Siz yine de akıllanmayacak mısınız?"Will you not understand?"
O'nun dışında sizin başka İlahınız yoktur, yine de sakınmayacak mısınız?"Will you not take heed for yourselves?"
Yine de aklınızı kullanmayacak mısınız?Even then you do not understand,
Böylece onlara okusaydı, yine ona iman edecek değillerdi.And he had recited it to them, and they had not believed (it would have been different).
Onlar yine de azabımızı çabuklaştırmak mı istiyorlar?Do they wish Us then to hasten the punishment?
Yine de, akıllanmayacak mısınız?Will you not understand?
Yine de dinlemeyecek misiniz?"Why do you not pay heed?"
Yine de görmeyecek misiniz?Why do you not reflect?
Yine de onlar, batıla inanıp Allah'ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar?Do they then believe what is false, and deny the bounty of God?
Elbette, bunda ayetler vardır; yine de işitmiyorlar mı?There were indeed signs in this. Will they even then not listen?
Yine de görmüyorlar mı?Will they not see even then?
Yine de şükretmiyorlar mı?Then why do they not acknowledge thanks?
Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz?Why did you not then understand?
Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı?Do they not have sense (to see)?
Yine de şükretmeyecekler mi?Even then they do not offer thanks,
Yine de görmeyecek misiniz?"Can you still not comprehend?
Biz sizden bu azabı biraz açıp-gidereceğiz; (ama yine) dönecek olanlarsınız siz.If We remove the torment a little, you revert back (to misdeeds).
Siz yine de öğüt alıp-düşünmüyor musunuz?Why then do you not contemplate?
Yine de görmüyor musunuz?Can you not perceive?
Yine de siz gördüğü (şey) üzerinde onunla tartışacak mısınız?Will you dispute with him what he saw?
Sizleri Biz yarattık, yine de tasdik etmeyecek misiniz?It is He who created you, then why do you not affirm the truth?
"Sonra sizi yine oraya geri çevirecek ve sizi (diriltici) bir çıkarışla diriltip-çıkaracaktır."He will then return you back to it, and bring you out again.
Yine kahrolası, nasıl bir ölçü koydu?May be then be accursed, how he plotted!
Ve yine hayır; kendini kınayıp duran nefse de and ederim.And I call the reprehensive soul to witness:
Yine müstahaksın, dahasına da müstahaksın.Alas, the woe for you!
Yine hayır; yakında bileceklerdir.They will indeed come to know soon.
Ve yine din gününü sana bildiren şey nedir?How then can you comprehend what the Day of Judgement is?
Yine de bilmeyecek mi? Kabirlerde olanların 'deşilip dışa atıldığı,'Does he not know when the contents of the graves are laid bare
Yine hayır; ileride bileceksiniz.Indeed you will come to know soon.
Sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."For you will be reverted back to what you were (when) created first."
Onlara işittirmiş olsaydı yine de yüz çevirirlerdi, zaten dönektirler.Now even if He makes them hear they will turn away (in obduracy).
Böyleyken yine tevbe etmiyorlar, ibret de almıyorlar.Even then they do not repent and take heed.
Emrimi yine yapmazsa, and olsun ki hapse tıkılacak ve kahre uğrayanlardan olacak."Yet in case he does not do my bidding he will be put into prison and disgraced."
Yine gittiler; sonunda bir erkek çocuğa rastladılar, o hemen onu öldürdü.The two went on till they came to a boy, whom he killed.
Rabbi yine de onu seçip tevbesini kabul etti, ona doğru yolu gösterdi.Then his Lord chose him and relented towards him, and showed him the way;
Sizi dirilten, sonra öldürecek sonra yine diriltecek olan O'dur.It is He who gives you life, then makes you die; then He will bring you back to life again.
Hayır; yine de öncekilerin dediklerini derler.And talk as did the people of old.
Allah onlara yine: "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız" der.They will be asked: "How long did you live on the earth in terms of years?"
Eğer evde kimseyi bulamazsanız, yine de size izin verilmedikçe içeriye girmeyiniz.If you find that no one is in, then do not enter unless you have received permission.
Dün kendisinden yardım isteyen kimse bağırarak ondan yine yardım istiyordu.Just then he who had asked him for help the day before called out for help (again).
Ama yine de onlar farkına varmadan başlarına ansızın gelecektir.It will come upon them all too suddenly, and they will be caught unawares.
Doğrusu sonra dönecekleri yer yine cehennemdir.Then to Hell they will surely be returned.
Öyleyken yine de onların izlerinden kovalanırcasına koşturuyorlardı.Yet they hasten to follow in their footsteps.
Firavun, milletini küçümsedi ama, onlar kendisine yine de itaat ettiler.Thus he made light (of the matter) to his people, and they obeyed him.
Biz sizden azabı az bir süre için kaldıracağız, siz yine de eski inkarcılığınıza döneceksiniz.If We remove the torment a little, you revert back (to misdeeds).
And olsun ki, ilk yaratmayı bilirsiniz, yine de düşünmez misiniz?You have known the first creation, then why do you not reflect?
"Sonra sizi oraya döndürür ve yine oradan çıkarır."He will then return you back to it, and bring you out again.
Canı çıkası; sonra yine ne biçim ölçüp biçti!May be then be accursed, how he plotted!
Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir.They will indeed come to know soon.
Sizi yine öldürecek ve sonra diriltecektir. Nihayet O'na döndürüleceksiniz.He will make you die again then bring you back to life: To Him then you will return.
Yemin olsun, Allah onları yine de affetti. Allah Gafûr'dur, Halîm'dir.But God has already forgiven them, for God is forgiving and kind.
Bak nasıl türlü türlü açıklıyoruz ayetleri, yine de yüz çeviriyorlar!See how We inflect Our signs: Even then they turn aside.
Hayvanlardan yük taşıyanı da yaygı/döşek yapılanı da yaratan yine O'dur.He has created beasts of burden and cattle for slaughter.
Dedi: " Daha önce kardeşi için güvendiğim gibi yine güveneyim size, değil mi?He replied: "Should I trust you with him as I did his brother?
Yakub dedi ki: "Hayır, öyle değil, nefisleriniz sizi yine bir işe itmiş."No," said (the father).
Bana düşen yine güzel bir sabra sarılmak. Bakarsın Allah onların hepsini bana getirir."You have made up the story; but patience is best; God may bring them back to me.
Yine de yüz çevirirlerse artık sana düşen, açık bir tebliğden başka şey değildir.If they still turn away, your duty is to warn them in clear terms.
Ve eğer yine eski duruma dönerseniz, biz de döneriz.But if you repeat it, We shall do the same.
Yine dedi: "Şu benden üstün kıldığına bir baksana!(And) said: "Look! This is what you have honoured above me!
Yine yola koyuldular. Bir süre sonra bir oğlana rastgeldiler; tuttu onu öldürdü.The two went on till they came to a boy, whom he killed.