Ana içeriğe geç
Sözlük

yetme ile cümle

yetme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama biz yaşlandıkça, organlarımız yetmezliğe giriyor.Men allt eftersom vi åldras, slutar våra organ fungera.
Ama biz yaşlandıkça, organlarımız yetmezliğe giriyor.Men som vi bliver ældre, har vores organer en tendens til at svigte oftere.
Ama biz yaşlandıkça, organlarımız yetmezliğe giriyor.Mutta ikääntyessämme elimemme toimivat huonommin.
Ama biz yaşlandıkça, organlarımız yetmezliğe giriyor.Nhưng khi chúng ta già đi, các cơ quan ngày càng tê liệt
Ama biz yaşlandıkça, organlarımız yetmezliğe giriyor.Pero mientras envejecemos, nuestros órganos tienden a fallar más.
Ama biz yaşlandıkça, organlarımız yetmezliğe giriyor.Αλλά καθώς μεγαλώνουμε,τα όργανά μας έχουν την τάση να εξασθενίζουν.
Ama biz yaşlandıkça, organlarımız yetmezliğe giriyor.Але з віком наші органи схильні відмовляти.
Ama biz yaşlandıkça, organlarımız yetmezliğe giriyor.Но с возрастом, наши органы начинают отказывать чаще.
Ama biz yaşlandıkça, organlarımız yetmezliğe giriyor.Но с остаряването ни органите ни са по-склонни да отказат.
Ama biz yaşlandıkça, organlarımız yetmezliğe giriyor.לנסות להחליף לבלב,
Ama biz yaşlandıkça, organlarımız yetmezliğe giriyor.و لكن كلما كبرنا في السن, تميل اعضائنا الى الفشل و التعطل اكثر.
Ama biz yaşlandıkça, organlarımız yetmezliğe giriyor.これは私たちに課せられた難題です
Ama derinden önemsemek yetmez.깊이 신경쓰는 것만으로는 충분치 않습니다.
Ama derinden önemsemek yetmez.אבל איכפת מאוד - זה לא מספיק.
Ama derinden önemsemek yetmez.ولكن الاهتمام بعمق ليس كافياً.
Ama derinden önemsemek yetmez.もっと多くの-
Ama, HIV tedavisine para ödediği ve şüphesiz, ikisine birden gücü yetmediği için kirasını ödemiyordu.하지만 그는 집세를 낼 수 없었던 것이 그는 HIV(에이즈 바이러스) 약에 돈을 쓰고 있었고, 도저히 둘다 낼 수는 없었던 거죠.
Ama, HIV tedavisine para ödediği ve şüphesiz, ikisine birden gücü yetmediği için kirasını ödemiyordu.Ovviamente non aveva pagato l'affitto perché pagava le cure per l'HIV e non poteva permettersi entrambi.
Ama, HIV tedavisine para ödediği ve şüphesiz, ikisine birden gücü yetmediği için kirasını ödemiyordu.אבל הוא לא שילם שכר דירה כמובן, כי הוא משלם לתרופות לאיידס. והוא לא יכול לשלם לשניהם.
Ama, HIV tedavisine para ödediği ve şüphesiz, ikisine birden gücü yetmediği için kirasını ödemiyordu.両方払うようなお金もなく 家賃を滞納するしかなかったのです ある母親は娘が喘息を
Ama kısa bir zaman sonra sağ kalp yetmezliği belirtilerim başladı deniz seviyesine geri dönmem gerekliydi.Jednak szybko zaczęłam okazywać oznaki niewydolności prawej części serca - musiałam wrócić na poziom morza.
Ama kısa bir zaman sonra sağ kalp yetmezliği belirtilerim başladı deniz seviyesine geri dönmem gerekliydi.하지만 곧 저는 심장 오른쪽 부전 신호를 보였고, 저는 다시 바닥으로 돌아왔습니다.
Ama kısa bir zaman sonra sağ kalp yetmezliği belirtilerim başladı deniz seviyesine geri dönmem gerekliydi.Σύντομα όμως εμφάνισα συμπτώματα καρδιακής ανεπάρκειας και έπρεπε να επιστρέψω σε μηδενικό υψόμετρο
Ama kısa bir zaman sonra sağ kalp yetmezliği belirtilerim başladı deniz seviyesine geri dönmem gerekliydi.אבל מהר מאוד גיליתי סימנים של אי ספיקת לב ימנית ואני הייתי חייבת לחזור לגובה ים
Ama kısa bir zaman sonra sağ kalp yetmezliği belirtilerim başladı deniz seviyesine geri dönmem gerekliydi.もう二度と故郷の家を 見ることもないだろうと思いつつも
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Ale wraz z wiekiem, narządy coraz częściej zawodzą.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.그런데 문제는 우리가 나이가 들면서 장기가 제 기능을 못하는 경우가 많아집니다.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Leider neigen unsere Organe im Alter häufiger zum Versagen.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Le problème est que, alors que nous vieillissons, nos organes cessent de fonctionner plus souvent.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Ma il problema è che, con l'invecchiamento, i nostri organi tendono a deteriorarsi di più.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.O problema é que, à medida que envelhecermos, os nossos órgãos tendem a falhar mais.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Pero el problema es que al envejecer los órganos tienden a fallar.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Problema e că pe măsură ce îmbătrânim organele noastre tind să se deterioreze.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Problémem je, když stárneme, naše orgány mají tendenci více selhávat.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Vấn đề chính là, khi chúng ta già đi, các cơ quan nội tạng dễ bị hư hại hơn.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.Και το πρόβλημα είναι ότι καθώς μεγαλώνουμε τα όργανα μας τείνουν να καταστρέφονται.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.И проблема в том, что с возрастом наши органы всё больше отказывают.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.И проблемът е, че както ние стареем, органите ни са склонни да се изчерпват все повече.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.אבל, ככל שאנו מזדקנים, גדל הסיכוי לכשל של האיברים שלנו.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.والمشكلة هي، أنه كلما كبرنا في السن، تميل أعضائنا إلى الفشل بشكل أكبر.
Ama sorun şu ki, yaşlanırken, organlarımızın yetmezliğe girme ihtimali de artıyor.臓器が故障しやすくなるということです そのため 現在
Ancak bu durumumu kurtarmaya pek yetmeyecek.Ale to vůbec mé situaci nepomůže.
Ancak bu durumumu kurtarmaya pek yetmeyecek.私はまだ25億ドルの借金を保有しているので。
Annem istemişti ama parası yetmedi.엄마가 가고 싶어 하셨지. 근데 돈이 없었어.
Annem istemişti ama parası yetmedi.Mama îşi dorea, dar nu şi-a permis.
Annem istemişti ama parası yetmedi.Mẹ anh đã muốn đến đó, nhưng bà đã không thể chi trả.
Annem istemişti ama parası yetmedi.Meine Mama wollte, konnte es sich nicht leisten.
Annem istemişti ama parası yetmedi.Mia mamma voleva, ma non se lo poteva permettere.
Annem istemişti ama parası yetmedi.Mijn moeder wilde terug, maar kon het zich niet veroorloven.
Annem istemişti ama parası yetmedi.Mi mamá quería, no le alcanzaba.
Annem istemişti ama parası yetmedi.Moja mama chciała, ale nie było jej stać.
Annem istemişti ama parası yetmedi.Майка ми искаше, но не можеше да си го позволи.
Annem istemişti ama parası yetmedi.Мама хотела поехать, но нам это не по карману.
Annem istemişti ama parası yetmedi.אמא שלי רצתה לנסוע לשם, לא היה לה מספיק כסף.
Annem istemişti ama parası yetmedi.أرادت أمي ذلك، لم أستطع تحملها.
Annem istemişti ama parası yetmedi.行けなかった もし行けたら
Artık elektron bozunum basıncı da yetmediği için... ...bu, daha da çok içe çökmüştür.Acestea au întrecut presiunea de degenerare a electronilor și s-au prăbușit mai mult.
Artık elektron bozunum basıncı da yetmediği için... ...bu, daha da çok içe çökmüştür.Dit heeft de elektronenontaardingsdruk overwonnen om nog verder in te storten.
Artık elektron bozunum basıncı da yetmediği için... ...bu, daha da çok içe çökmüştür.Ez pl. mar atesett az elektron osszeroppanasi ponton is es tovabb surusodott.
Artık elektron bozunum basıncı da yetmediği için... ...bu, daha da çok içe çökmüştür.La pression de dégénérescence des électrons ne contient plus l'effondrement.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod