Ana içeriğe geç
Sözlük

yetkililer ile cümle

yetkililer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Siz üst düzey yetkililer ölümsüz olasınız ve dünyayı birleştiresiniz diye bir ulusu mu yok ettiniz?Значит, вы приносите в жертву население страны, чтобы ваши руководители обрели бессмертие и объединили мир?
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.A ko so prejeli zadoščenje od Jazona in drugih, so jih pustili.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Ale keď dostali od Jázona a od ostatných záruku, prepustili ich.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Ale oni přijavše dosti učinění od Jázona a jiných, propustili je.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Ale oni wziąwszy słuszną sprawę od Jazona i od innych, puścili je.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.cari au dat drumul lui Iason şi celorlalţi, numai după ce au căpătat dela ei un zălog.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.De mikor kezességet nyertek Jáson és a többiek részérõl, elbocsáták õket.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Dessa läto då Jason och de andra ställa borgen för sig och släppte dem därefter lösa.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Ja nämä ottivat takauksen Jaasonilta ja muilta ja päästivät heidät.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Jason en de andere christenen moesten eerst een borgsom betalen alvorens te worden vrijgelaten.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.야손과 그 나머지 사람들에게 보를 받고 놓으니라
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Og denne lod Jason og de andre stille Borgen og løslod dem.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.og efterat de hadde latt Jason og de andre innestå for dem, lot de dem fare.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.pero después de obtener fianza de Jasón y de los demás, los soltaron
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.qui ne laissèrent aller Jason et les autres qu`après avoir obtenu d`eux une caution.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Song khi các quan án đòi Gia-sôn và các người khác bảo lãnh rồi, thì tha cho ra.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Song khi các quan án đòi Gia-sôn và các người khác bảo_lãnh rồi , thì tha cho ra .
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Tendo, porém, recebido fiança de Jáson e dos demais, soltaram-nos.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.tuttavia, dopo avere ottenuto una cauzione da Giasone e dagli altri, li rilasciarono
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Und da ihnen Genüge von Jason und andern geleistet war, ließen sie sie los.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.και λαβοντες εγγυησιν παρα του Ιασονος και των λοιπων, απελυσαν αυτους.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.І взявши поруку у Ясона і в иншнх, відпустили їх.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Но сии , получив удостоверение от Иасона и прочих, отпустили их.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.ויקחו ערבון מידי יסון ומידי האחרים ואחרי כן פטרום׃
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.‎فاخذوا كفالة من ياسون ومن الباقين ثم اطلقوهم
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.於 是 取 了 耶 孫 和 其 餘 之 人 的 保 狀 、 就 釋 放 了 他 們
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.於是 取 了 耶孫 和 其 餘 之 人 的 保狀 、 就 釋 放了 他 們
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.As autoridades sauditas permaneceram muito tranquilas.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.A szaúdi hatóságok csendben maradtak.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.Autoritățile saudite au tăcut mâlc.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.Chính quyền Ả rập vẫn im lặng.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.De Saoedische autoriteiten hielden zich heel kalm.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.De saudiska myndigheterna höll sig mycket tysta.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.Die saudischen Behörden blieben sehr still.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.사우디 당국은 아주 조용했습니다.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.Las autoridades sauditas no hicieron nada.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.Le autorità saudite rimasero molto tranquille.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.Les autorités saoudiennes sont restées silencieuses.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.Pemerintah Saudi tetap diam.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.Saudské autority zostali veľmi ticho.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.Saúdské úřady se k tomu nevyjadřovaly.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.Władze Arabii Saudyjskiej nie zareagowały.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.Οι αρχές της Σαουδικής Αραβίας παρέμειναν πολύ σιωπηλές.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.Саудитстките власти изобщо не се намесиха.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.Саудовские власти хранили молчание.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.Це нас лякало.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.הרשויות הסעודיות נותרו שקטות מאד .
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.وظلّت السلطات السعودية تلتزم الصمت.
Suudi yetkililer çok sessiz kaldı.それはかえって不気味でした
Swarz bilmiyordu, fakat bilgisayarý yetkililer tarafýndan bulunmuţtu.All'insaputa di Swartz, il laptop e il disco esterno furono però scoperti dalle autorità.
Swarz bilmiyordu, fakat bilgisayarý yetkililer tarafýndan bulunmuţtu.Ce que Swartz ignore, c'est que les autorités ont découvert son PC et son disque dur.
Swarz bilmiyordu, fakat bilgisayarý yetkililer tarafýndan bulunmuţtu.Co Swartz nevěděl bylo, že jeho laptop a hard disk byly nalezeny úřady.
Swarz bilmiyordu, fakat bilgisayarý yetkililer tarafýndan bulunmuţtu.Sin que Swartz supiera, su laptop y su disco duro externo habían sido encontrados por las autoridades.
Swarz bilmiyordu, fakat bilgisayarý yetkililer tarafýndan bulunmuţtu.Uden at han vidste det var den bærbare og harddisken blevet fundet af myndighederne.
Swarz bilmiyordu, fakat bilgisayarý yetkililer tarafýndan bulunmuţtu.Χωρίς να το γνωρίζει ο Swartz, laptop και σκληρός δίσκος βρέθηκαν από τις αρχές.
Swarz bilmiyordu, fakat bilgisayarý yetkililer tarafýndan bulunmuţtu.Без да разбере Шварц, властите намерили лаптопа му.
Swarz bilmiyordu, fakat bilgisayarý yetkililer tarafýndan bulunmuţtu.Неизвестный Шварц, его ноутбук и жесткий диск был найден властями.
Swarz bilmiyordu, fakat bilgisayarý yetkililer tarafýndan bulunmuţtu.ومن غير علم سوارتز، تم العثور على لابتوبه والقرص الصلب من قبل السلطات
Swarz bilmiyordu, fakat bilgisayarý yetkililer tarafýndan bulunmuţtu.彼らはダウンロードを止めなかった。
Tamam, Tennessee Vadisi Yetkilileri bir ikileme düştü.Ahora, el Municipio del Valle de Tennessee enfrentaba grandes problemas,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod