Ana içeriğe geç
Sözlük

yirmi ile cümle

yirmi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O yirmi yaşındayken yedi dil konuşabiliyordu.When he was twenty years old, he could speak seven languages.
Geçen hafta yirmilik dişlerimden birini çektirdim.I had one of my wisdom teeth pulled out last week.
Tom yirmi ekimde otuz yaşına girdi.Tom turned thirty on October twentieth.
Tom'un üzerinde üç yirmiliği vardı.Tom had three twenties on him.
Muiriel zaten yirmi yaşında.Muiriel is already twenty years old.
Biz yirmi dakika içinde dönüyor olacağız.We'll be back in twenty minutes.
Kayıt yirmi ekimde başlar.Registration starts the twentieth of October.
Yirmi beş Aralık Noel'in ilk günüdür.The twenty-fifth of December is the first day of Christmas.
Bu polisin yirmi yıldan daha fazla deneyimi var.This policeman has more than twenty years of experience.
Tom'un yirmi yıldan daha fazla deneyimi var.Tom has more than twenty years of experience.
Ailem burada yirmi yıl boyunca yaşadı.My family lived here for twenty years.
Dünyadaki yenilebilir bitkilerin yirmi binden daha fazla bilinen türleri vardır.There are more than twenty thousand known species of edible plants in the world.
Dünyada yenilebilir bitkilerin yirmi binden fazla bilinen türü var.There are over twenty thousand known species of edible plants in the world.
Yirmi beş kişilik bir araç var mı?Is there a car that seats twenty-five?
Yirmi iki yaşındayken, ben kurbağalama yüzüşün ustasıydım.When I was twenty two years old, I was the master of the breast stroke.
Ben yirmi yaşındayım.I am twenty years old.
Erkek kardeşim yirmi bir yaşındadır ve evlidir.My brother is twenty one years old and is married.
O yirmi yıl daha önce doğmuş olmak isterdi.She would have liked to have been born twenty years earlier.
Tom, yirmi Ekim'de 93 yaşında kalp yetmezliğinden öldü.Tom died of heart failure on October twentieth at the age of 93.
"Saat kaç?" "Üçü yirmi geçiyor."„What's the time?“ „It is twenty minutes past three.“
Leyla yirmi yaşında evlendi ve iki çocuğu oldu.Layla got married at twenty and had two children.
Jüri, Leyla'yı yirmi yıl hapse mahkûm etti.A jury convicted Layla for twenty years in jail.
Fadıl'ın yirmi milyon doları vardı.Fadil owned twenty million dollars.
Yirmi yaşındayken her zaman dünyada olduğumu düşünmüştüm.When I was twenty years old, I thought I had all the time in the world.
Sami henüz yirmi yaşındayken öldü.Sami died at just twenty.
O her gün yirmi kilometre yürüdü.She walked twenty miles daily.
Leyla yirmili yaşlarının başındaydı.Layla was in her early twenties.
Leyla giyinmek için yirmi bin dolardan fazla harcadı.Layla spent more than twenty thousand dollars on clothing.
Bunu yapmak için yirmi birinin üzerinde olman gerekmiyor mu?Don't you have to be over twenty-one to do that?
Leyla evinden yirmi mil uzaktaki bir bankayı soydu.Layla robbed a bank twenty miles away from her home.
Leyla şehir merkezindeki bir bankaya araçla yirmi dakikada gitti.Layla drove twenty minutes to a bank downtown.
Ben sadece yirmi yaşına girdim.I've just turned twenty.
Ayın yirmisinde Boston'a geri uçuyoruz.We're flying back to Boston on the 20th.
Tom, "Mary'nin arkadaşı Brandy yirmi dakika içinde gelecek,"dedi."Mary's friend Brandy is coming over in twenty minutes," said Tom.
Mary yirmili yaşlarının ortalarında.Mary is in her mid-twenties.
Sami, Leyla'nın yirmi altı yıllık kocasıdır.Sami is Layla's husband of twenty-six years.
Kız kardeşim yirmi bir yaşında ve üniversitede okuyor.My sister is twenty-one and she studies at the university.
Tom yirmili yaşlarındadır.Tom is in his twenties.
Tom yirmili yaşlarında.Tom is in his twenties.
Mary yirmili yaşlarındadır.Mary is in her twenties.
Tom yirmi yıldır Mary ile evlidir.Tom has been married to Mary for twenty years.
Sami yirmi altı yaşındaydı.Sami was twenty six years old.
Şu yirmiliği bozabilir misin?Can you break this twenty?
Sami yirmisine doğru Müslüman oldu.Sami converted to Islam in his late teenage years.
İkinci ayın yirmi yedinci günü toprak tamamen kurumuştu.In the second month, the seven and twentieth day of the month, the earth was dried.
Çığ saatte yirmi beş mil yol alıyordu.The avalanche was traveling at twenty-five miles an hour.
Fırını önceden iki yüz yirmi dereceye getirin.Preheat the oven to 220 °C.
Buteflika, Cezayir'i yirmi yıl boyunca yönetti.Bouteflika led Algeria for twenty years.
Yirmi otuz yaşlarında.He is between twenty and thirty years old.
Gelirinin yüzde yirmi beşini vergi olarak ödüyor.He pays about 25% of his income in taxes.
Yılbaşından üç gün önce yirmi yaşına girecek.He turns 20 three days before New Year.
Yirmi dört yaşına girmeden üniversiteden mezun olmak istiyor.He wants to graduate from college before he turns 24 years old.
Geçen ay yirmi bin lira kazandı.He made twenty thousand liras last month.
Yirmi kişiye yetecek kadar çorba yaptı.She made enough soup to serve twenty people.
Yedi gün yirmi dört saat açığız.We're open 24/7.
Bunu ayın yirmisine kadar hazırlamamız gerekiyor.We need to have this ready by the twentieth.
Bunu ayın yirmisine yetiştirmemiz lazım.We need to have this ready by the twentieth.
Yaklaşık yirmi kez hapşırdım.I sneezed about twenty times.
Beşin dördüncü dereceden kuvveti altı yüz yirmi beştir.Five to the power of four is six hundred and twenty-five.
Beş üssü dört, altı yüz yirmi beştir.Five to the power of four is six hundred and twenty-five.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod