Kirmastılı karakteri, yiğitliğin ve mertliğin sembolüdür.Η αρετή στον κόσμο του είναι συνώνυμη με την τόλμη και την ανδραγαθία.
Yiğiter Bayar basketbola 9 yaşında başladı.Ξεκίνησε να παίζει μπάσκετ σε ηλικία εννέα ετών.
Erişim tarihi: 10 Ağustos 2016. ^ "Yiğit Okan Demirel 'Bu Akşam'".11 Αυγούστου 2016. «Θερμή υποδοχή για τον «ασημένιο» Ντούσκο».
Yiğitleri kanatlarının altına alıp yardım eder, ne isterse yapacağını söyler.Fantomet tager hende under sine vinger og sørger for hendes fremgang.
Mamo, oğlunun artık bir yiğit olduğuna inanmıştır.Hans far bekreftet siden at sønnen faktisk var homofil.
Ufuk Bayraktar - Ömer Yiğiter - Arif'in çok yakın arkadaşı.VII - Høyt lysende Stewardsbroder.
İncilde 2. samuelde David'in yiğit iki oğlundan birinin adıdır.I den bibelske opphavsfortellingen er Dan den ene av Bilhas to sønner.
1977, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu) Çağlar Yiğitoğulları 1977 yılında doğdu.Filmåret 1977 er en oversikt over lanserte filmer, fødte og avdøde filmpersonligheter i 1977.
Kırklara karışan erenler veya yiğitler de bir daha görünmezler.Selain itu, warga juga hendaknya menghindari jalur-jalur gelap ataupun tanpa penerangan.
İlhan Yiğitbaşıoğlu (d.Merah adalah keberanian; d.
Bu dağdan güçlü bir derenin çıktığını öğrenir, alp yiğit.Kota ini dikenal dengan alamnya yang sangat khas pegunungan Alp.
GERÇEK YİĞİT Sevmem geniş adımlar atan iri yarı askeri.Dengan daya angkutnya yang besar sangat disukai oleh pihak militer.
Çağlar Yiğitoğulları (d.Ân thị (殷氏), con gái của Ân Thái Thành (殷大成).
Daz (kel) başlı bir yiğittir.Mỗi một vạch (liền hoặc đứt) là một hào.
Çok kavgalara girmiş, çok yiğitlikler yapmıştır.Ông đã tham gia nhiều trận chiến, lập được nhiều công trạng to lớn.
('Yiğittir Gryffindor'da Kalan Çocuklar!)"Người nào vô Gryffindor.
Yiğit Kızılcan, (ö.Tuyết đen (tiếng Nga: Красное небо.
Çar Samuil, o yiğit ordusunun böyle kötü bir hâle geldiğini görünce şoka girdi ve öldü.Khi Sa Hoàng Samuil thấy phần còn lại của quân mình bị tan rã, ông đau tim và chết.
Bir bahçedeyiz şimdi şehitlerle berâber; Bizler gibi ölmüş o yiğitlerle berâber.われは白龍神なり、古より湧水の池に住む者なり われ今池潰され住む所なし。
Karşısına çıkacak daha güçlü bir yiğit yoktu.彼にはそれだけのことを行う勇気がなかった。
Yiğitlere de ad vermiştir.自称、葵の眷属。
Dağlar ise yenilmez yiğitler olarak görülürler.そこから御嶽山が見える。
Bir yiğitlik simgesi olarak alplara isim diye verilir.エルフの中では勇者として名が通っている。
Köy muhtarı, eli silah tutabilen ne kadar yiğit varsa, hepsini bu şeytanı öldürmeye gönderir.人々を守るため全てを投げ打ち奮戦する仁義に厚い男で、風の精霊魔法を操る。
Mamo, oğlunun artık bir yiğit olduğuna inanmıştır.母親の方は薄々息子であることを感じ取っていたようである。
Çağlar Yiğitoğulları (d.粟田百済(春日粟田百済)の子。
Jaures yiğitçe kavgaya katıldı.葛栄の乱に参加した。
Bu tür eserlerde coşkun bir yiğitlik teminin ardında duygu gizlidir.その飄々とした性格の裏には何か秘密が隠されているように感じられる。
Hatta bunu yiğitlik sayıp övünürler.ここでも武勲を挙げ、武勇に優れたところを示している。
Yiğit Öncelikle geldiğim için mutluyum.心怡对清羽一见钟情。
Yiğitlere de ad vermiştir.於是帝降敕,數詰讓諸將帥。
Çok kavgalara girmiş, çok yiğitlikler yapmıştır.他作战勇猛,颇著战功。
Yiğit'in babası mafya yüzünden intihar etmiştir.父親因為太郎的誘拐事件而自殺。
Karaolğlanlardan bir olan Matır Han’ın adı olan Matır (Batır/Batur) kelimesi cesur, yiğit, korkusuz demektir.窺基《說無垢稱經疏》:「滿迦葉波,迦葉波是姓,滿是名也,古云富蘭那迦葉。
Bir bahçedeyiz şimdi şehitlerle berâber; Bizler gibi ölmüş o yiğitlerle berâber.願我們永傍門牆,永傍門牆,願我們齊作塔的基石。
Ufuk Bayraktar - Ömer Yiğiter - Arif'in çok yakın arkadaşı.混混 - 久貝大地 翔太的朋友。
Bir bahçedeyiz şimdi şehitlerle berâber; Bizler gibi ölmüş o yiğitlerle berâber.고려 현종 때 동주(東州: 지금의 강원도 철원군)에 예속시켰으며, 예종 때 감무(監務)를 설치하였다.
Daz (kel) başlı bir yiğittir.통(桶)은 원통 모양의 용기이다.
Yiğit Kızılcan, (ö.작위는 연국공(燕國公).
Bir gün Oğuz yiğitlerinden Ters Uzanmış, kendisine kızarak oturduğu yeri hak etmediğini söyler.היא מתעמתת עם בן, שמכחיש לחלוטין שהסיגריות שייכות לו.
Daha sonra, Akha yiğitleri belli süreler ve serüvenler geçirerek yurtlarına döndüler.За нещастие, един ден зли сили минали покрай техния дом.
Kirmastılı karakteri, yiğitliğin ve mertliğin sembolüdür.Топъл пресен хляб – символ на атрактивност и желаност.
Yiğit Özşener, Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği’nden 1996 yılında mezun oldu.Yiğit je 1996. diplomirao elektroniku i komunikacije na tehničkom sveučilištu Yıldız.
Çok kavgalara girmiş, çok yiğitlikler yapmıştır.Uspješno je ratovao i dobio velik broj bitaka.
Varsağı yiğitçe bir havayla okunur.Kniha sa číta jedným dychom.
Çünkü bu kült yiğitlik ve cesareti övüyordu.Kvôli týmto organickým ťažkostiam som stratila odvahu a smelosť.
1992), Türk paralimpik okçu Yiğit Bener (d.1992) Vrnitev čarovničke Gajke (izv.
Marcus Aurelius onu "gösterişsiz yiğitlik" şeklinde öğreterek şereflendirir.Markas Aurelijus pamini, kad iš jo išmoko "vyriškumo be puikybės".
Yiğitliğe, kahramanlığa ve savaşçılığa vurgu.Maksavad au ja vaprus ning kangelasteod lahingutes.
Yiğit'in babası mafya yüzünden intihar etmiştir.Tütarlapse isa tegi enesetapu.
Subaylarla askerlerin hareketi sırf yiğitlik ve fedakarlıktan ibaretti.Ordeniga autasustati ainult ohvitsere ning ainult sõjaliste teenete eest.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Aby neutekl čerstvý, a neušel silný, aby na půlnoci o břeh řeky Eufrates zavadili a padli.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Aby nie uciekł prędki, a nie uszedł mocarz; aby się na północy o brzeg rzeki Eufrates otrącili i upadli.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.De rapfodede undflyr ikke, og Helten redder sig ikke. Mod Nord ved Eufrats Flod falder de og styrter.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Ei pääse nopea pakoon, ei sankari pelastu; pohjan puolella, Eufrat-virran vierellä he kompastuvat ja kaatuvat.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.발이 빠른 자도 도망하지 못하며 용맹이 있는 자도 피하지 못하고 그들이 다 북방에서 유브라데 하숫가에 넘어지며 엎드러지는도다
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Nech neutečie rýchly ani nech neunikne hrdina! Na sever pri rieke Eufrate zavadiac klesli a padli.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Ne ubeži, kdor je lehak, in ne otme se, kdor je mogočen; proti severu ob reki Evfratu se spotikajo in padajo.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.No huya el veloz, ni escape el valiente. En el norte tropezaron y cayeron, junto a la ribera del Éufrates
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Бързият да не избяга, И силният да се не отърве; Ще се спънат и ще паднат към север При реката Евфрат.