RABbin önünde yiğit bir avcıydı. ‹‹RABbin önünde Nemrut gibi yiğit avcı›› sözü buradan gelir.Той беше голям ловец пред Господа: затова се казва: Като Нимрода, голям Ловец пред Господа.
RABbin önünde yiğit bir avcıydı. ‹‹RABbin önünde Nemrut gibi yiğit avcı›› sözü buradan gelir.הוא היה גבר ציד לפני יהוה על כן יאמר כנמרד גבור ציד לפני יהוה׃
RABbin önünde yiğit bir avcıydı. ‹‹RABbin önünde Nemrut gibi yiğit avcı›› sözü buradan gelir.الذي كان جبار صيد امام الرب. لذلك يقال كنمرود جبار صيد امام الرب.
RABbin önünde yiğit bir avcıydı. ‹‹RABbin önünde Nemrut gibi yiğit avcı›› sözü buradan gelir.他 在 耶 和 華 面 前 是 個 英 勇 的 獵 戶 、 所 以 俗 語 說 、 像 寧 錄 在 耶 和 華 面 前 是 個 英 勇 的 獵 戶
RABbin önünde yiğit bir avcıydı. ‹‹RABbin önünde Nemrut gibi yiğit avcı›› sözü buradan gelir.他 在 耶和華 面前 是 個 英勇 的 獵戶 、 所以 俗 語說 、 像 寧錄 在 耶和華 面前 是 個 英勇 的 獵戶
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.Jeg har opbudt mine innvidde menn og kalt mine helter til å tjene min vrede, mine stolte, jublende skarer.
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.Jeg har opbudt min viede Hær til at tjene min Vrede og kaldt mine Helte hid, de jublende, stolte.
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.내가 나의 거룩히 구별한 자에게 명하고 나의 위엄을 기뻐하는 용사들을 불러 나의 노를 풀게 하였느니라
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.Minä olen antanut käskyn vihkiytyneilleni ja kutsunut urhoni vihani työhön, ylvääni, riemuitsevaiseni.
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.אני צויתי למקדשי גם קראתי גבורי לאפי עליזי גאותי׃
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.انا اوصيت مقدسي ودعوت ابطالي لاجل غضبي مفتخري عظمتي.
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.我 吩 咐 我 所 挑 出 來 的 人 . 我 招 呼 我 的 勇 士 、 就 是 那 矜 誇 高 傲 之 輩 、 為 要 成 就 我 怒 中 所 定 的
RAB seçtiklerine buyruk verdi, Onun yüceliğiyle övünen yiğitleri Öfkesinin gereğini yapmaya çağırdı.我 吩咐 我 所 挑出 來 的 人 . 我 招呼 我 的 勇士 、 就是 那 矜誇 高傲 之 輩 、 為要 成就 我 怒 中 所 定的
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,A Hospodin riekol Jozuovi: Pozri, dal som do tvojej ruky Jericho i jeho kráľa i jeho silných bojovníkov.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,Da sagde HERREN til Josua: "Se, jeg giver Jeriko og dets Konge og Krigere i din Hånd.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,Da sa Herren til Josva: Se, jeg har gitt Jeriko med kongen og de djerve stridsmenn i din hånd.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,Disse il Signore a Giosuè: «Vedi, io ti metto in mano Gerico e il suo re. Voi tutti prodi guerrieri
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,Domnul a zis lui Iosua: ,,Iată, dau în mînile tale Ierihonul şi pe împăratul lui, pe vitejii lui ostaşi.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,Ðức Giê-hô-va phán cùng Giô-suê, vua, và các chiến sĩ mạnh dạn của nó vào tay ngươi.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,Ðức_Giê - hô-va phán cùng Giô-suê , vua , và các chiến_sĩ mạnh_dạn của nó vào tay ngươi .
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,Então disse o Senhor a Josué: Olha, entrego na tua mão Jericó, o seu rei e os seus homens valorosos.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,In GOSPOD reče Jozuetu: Poglej, dal sem ti v roko Jeriho in kralja in junaške može njegove.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,I řekl Hospodin k Jozue: Aj, dal jsem v ruku tvou Jericho, a krále jeho s silnými muži jeho.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,여호와께서 여호수아에게 이르시되 보라 내가 여리고와 그 왕과 용사들을 네 손에 붙였으니
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,L`Éternel dit à Josué: Vois, je livre entre tes mains Jéricho et son roi, ses vaillants soldats.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,Men HERREN sade till Josua: »Se, jag har givit Jeriko med dess konung, med dess tappra stridsmän, i din hand.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,monda az Úr Józsuénak: Lásd! kezedbe adtam Jérikhót és királyát a sereg vitézeivel [együtt.]
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,Niin Herra sanoi Joosualle: "Katso, minä annan sinun käsiisi Jerikon sekä sen kuninkaan ja sotaurhot.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,Pero Jehovah dijo a Josué: --Mira, yo he entregado en tu mano a Jericó, a su rey y a sus hombres de guerra
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,Tedy rzekł Pan do Jozuego: Otom dał w ręce twoje Jerycho, i króla jego, i możne wojska jego.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,И Господ рече на Исуса: Ето, предадох в ръката ти Ерихон, царя му и силните му и храбри мъже.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,ויאמר יהוה אל יהושע ראה נתתי בידך את יריחו ואת מלכה גבורי החיל׃
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,فقال الرب ليشوع. انظر. قد دفعت بيدك اريحا وملكها جبابرة البأس.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,耶 和 華 曉 諭 約 書 亞 說 、 看 哪 、 我 已 經 把 耶 利 哥 、 和 耶 利 哥 的 王 、 並 大 能 的 勇 士 、 都 交 在 你 手 中
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,耶和華 曉諭 約書亞說 、 看 哪 、 我 已 經把 耶利哥 、 和 耶利哥 的 王 、 並大能 的 勇士 、 都 交 在 你 手中
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Bättre är en tålmodig man än en stark, och bättre den som styr sitt sinne än den som intager en stad.
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Den langmodige er bedre enn en veldig helt, og den som styrer sitt sinn, er bedre enn den som inntar en by.
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Ein Geduldiger ist besser denn ein Starker, und der seines Mutes Herr ist, denn der Städte gewinnt.
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Es mejor el que tarda en airarse que el fuerte; y el que domina su espíritu, que el que conquista una ciudad
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Il paziente val più di un eroe, chi domina se stesso val più di chi conquista una città
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Jobb a hosszútûrõ az erõsnél; és a ki uralkodik a maga indulatján, annál, a ki várost vesz meg.
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.노하기를 더디하는 자는 용사보다 낫고 자기의 마음을 다스리는 자는 성을 빼앗는 자보다 나으니라
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Lepší jest zpozdilý k hněvu než silný rek, a kdož panuje nad myslí svou nežli ten, kterýž dobyl města.
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Lepší ten, kto je pomalý do hnevu, ako silák, a kto panuje nad svojím duchom, ako ten, kto zaujal mesto.
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Melhor é o longânimo do que o valente; e o que domina o seu espírito do que o que toma uma cidade.
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Người chậm nóng giận thắng hơn người dõng sĩ; Và ai cai trị lòng mình thắng hơn kẻ chiếm lấy thành.
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Người chậm nóng_giận thắng hơn người dõng sĩ ; Và ai cai_trị lòng mình thắng hơn kẻ chiếm lấy thành .
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Pitkämielinen on parempi kuin sankari, ja mielensä hillitseväinen parempi kuin kaupungin valloittaja.
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Større end Helt er sindig Mand, større at styre sit Sind end at tage en Stad.
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Tidak cepat marah lebih baik daripada mempunyai kuasa; menguasai diri lebih baik daripada menaklukkan kota
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Καλητερος ο μακροθυμος παρα τον δυνατον και ο εξουσιαζων το πνευμα αυτου παρα τον εκπορθουντα πολιν.
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Долготерпеливый лучше храброго, и владеющий собою лучше завоевателя города.
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.Който скоро не се гневи е по-добър от храбрия, И който владее духа си - от завоевател на град.
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.טוב ארך אפים מגבור ומשל ברוחו מלכד עיר׃
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.البطيء الغضب خير من الجبار ومالك روحه خير ممن يأخذ مدينة.
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.不 輕 易 發 怒 的 、 勝 過 勇 士 . 治 服 己 心 的 、 強 如 取 城
Sabırlı kişi yiğitten üstündür, Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.不 輕易發怒 的 、 勝過 勇士 . 治服 己 心 的 、 強如 取城
Sahte peygamberlere karşı kılıç! Aptallıkları ortaya çıkacak. Yiğitlerine karşı kılıç! Şaşkına dönecek onlar.Al haar valse profeten zullen hun verstand verliezen! Haar dapperste strijders zullen in paniek raken!
Sahte peygamberlere karşı kılıç! Aptallıkları ortaya çıkacak. Yiğitlerine karşı kılıç! Şaşkına dönecek onlar.gyver [lesz] az õ varázslóin, és megbolondulnak; fegyver [lesz] az õ vitézein, és elijednek.
Sahte peygamberlere karşı kılıç! Aptallıkları ortaya çıkacak. Yiğitlerine karşı kılıç! Şaşkına dönecek onlar.칼이 자긍하는 자의 위에 임하리니 그들이 어리석게 될 것이며 칼이 용사의 위에 임하리니 그들이 놀랄 것이며