Bu küçücük işe bile gücünüz yetmediğine göre, öbür konularda neden kaygılanıyorsunuz?Коли ж ви й найменьшого не можете, то чого про инше журитесь?
Bu küçücük işe bile gücünüz yetmediğine göre, öbür konularda neden kaygılanıyorsunuz?ועתה הן מעט מזער אין ביכלתכם וליותר מה תדאגו׃
Bu küçücük işe bile gücünüz yetmediğine göre, öbür konularda neden kaygılanıyorsunuz?فان كنتم لا تقدرون ولا على الاصغر فلماذا تهتمون بالبواقي.
Bu küçücük işe bile gücünüz yetmediğine göre, öbür konularda neden kaygılanıyorsunuz?這 最 小 的 事 、 你 們 尚 且 不 能 作 、 為 甚 麼 還 憂 慮 其 餘 的 事 呢
Bu küçücük işe bile gücünüz yetmediğine göre, öbür konularda neden kaygılanıyorsunuz?這 最 小 的 事 、 你 們 尚且 不 能 作 、 為甚麼還憂慮其餘 的 事 呢
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.Ci sono tanti uomini che hanno a cuore questo tema ma averlo a cuore non basta.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.De annyi férfi van, akit mélyen megérint a dolog, de ez nem elég.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.În fine, pentru mulți bărbați problemele astea sunt dureroase, dar numai durerea nu ajunge.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.Maar al maken veel mannen zich grote zorgen, dat alleen is niet genoeg.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.Mnoha mužům tyto věci leží na srdci, ale to samo o sobě nestačí.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.Nhưng có rất nhiều đàn ông quan tâm sâu sắc đến những vấn đề này, nhưng quan tâm sâu sắc chưa đủ.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.Wielu mężczyznom zależy na tych kwestiach, ale to nie wystarczy.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.Но есть так много мужчин, которым эти проблемы глубоко небезразличны, но небезразличия мало.
Bunu yazayım. Sanırım boşluk yetmeyecek tüm matrisi yazmam için.Ou apenas isso: é 2 vezes 10, então -- eu vou escrever pequeno--vezes 10 mais
Bu para yetmez. Para yetmez nasıl yahu?هذا الراتب لا يكفي ". "المال لا يكفي ؟ كيف ذلك؟"
Bu sağ kalp yetmezliği idi.Bolo to zlyhanie pravej strany srdca.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.Było to następstwem niewydolności prawej części serca.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.Dat was falen van de rechter hartkamer.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.Ed era una conseguenza del collasso del ventricolo destro.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.E era o ventrículo direito do coração a falhar.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.Era din cauză că partea dreaptă a inimii ceda.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.Era una falla del corazón derecho.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.Et c'était une défaillance du ventricule droit.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.Kiderült, hogy jobboldali szívelégtelenség.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.심장 오른쪽 부전이었습니다.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.Ternyata itu adalah gagal jantung kanan.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.Und es war ein Versagen der rechten Herzhälfte.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.Và suy tim phải.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.Είχα δεξιά καρδιακή ανεπάρκεια.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.И дясната част на сърцето ми беше проявила сърдечна недостатъчност.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.Это означало паралич правой стороны сердца.
Bu sağ kalp yetmezliği idi.וזה היה אי-ספיקת לב ימנית
Bu sağ kalp yetmezliği idi.وكنت اعاني من قصور في الجهة اليمنى من القلب
Bu sağ kalp yetmezliği idi.医師の指示に従うべきだと
Bu sanki yetmezmiş gibi, oradan çıkar çıkmaz그것이 충분하지 않았던것 처럼, 제가 이 일 직후에 한 것은
Bu sanki yetmezmiş gibi, oradan çıkar çıkmazTôi nghĩ nó chưa đủ, điều tôi làm ngay lập tức sau đó
Bu sanki yetmezmiş gibi, oradan çıkar çıkmazוכאילו שזה לא היה מספיק מה שעשיתי מיד אח"כ
Bu sanki yetmezmiş gibi, oradan çıkar çıkmazوأعتقد أن هذا ليس كافياً .. فقد إنطلقت مباشرة
Bu sanki yetmezmiş gibi, oradan çıkar çıkmaz臨床検査センターに行きました
Bu sıvı dengem, sıvı dengesi eğer kalp yetmezliği olan birini takip ediyorsanız çok önemli bir veri.Aceasta este situaţia fluidelor, este foarte importantă când se monitorizează o persoană cu probleme cardiace.
Bu sıvı dengem, sıvı dengesi eğer kalp yetmezliği olan birini takip ediyorsanız çok önemli bir veri.Das ist der Flüssigkeitsstatus, das ist wirklich wichtig, wenn Sie jemanden mit Herzinsuffizienz überwachen.
Bu sıvı dengem, sıvı dengesi eğer kalp yetmezliği olan birini takip ediyorsanız çok önemli bir veri.Dat is de vochtstatus. De vochtstatus is heel belangrijk als je iemand met hartproblemen volgt.
Bu sıvı dengem, sıvı dengesi eğer kalp yetmezliği olan birini takip ediyorsanız çok önemli bir veri.Ez a folyamatos státus, mely igen fontos, ha pl. egy szívbeteget vizsgálunk.
Bu sıvı dengem, sıvı dengesi eğer kalp yetmezliği olan birini takip ediyorsanız çok önemli bir veri.Jest to poziom płynu jest on naprawdę ważny jeśli kontrolujemy kogoś z niewydolnością serca.
Bu sıvı dengem, sıvı dengesi eğer kalp yetmezliği olan birini takip ediyorsanız çok önemli bir veri.유동적인 상태의 흐름을 볼 수 있는데, 만약에 심장마비를 일으킨 사람을 관찰하고 있다면 이런 상태의 흐름을 관찰할 수 있다는건 매우 중요하겠죠.
Bu sıvı dengem, sıvı dengesi eğer kalp yetmezliği olan birini takip ediyorsanız çok önemli bir veri.Он измеряет задержку жидкости, что очень исключительно важно при мониторинге сердечной недостаточности.
Bu sıvı dengem, sıvı dengesi eğer kalp yetmezliği olan birini takip ediyorsanız çok önemli bir veri.זה מצב הנוזלים, מצב הנוזלים הוא מאד חשוב אם מנטרים מישהו עם בעיות לב.
Bu sıvı dengem, sıvı dengesi eğer kalp yetmezliği olan birini takip ediyorsanız çok önemli bir veri.هذا يمثل حالة السائل، حالة السائل، انها جدا مهمة اذا كنت تراقب أحدا مصابا بنوبة قلبية.
Bu sıvı dengem, sıvı dengesi eğer kalp yetmezliği olan birini takip ediyorsanız çok önemli bir veri.体液状態が非常に重要なのは 心不全の人を監視するときです 下は体温です
Bu yakınlık yetmez mi?Ez már nem elég közeli?
Bu yakınlık yetmez mi?Είμαστε κοντά σε αυτήν την κατάσταση;
Bu yakınlık yetmez mi?السنا مقربين في هذه المسألة؟
Bu yetmedi; penguenleri kafama çarpmaya başladi.Aber das reichte noch nicht; sie fing an, mir Pinguine an den Kopf zu werfen.
Bu yetmedi; penguenleri kafama çarpmaya başladi.Aivan kuin tämä ei olisi ollut tarpeeksi, se alkaa nakkelemaan pingviinejä päähäni.
Bu yetmedi; penguenleri kafama çarpmaya başladi.Apoi nici asta nu a mai fost destul; a început să îmi arunce pinguni în cap.
Bu yetmedi; penguenleri kafama çarpmaya başladi.A to nebolo ešte dosť; začala mi tučniakov hádzať na hlavu.
Bu yetmedi; penguenleri kafama çarpmaya başladi.Đó vẫn chưa đủ; cô nàng bắt đầu quẳng những con chim cánh cụt lên đầu tôi.
Bu yetmedi; penguenleri kafama çarpmaya başladi.E então isso não era suficiente; ela começou a atirar pinguins à minha cabeça.
Bu yetmedi; penguenleri kafama çarpmaya başladi.Ensuite, ça n'était pas suffisant ; elle a commencé à me donner des coups de manchots sur la tête.
Bu yetmedi; penguenleri kafama çarpmaya başladi.És aztán ez nem volt elég; elkezdett pingvineket dobálni a fejemre.