir trafik kazasında yaşamını yitirmiştir.Volt még egy nővére, aki még az ő születése előtt meghalt autóbalesetben.
11 Eylül 2001'deki İkiz Kulelere yapılan terör saldırısında yaşamını yitirmiştir.A 2001. szeptember 11-ei terrortámadásokban az ikertornyok megsemmisültek.
Şehir bu hadiseden sonra önemini yitirmiştir.A város elveszítette ezzel katonai jelentőségét.
Bunu sağlamak için geceli gündüzlü çalışmış, sağlığını ve hayatını yitirmiştir.Naponta több kilométert futott, az egészséges életmód és táplálkozás is foglalkoztatta.
Vizigotlar krallarını savaşta yitirmiştir.A csatában a lovagok elvesztették vezetőjüket is.
Bahçeli "10 Temmuz bizim için amaç ve anlamını yitirmiştir.Július 31-én, szombaton a mester állapota sokat romlott és öntudatlan volt.
Kraliçe zaten popülaritesini yitirmişti ve bu suni köy olayı namını biraz daha lekeledi.A királynő valóban örült a javaslatnak, amely valamelyest enyhítette a gyászát.
Tarımsal faaliyetler önemini yitirmiştir.A mezőgazdaság tovább veszített gazdasági jelentőségéből.
İlgili Sayfalar