Ana içeriğe geç
Sözlük

yirmi ile cümle

yirmi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu sınıfta yirmi dört sandalyemiz var.We have twenty-four chairs in this class-room.
Cumhuriyet Bayramı yirmi altı Ocakta kutlanır.Republic Day is celebrated on the twenty-sixth of January.
Muiriel yirmi yaşında.Muiriel's twenty.
On, yirmi, otuz, kırk, elli, altmış, yetmiş, seksen, doksan, yüz.Ten, twenty, thirty, forty, fifty, sixty, seventy, eighty, ninety, hundred.
Bir günde yirmi mil yürüdü.She walked twenty miles a day.
Şair, yirmi küsur yıl burada yaşadı.The poet lived here some twenty odd years.
Hiçbir günahkar bir vaazın ilk yirmi dakikasından sonra hiç kurtarılmaz.No sinner is ever saved after the first twenty minutes of a sermon.
Yirmi kişi partiye katıldı.Twenty people attended the party.
Tom yirmi ve otuz yaşları arasındadır.Tom is between twenty and thirty years old.
Televizyon istasyonları günde yirmi dört saat yayın yapar.Television stations broadcast 24 hours a day.
Vadi yirmi mil genişliğinde.The valley was twenty miles wide.
Yirmi kişi için akşam yemeği pişirmeye istekli değilim.I'm not willing to cook dinner for twenty people.
Yirmi dört yaşındayım.I'm 24 years old.
Çin, Japonya'dan yirmi kat daha büyüktür.China is twenty times bigger than Japan.
Sadece yirmi yedi kişi hayır oyu verdi.Only twenty-seven had voted no.
Oy yirmi sekiz lehte ve yirmi aleyhteydi.The vote was twenty-eight for and twenty against.
O yirmi yıl sürdü.It lasted for twenty years.
Yirmi demir yolu kapatıldı.Twenty railroads were closed down.
John Brown yaklaşık yirmi adamla birlikte saldırdı.John Brown had attacked with about twenty men.
455 kadından bir kadın gebeliğinin yirminci haftasına kadar hamile olduğunu fark etmez.One out of 455 women doesn't realize she's pregnant until the twentieth week of pregnancy.
O yirmi sekiz yaşına kadar ehliyet almadı.He didn't get a driving licence until he was twenty-eight.
İki kez evlendi ve yirmiden fazla çocuğu oldu.He married twice and had more than 20 children.
Üçün kübü yirmi yedi yapar.Three cubed makes twenty-seven.
Avustralya, Japonya'dan yaklaşık yirmi kat daha büyüktür.Australia is about twenty times larger than Japan.
O, en fazla sadece yirmi dolar ödeyebilir.He can only pay twenty dollars at most.
Tom yirmi dakikadan daha az bir sürede oraya varmayı başardı.Tom was able to get there in less than twenty minutes.
Tom yirmi kişiye servis etmek için yeterli çorba yaptı.Tom made enough soup to serve twenty people.
Tom yirmilik dişlerini çektirdi.Tom had his wisdom teeth taken out.
Tom yirmi dört yaşına kadar sürücü belgesini almadı.Tom didn't get his driver's license until he was twenty-four.
Tom yirmi yaşına kadar trombon çalmaya başlamadı.Tom didn't start to play the trombone until he was twenty.
Tom yirmi şınav yaptı.Tom did twenty pushups.
Tom yirmili yaşlarının başında iken geçimini güçlükle sağlıyabiliyordu.Tom could barely make ends meet when he was in his early twenties.
Tom geçen hafta yirminci yaş gününü kutladı.Tom celebrated his twentieth birthday last week.
Tom sadece on altı yaşında olmasına rağmen yirminin üzerinde gibi görünüyor.Even though Tom is only sixteen, he looks like he's over twenty.
Tom Mary'den yaklaşık yirmi dakika uzakta yaşamaktadır.Tom lives about twenty minutes away from Mary.
Muiriel yirmi yaşındadır.Muiriel is twenty years old.
Tom hapishanede yirmi yıla mahkûm edildi.Tom was sentenced to 20 years in prison.
Tom'un yirmilik dişleri yirmi dört yaşında diş hekimi tarafından çekildi.Tom had his wisdom teeth taken out by a twenty-four year old dentist.
Tom yirmi yaşındayken giydiği aynı beden pantolonu hâlâ giyebiliyor.Tom can still wear the same size jeans he did when he was twenty years old.
Tom'un yirmide yirmi görüşü var.Tom has 20/20 vision.
O yirmi yaşındayken onunla evlendi.She married him when she was 20.
Tom yirmili yaşlarda oldukça çok para yaptı.Tom made quite a lot of money in his twenties.
O yirminin üzerinde.She is over twenty.
O henüz yirmiye girdi.She has just turned twenty.
Toplamda yaklaşık on ila yirmi öğrenci vardır.There are about ten to twenty students in total.
Benim yirmilik dişlerden biri çıkıyor.One of my wisdom teeth is coming in.
Bu oyunu oynamak için yirmi tane zara ihtiyacımız var.We'll need twenty dice to play this game.
Bugünün öğleden sonrası için yirmi sıçan karaciğeri aldığından emin ol.Make sure you get twenty rat livers for today's afternoon.
Günde yirmi mil yürürüm.I walk twenty miles a day.
O, günde yirmi sigara içer.He smokes twenty cigarettes per day.
George Washington yirmi iki şubat bin yedi yüz otuz ikide doğdu.George Washington was born on the twenty-second of February seventeen thirty-two.
Aritmetik ayakkabılarını çıkarmadan yirmiye kadar sayabilmektir.Arithmetic is being able to count up to twenty without taking off your shoes.
Muiriel yirmi yaşına girdi.Muiriel has turned twenty.
Kız kardeşim yirmi bir yaşında bir üniversite öğrencisidir.My sister is a twenty-one years old college student.
Ailem yirmi yıldır burada yaşıyor.My family has lived here for twenty years.
Bana hala yirmi dolar borçlusun.You still owe me twenty bucks.
Mary yirmili yaşlarının sonunda.Mary is in her late twenties.
O bu kitabı yirmi yaşındayken yazdı.He wrote this book as he was twenty years old.
Bu toplantı odası, yirmi işçi için yeterince büyük değil.This meeting room is not big enough for twenty workers.
Jorge Luis Borges'in eserleri yirmi beşten fazla dile çevrildi.The works of Jorge Luis Borges were translated into more than twenty-five languages.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod