Ana içeriğe geç
Sözlük

yirmi ile cümle

yirmi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Geçen ay bizim yirmi yaşındaki kızımız bir kız bebek dünyaya getirdi.Last month our twenty-year-old daughter gave birth to a baby girl.
Lütfen parayı bana yirmi dolarlık banknotlar halinde verin.Please give me the money in twenty-dollar bills.
Toplam olarak yirmi yumurtaya ihtiyacımız var.We need twenty eggs all told.
Typhoon No.11 saatte yirmi kilometre hızla kuzeye doğru ilerliyor.Typhoon No.11 is moving up north at twenty kilometers per hour.
Tren yirmi dakika geç kalacak.The train will be twenty minutes late.
O zaman o yirmili yaşlarında olamazdı.She can't have been in her twenties at that time.
Sayfa yirmi beşteki haritaya bak.Look at the map on page 25.
Yirmiden fazla erkek çocuğu oraya gitti.More than twenty boys went there.
Yirmi yıldır evliler.They have been married for twenty years.
Onunla yirmi yıldan daha fazla süredir samimiyim.I have been on friendly terms with him for more than twenty years.
Onun raporunun yirmi kopyasını çıkarır mısın?Would you run off twenty copies of his report?
Onun çiftliği yirmi mil karedir.His ranch covers twenty square miles.
O, bu romanı yirmi yaşında yazdı.He wrote this novel at twenty.
Bu kitabı yirmi yaşında yazdı.He wrote this book at the age of twenty.
O, yirmili yaşlarının başındadır.He is in his early twenties.
O yaşlı görünüyor, ama o hâlâ yirmili yaşlarında.He looks old, but he is still in his twenties.
O yirmi yıldır dış ticaretle uğraşıyor.He has been engaged in foreign trade for twenty years.
Onun yirminci yüzyılda en büyük piyanist olduğu güvenli bir şekilde söylenebilir.It may safely be said that he is the greatest pianist in the twentieth century.
Yirmi yıldır öğretmenlik yapmaktadır.He has been teaching for 20 years.
Pizzaro ve onun yirmi adamıyla buluşmaya gitti.He went to meet Pizzaro and twenty of his men.
O, Pizzaro ve onun yirmi adamıyla buluşmaya gitti.He went to meet Pizzaro and twenty of his men.
Benimle onu yapamayacağıma yirmi dolara bahse girdi.He bet me twenty dollars that I wouldn't do it.
O her hafta yirmi kadar çok sayıda kitap okur.He reads as many as twenty books every week.
Yirmi kelebek yakaladı.He caught twenty butterflies.
Onlar yirmi yıldan sonra tekrar orada buluşmaya karar verdi.They decided to meet there again after twenty years.
O otuzu aşkın olamaz; o hâlâ yirmili yaşlarda olmalı.She can't be over thirty; she must still be in her twenties.
Günde yirmi mil kapladı.She covered twenty miles a day.
O, yirmi yaşında olduğunu söyledi, gerçek değildi.She said she was twenty years old, which was not true.
O yirmi olarak kabul edildi.She could pass for twenty.
O, yirmi yaşına kadar beş kez evlenme teklifi aldı.She had been proposed to five times by the time she was twenty.
O yirmi yaşında, bir öğretmen oldu.She became a teacher at the age of twenty.
O yirminin yanlış tarafında.She is on the wrong side of twenty.
O, yirminin üzerinde olamaz.She cannot be over twenty.
O yirmili yaşlarda bir aerobik eğitmeni olarak çalıştı.She worked as an aerobics instructor in her twenties.
O yirmili yaşlara girdi.She entered her twenties.
Onun yaklaşık yirmi yıldır bir oyuncu olduğu söyleniyor.She is said to have been an actress about twenty years ago.
O, yirmi yıl önce doğmuş olmayı diledi.She wished she had been born twenty years earlier.
O, yirmi beş yaşındayken evlendi.She got married when she was twenty-five.
Yirmi yıldır aileye hizmet etti.She served the family for twenty years.
O, gelecek yıl yirmi yaşında olacağını söyledi.She said she would be twenty years old the following year.
O, en fazla yirmi yaşındadır.She's at most 20 years old.
O yirmi yaşında ilk çocuğunu doğurdu.She gave birth to her first child at twenty years old.
Babam bu işi yirmi yıldır yapıyor.My father has been doing this job for twenty years.
Kız kardeşim yirmi bir yaşında ve bir üniversite öğrencisi.My sister is twenty-one years old and a college student.
O, her sabah yirmi şınav çeker.He does twenty push-ups every morning.
Ben yirmi yılı aşkın bir süredir arkadaşımı görmemiştim.I hadn't seen my friend for over twenty years.
Gelecek ayın sonunda onlar yirmi yıldır evli olacaklar.On the tenth of next month, they will have been married for twenty years.
Orada yirmi civarında insan vardı.There were twenty or so people there.
Yirmi yaşındayken bir öğretmen oldu.She became a teacher when she was twenty.
Yirmi tane kebap ısmarlayalım!Let's order twenty kebabs!
Bir yangında yirmi kişi öldü.Twenty people died in a fire.
Yirmi şiş kebap ısmarlayalım.Let's order twenty shish kebabs!
Yirmi dolar yüz kırk yuan eder.Twenty dollars are one hundred and forty yuan.
Bina yirmi katlıdır.The building has twenty floors.
Yirmilik dişim ağrıyor.My wisdom tooth hurts.
Yirmi ülkede İspanyolca konuşulur.Spanish is spoken in twenty countries.
İspanyolca yirmi ülkede konuşulur.Spanish is spoken in twenty countries.
Kedi yirmi günlüktür.The cat is twenty days old.
Güneş gözlüğünün maliyeti yirmi pound.The sunglasses cost twenty euros.
Yirmi dakikalık bir gecikme var.There is a twenty minute delay.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod