Tek başına çocuk ölümlerini düzeltmek yetmez, aile planlaması da lazım.Nicht Kindersterblichkeit allein, man braucht genauso Familienplanung.
Tek başına çocuk ölümlerini düzeltmek yetmez, aile planlaması da lazım.Nie však iba detská úmrtnosť, ale aj vy potrebujete plánovanie rodiny.
Tek başına çocuk ölümlerini düzeltmek yetmez, aile planlaması da lazım.Non la mortalità infantile presa da sola, si ha bisogno anche della pianificazione familiare.
Tek başına çocuk ölümlerini düzeltmek yetmez, aile planlaması da lazım.No sólo la mortalidad infantil; se necesita también la planificación familiar.
Tek başına çocuk ölümlerini düzeltmek yetmez, aile planlaması da lazım.Nu doar mortalitatea infantilă, este necesară și planificarea familială.
Tek başına çocuk ölümlerini düzeltmek yetmez, aile planlaması da lazım.Pas seulement la mortalité infantile, vous avez aussi besoin d'un planning familial.
Tek başına çocuk ölümlerini düzeltmek yetmez, aile planlaması da lazım.Trzeba rozprawić się z umieralnością dzieci.
Tek başına çocuk ölümlerini düzeltmek yetmez, aile planlaması da lazım.Δεν αρκεί μόνο η παιδική θνησιμότητα, χρειάζεται και οικογενειακός προγραμματισμός.
Tek başına çocuk ölümlerini düzeltmek yetmez, aile planlaması da lazım.Не только детская смертность, но и планирование семьи.
Tek başına çocuk ölümlerini düzeltmek yetmez, aile planlaması da lazım.Сега нека да ви напомня, защо трябваше да го направим.
Tek başına çocuk ölümlerini düzeltmek yetmez, aile planlaması da lazım.לא להתעסק רק בתמותת ילדים אלא גם בתכנון משפחה.
Tek başına çocuk ölümlerini düzeltmek yetmez, aile planlaması da lazım.فنحن لا نحتاج فحسب تقليل وفيات الاطفال .. بل نحتاج تنظيم النسل ايضاً
Tek başına çocuk ölümlerini düzeltmek yetmez, aile planlaması da lazım.では なぜ私たちがこの仕事に
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.Chúng tôi không đủ tiền mua điện thoại vệ tinh, nên chúng tôi xài sóng radio cao tần.
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.위성전화를 살 돈이 없어서 HF 무전기를 사용했지요.
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.Kami tidak mampu membeli telepon satelit, jadi kami menggunakan radio berfrekuensi tinggi.
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.Le téléphone satellite était trop cher, on avait donc une radio HF.
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.Não tínhamos recursos para um telefone por satélite, só tínhamos um rádio HF.
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.Nem volt pénzünk műholdas telefonra, csak rövidhullámú rádiónk volt.
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.Non ci potevamo permettere un telefono satellitare, così avevamo portato una radio HF.
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.No pudímos permitirnos un teléfono por satélite, así que teníamos una radio de onda corta.
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.Nu ne-am putut permite telefon prin satelit, foloseam unde radio de frecvenţă înaltă.
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.We konden ons geen satelliettelefoon veroorloven, dus hadden we HF-radio.
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.Wir konnten uns kein Satellitentelefon leisten, also hatten wir ein Hochfrequenz-Funkgerät.
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.Ми не могли дозволити собі супутниковий зв'язок, тож користувалися радіо на коротких хвилях.
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.Не можехме да си позволим сателитен телефон, затова имахме HF радио.
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.לא יכלנו להרשות לעצמו טלפון לוויני, אז היה לנו HF רדיו.
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.لم نستطع حمل هاتف يعمل بواسطة الأقمار الاصطناعية، لذلك أمتلكنا راديو ذا تردد عالي.
Uydu telefonuna gücümüz yetmediği için yüksek frekanslı bir telsiz almıştık.スキーのポールがテントの屋根から飛び出ているのが見えるでしょう
Ve aksi takdirde, bu (mektup) beni ikna etmeye yetmezdi. ♪ (müzik) ♪A toto (dopis) není dost, aby mě to přesvědčilo o opaku. Velmi dobře.
Ve aksi takdirde, bu (mektup) beni ikna etmeye yetmezdi. ♪ (müzik) ♪ Çok iyi.Muy bien.
Ve aksi takdirde, bu (mektup) beni ikna etmeye yetmezdi. ♪ (müzik) ♪És én erre mutatok rá.
Ve aksi takdirde, bu (mektup) beni ikna etmeye yetmezdi. ♪ (müzik) ♪[Musique] Très bien.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.A viem, že nestačí poznať všetky údaje.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.A vím, že nestačí poznat všechny údaje.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.Beschikken over de juiste gegevens is niet genoeg.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.Dan aku tahu, memiliki data saja tidaklah cukup.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.E so che avere i dati non basta.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.Et je sais que recueillir les données, ce n'est pas suffisant.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.In vem, da imeti podatke še ni dovolj.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.Jag vet att det inte räcker med att ha data.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.Jól tudom, csupán birtokolni adatokat nem elég.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.또한, 저는 데이터를 확보하는 것만으로는 충분하지 않다는 걸 알고 있습니다.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.Og jeg ved, det ikke er nok bare at have data.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.Ştiu că simpla prezentare a datelor nu e suficientă.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.Und ich weiß, nur die Daten zu haben ist nicht genug.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.Và tôi biết, có được dử liệu là không đủ
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.Wiem ,że same dane nie wystarczą
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.Y lo sé, tener los datos no es suficiente.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.Я знаю, що просто мати данні недостатньо.
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.ואני יודע שלא מספיק להראות רק נתונים
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.وأعلم أن امتلاك البيانات لا يكفي
Ve biliyorum ki, veriye sahip olmak yetmez.皆が楽しめて、分かりやすい方法で見せなければいけない
Ve buda yetmezse gülmek diğerlerinin gözünde iyi görünmemiyi sağlayabilir.A ak vám to nestačí, úsmev vás robí krajšími v očiach ostatných.
Ve buda yetmezse gülmek diğerlerinin gözünde iyi görünmemiyi sağlayabilir.Als dat niet genoeg is, glimlachen kan er goed uitzien in de ogen van anderen.
Ve buda yetmezse gülmek diğerlerinin gözünde iyi görünmemiyi sağlayabilir.Apabila itu belum cukup, senyuman dapat terlihat bagus di mata orang lain.
Ve buda yetmezse gülmek diğerlerinin gözünde iyi görünmemiyi sağlayabilir.A to ještě není vše. Díky smíchu můžete vypadat dobře v očích ostatních.
Ve buda yetmezse gülmek diğerlerinin gözünde iyi görünmemiyi sağlayabilir.E, como se isso não fosse suficiente, sorrir pode ainda ser agradável aos olhos dos outros.
Ve buda yetmezse gülmek diğerlerinin gözünde iyi görünmemiyi sağlayabilir.E non è tutto, sorridere fa una buona impressione agli occhi degli altri.
Ve buda yetmezse gülmek diğerlerinin gözünde iyi görünmemiyi sağlayabilir.És ha ez nem elég, a mosolygás jól néz ki mások szemében.