Yetkililerden bilgi alacağız.Thông báo các nhà chức trách.
Yetkililer, çok fazla tehlike altında kalan binaların tabanlarına kum koymak zorunda kalmışlardır.Các nhà chức trách đã buộc phải dùng cát để gia cố cho các tòa nhà có nguy cơ sụp đổ trên.
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.Trung Hoa Dân Quốc (Đài Loan), Cộng hòa Nhân dân Trung Hoa và Việt Nam Cộng hòa đều tuyên bố phản đối.
ABD hükümet yetkilileri onunla ilgili hiçbir açıklama yapmadılar.Quân đội Hoa Kỳ không có phản ứng nào về vụ việc này.
Sovyet döneminde, Komünist yetkililerin din karşıtı çalışmaları için bir odak noktası oldu.Trong thời kỳ Xô viết, Islam trở thành một điểm nóng của chống tôn giáo trong chính quyền Cộng sản.
Çalışanları arasında eski ABD FDA yetkilileri, bilim adamları ve endüstri uzmanları bulunmaktadır.スタッフは元FDA職員、科学者及び工業専門職からなっている。
Azerbaycanlı yetkililer gösterilere müdahale etti.アゼルバイジャン側もカウンター・デモを奨励した。
Daha sonra İspanyol sömürge yetkilileri tarafından esir alındı ve 1815 yılında vatana ihanetten idam edildi.後にスペイン軍に捕えられ、1815年に処刑された。
Bu isteği yetkililer tarafından kabul edilmedi.しかも、この申請は当局に認可されなかった。
Bu saldırıyı lanetliyor ve Türk yetkililerden sorumluları bulmalarını istiyoruz." dedi.我々はいかなる状況にもかかわらず、断乎としてこの行為を非難し、トルコの当局に責任者を識別するため全力を尽くすよう求める」と語った。
ABD hükümet yetkilileri onunla ilgili hiçbir açıklama yapmadılar.アメリカ政府は何の公式声明も出さなかった。
Amerikan yetkililer Guzman'ın yakalanması için gerekli bilgileri verene 5 milyon dolarlık ödül vadetmiştir.アメリカ政府はゴトヴィナ逮捕に5百万ドルの懸賞をかけた。
İranlı yetkililer, Azerbaycan'ın 2012 Eurovision Şarkı Yarışması'na ev sahipliği yapmasına karşı çıktı.イラン政府高官はアゼルバイジャンがユーロビジョン・ソング・コンテスト2012を主催することに反対を表明した。
Japon yetkililer içerideki basıncın hala çok yüksek olduğunu fakat sıcaklığın düşürüldüğünü söyledi.日本型は低温に強く、インド型は低温に弱いという特徴がある。
Şu anda da bildiğim kadarıyla Twitter yetkilileriyle görüşmeler devam ediyor.なお、引退後も不定期ながらツイッターの更新を継続している。
Soruşturmayı Fransız yetkililer yürüttü.フランス航空事故調査局が調査を行った。
Üçyol adını ise resmi yetkililer üç sokağı olduğu için koydular.邸宅が三条高倉にあったことから、高倉三位と呼ばれた。
Bire bir İsviçre kulübü yetkilileriyle görüştüm.スイスのホテルで働いている青年。
Ancak resmi yetkililerin kötüniyetle davrandığının açıkça belli olduğu davalar bunlardan ayrıktır.国はその政府と同じぐらい悪い、という事実に直面するわたしたちは、恥をかくだろう。
Yeşil önce de vardı, yetkililer ne derse desinler, bundan sonra da olacaktır" dedi.またイオスが憑依する前から不良にいじめられていた優等生を助けたことがある。
Gençlik ve Spor Bakanlığı yetkilileri olayı protesto etti.文部科学省スポーツ・青少年局長などを歴任した。
Üç gün sonra yetkililer halkı büyük gelgitler konusunda uyardı.市長時代に、安倍晋三の関連企業が市の大型公共事業を受注。
Pratikte ise tüm organlardaki yetkililer merkezi olarak belirlenir.他方、検事は全ての種類の庁に置かれる。
Ancak, bazı dönemlerde Osmanlı yetkilileri kent için diğer adlardan yanaydı.しかしながら、いくつかの時期にオスマンの権力者は他の名称を好んだ。
Buz Mağarası ve Rüzgar Mağarası, yetkililerin çabalarına rağmen, çöp doludur.印刷工場と庭園を舞台にしたゾーンだが、外部は雪で覆われている。
Eğer bir oğul yetkililer tarafından düzeltilemez ilan edilirse babası tarafından köle olarak satılabilirdi.父親が息子を奴隷として3度売った場合、息子は父親から自由になる。
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.死因は自死と見られている。
CIA yetkililerinin tahminine göre bin Ladin burada en genç karısı ve ailesiyle birlikte yaşamaktaydı.情報官員推測,賓·拉登在那裡與他的年輕妻子以及家人共同生活著。
Karısı, Wided Lagha'ya cinsel istismar edildi ve İçişleri Bakanlığı yetkilileri tarafından kameraya alındı.妻子韦德·拉加(Wided Lagha)被当时的内政部官员性虐待和录像。
Buz Mağarası ve Rüzgar Mağarası, yetkililerin çabalarına rağmen, çöp doludur.腊月里,冰雪天,地保衙役都摧钱。
Üye ekonomilerden yetkililer Hindistan'ın katılıp katılmaması yönünde görüşmektedirler.成員經濟體的官員正討論有關印度加入組織的事宜 。
Ocak 2007'de demiryolu şirketinin yetkilileri Tama'yı resmi olarak istasyon şefi yapmaya karar verdiler.2007年1月,鐵路公司決定正式提名小玉作為貴志站的站長。
Personelinin çoğu Singapur'un yalnızca bilinen üst düzey yetkilileri olarak da son derece gizli tutuluyor.该机构保持着高度机密,多数工作人员的身份非常隐秘,只有新加坡高级官员才知道他们的身份。
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.中华民国政府和中华人民共和国政府均否认此事。
En çok kullanılan sayı olan altı milyon, kıdemli SS yetkililerinden Adolf Eichmann’a dayandırılır.600万的数字来源于党卫军高级官员阿道夫·艾希曼。
Afgan hükümetinden yetkililer, Pakistan istihbarat ajansı ISI'yi olaylara karışmakla suçladı.阿富汗解放组织成员指责巴基斯坦三军情报局参与了这起谋杀事件。
Ayrıca o, stüdyonun yetkilileri veya finansmanlarına prodüksiyon bürosunu adına rapor verir.他/她也必須代表製片辦公室,向製片廠的行政部門或財務部門報告電影拍攝的狀況。
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.目前死因正在调查中。
Çıkış izinleri genellikle sadece hükümet yetkililerine, sporculara ve diğer özel heyetlere verilir.朝鲜公民离境许可通常情况下只颁发给政府外交人员、运动员、對外貿易人員和其他特殊代表团。
Banka yetkilileri başlangıçta basının konuyla ilgili sorularını cevaplamaktan kaçındılar.最初,英國廣播公司拒絕評論有關的報導。
Azerbaycanlı yetkililer gösterilere müdahale etti.阿塞拜疆政客则鼓动相反的示威。
Mısırlı hükûmet yetkilileri de ölümü doğruladı.接着,他的死亡由埃及政府确认。
Soruşturmayı Fransız yetkililer yürüttü.当局有关部门正在对此进行调查。
Çinli yetkililer olayları terör saldırısı olarak nitelendirmektedir.」 法国当局宣称其为恐怖主义行为。
Çalışanları arasında eski ABD FDA yetkilileri, bilim adamları ve endüstri uzmanları bulunmaktadır.公司的团队由美国食品药品管理局(FDA)前官员、科学家和业界专家组成。
Alman yetkililer cinayetler için üç şüpheli tespit etti.俄罗斯安全部门已对3名可疑男子展开追捕。
Ayrıca devlet yetkilileri güvenlik gerekçesiyle projeyi geçici olarak durdurmuştur.土耳其政府也因安全原因停止了主要城市的节日庆祝活动。
Alt yapı yetkilileriyle de konuşacağım.也可以和當地店員談話。
Muhtemelen yetkililerin yardımıyla Japonya'ya kaçtı.因曾經受過日本的幫助,而與日本的關係不錯。
Yetkililerden hiç kimse gelmeyince ceset 6 saat bekletildi.騷亂持續了六小時,有6人被逮捕。
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.警方對他的住家進行過一次搜索,但並沒有找到相關的證據。
Fakat sonuçları güreşçiler, senaryo ekibi ve yetkililer dışında kimse bilmez.當然,他知道這部電影,但不會想起那警察和司機。
Onun bu çalışmaları Çinli yetkilileri rahatsız etti.这一事件遭到了中国当局的不满。
Başlangıçta yetkililer uçakta 295 kişi olduğunu söylemişlerdi; üç bebeği dahil etmemişlerdi.처음에 당국은 295명이라고 밝혔지만, 이는 같이 타고 있던 3명의 유아를 헤아리지 않은 것이다.
En azından Norveçli yetkililerin açıklaması budur.이러한 이유는 닛코 시의 고도 때문이다.
14 Temmuz 2014: Ukraynalı yetkililer pilotlara 32.000 feetin (9.800 m) altından uçmamalarını tavsiye etti.2014년 7월 14일: 우크라이나 관료가 동부 우크라이나 상공을 32,000 피트 (9,800 m) 이하로 날지 않도록 조언하였다.
Kanal yetkilileri yaptıkları açıklamayla dizinin iptal edildiğini duyurdu.정국보는 판서에게 자신이 배교한 것을 취소한다고 말했다.
3 Nisan 2008'de Türk ve Rum yetkililerin bulunduğu bir törenle açılışı gerçekleşti.레드라 거리는 2008년 4월 3일에 그리스계와 터키계 공무원이 각각 주재하는 가운데 개방되었다.
ABD hükümet yetkilileri onunla ilgili hiçbir açıklama yapmadılar.미국 관리는 이에 대한 어떤 증거도 없다고 성명을 발표했다.
Mâli yetkililer, idare amirlerinden alınarak defterdarlara verildi.유권자들은 선거인단(Wahlmänner)을 뽑고, 이들이 의원을 선출하였다.