Ana içeriğe geç
Sözlük

yetkililer ile cümle

yetkililer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Enkaza ulaşan yetkililer, kazadan kurtulan olmadığını açıkladı.Sairaalan henkilökunta ei uskonut uhrien selviävän elossa.
Devlet yetkilileri, Çartistlerin bir ayaklanma girişiminde bulunmadıklarını gayet iyi biliyorlardı.Η κυβέρνηση γνώριζε καλά ότι οι Χαρτιστές δεν είχαν πρόθεση για εξέγερση.
İki organizasyonun yetkilileri tek bir organizasyon oluşturmak için bir araya geldi.Οι ηγέτες των δύο οργανισμών συνειδητοποίησαν την ανάγκη να καταλήξουν σε μία ενιαία διοργάνωση.
Büyüyen Mısır milliyetçiliği ile ilgili olarak İngiliz yetkililer önlem alınması gerektiğini düşünüyorlardı.Έτσι ο συνεχώς αυξανόμενος βρετανικός ρόλος στα Αιγυπτιακά ζητήματα φαινόταν αναγκαίος.
Üçyol adını ise resmi yetkililer üç sokağı olduğu için koydular.Το νέο όνομα χρησιμοποιήθηκε επειδή ο σταθμός έκπεμπε σε τρεις κομητείες.
Nedić, savaştan sonra, Yugoslav komünist yetkililer tarafından hapse atıldı.Μετά τον πόλεμο οι Γιουγκοσλαβικές κομμουνιστικές αρχές τον φυλάκισαν.
Ancak kendi ülkesinde Sovyet yetkilileri ile mücadele etmesi gerekiyordu.Ωστόσο, επέλεξε να αγωνιστεί στην Εθνική Ανδρών της Βοσνίας.
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.Η αιτία της δολοφονίας ακόμα ερευνάται.
Müslüman yetkililer, Yahudilere karşı yapılan suçlamalara sıcak bakmamaktaydı.Στην επιστολή αυτή ο Αυστριακός καγκελάριος χαρακτήριζε τις κατηγορίες εναντίον των Εβραίων τελείως παράλογες.
Konuyla ilgili uyarılar yetkililer tarafından dikkate alınmadı ve 6 Temmuz günü suikast gerçekleşti.Ο Ευαγόρας δεν παραδέχτηκε την κατηγορία και η δίκη αναβλήθηκε για τις 6 Δεκεμβρίου.
Yazılı kayıtların olmaması halinde yerel yetkililerin sözlü ifadesine de dayanılabilir.Μη κερδοσκοπική, ανάλογα με το καταστατικό της, μπορεί να είναι και η αστική εταιρεία.
Mezarlık, şehir yetkilileri tarafından iki ayda bir temizletilir.Μετά την καταστροφή η πόλη εκκενώθηκε σε δύο ημέρες.
Nijerya, Hindistan, Pakistan ve Endonezya'dan yetkililer faciada 1000'den fazla kişinin öldüğünü aktardı.Σε ολόκληρη την Ινδία, το Νεπάλ και το Μπανγκλαντές ο αριθμός των νεκρών ξεπερνά τους 1.200.
Bazı yetkililer Imhotep'in Huni'nin yönetiminde de yaşadığına inanmaktadırlar.Κάποιοι ειδικοί πιστεύουν ότι ο Ιχμοτέπ έζησε κατά τη βασιλεία του Ουνί.
Kazak yetkililer, daha sonra bu rakamı 3000'e yükseltti.Παρ’όλα αυτά ο Ραζή-Κότσικας κατέβαλε 3.000 γρόσια για την συγκεκριμένη εκστρατεία.
Nihayet 1986'da, Vietnam yetkililerin gözetimi altında, Küba'da eğitimini sürdürmesine izin verildi.I 1986 fik Phúc dog tilladelse af regeringen til at fortsætte sine studier i Cuba.
ABD ve Mısırlı yetkililer aracılığı üstlendiler .Også Iraks og Egyptens regeringer godkendte forslagene.
Kaza nedeniyle şehrin yetkilileri konseri iptal ettiler.Koncerten afbrydes dog af politiet.
Aynı zamanda Biafra hükümet yetkililerinin evine baskın yapıpı arama yaptığını söylüyordu.Biafra siger, at regeringen ulovligt ransagede hans hjem ved den lejlighed.
Yetkililer Kuzey Irak'ta Aswad cinayeti ile ilgisi olan 4 kişiyi tutuklamıştır.Myndigheder i det nordlige Irak anholdt fire personer i forbindelse med drabet.
Bire bir İsviçre kulübü yetkilileriyle görüştüm.Det havnede i en svensk privatsamling.
Bu hatanın ardından federasyon yetkilileri madalyaları toplatarak, yeniden takımlara takdim etti.Efterfølgende har IOC imidlertid med tilbagevirkende kraft tildelt guldmedaljer til holdet.
Mezarlık, şehir yetkilileri tarafından iki ayda bir temizletilir.Men kommunen kvaltes inden for to måneder.
İsrailli yetkililer bağları tekrar onarmak istediklerini belirtti fakat özür dilenmeyeceğini vurguladılar .Foreningen søgt igen kommunen om hjælp til reparation m.m., men fik igen afslag.
Yetkililerden hiç kimse gelmeyince ceset 6 saat bekletildi.Der blev ikke taget referat af disse private møder, som varede i alt 6 timer.
Nedić, savaştan sonra, Yugoslav komünist yetkililer tarafından hapse atıldı.Efter krigen anholdte de Jugoslaviske kommunister ham.
Çalışmaları yetkililer tarafından onaylanmadı ve kovulmakla tehdit edildi.Klagede de, blev de truet med deportation.
Hükümet yetkilileri olaylarda ölümlerin arkasındaki kişilerin idam edileceğini açıkladı.Beboere har fortalt, at de ansvarlige myndigheder har løjet for dem ved møderne.
Ayrıca devlet yetkilileri güvenlik gerekçesiyle projeyi geçici olarak durdurmuştur.Statlige tjenestemenn stanset også midlertidig prosjektet på grunn av sikkerhetshensyn.
1995 zarfında federal yetkililerle ikili bir anlaşma imzalandı.I 1995 ble det inngått en bilateral avtale med Den russiske føderasjon.
Ancak Amerikalı yetkililer bunu kabul etmemektedir.USA nekter imidlertid å gjøre det samme.
Alman yetkililer cinayetler için üç şüpheli tespit etti.Senere klarte tyske myndigheter å fange tre overlevende kidnappere.
Bazı yetkililer Imhotep'in Huni'nin yönetiminde de yaşadığına inanmaktadırlar.En del moderne egyptologer mener at Imhotep levde under styret til farao Huni.
Çinli yetkililer olayları terör saldırısı olarak nitelendirmektedir.Lokale myndigheter anser angrepet som et terrorangrep.
Alt yapı yetkilileriyle de konuşacağım.De inntok også andre regjeringsbygninger.
Ve tayfalar gemiyi Romanya yetkililerine teslim ettiler.Rumenerne tok imidlertid kontroll over skipet og leverte tilbake til russiske myndigheter.
Ancak bir süre sonra yetkililer bunun gerçeklik ile alakası olmadığını açıkladı.Det viste seg snart at den ikke stemte med virkeligheten.
1914 yılında Filistin'e dönseler de Osmanlı yetkililerince 1915 yılında kovuldular.De vendte tilbake til Palestina i august 1914, men ble forvist av den Osmanske okkupasjonsmakten i 1915.
Bazı yetkililer Imhotep'in Huni'nin yönetiminde de yaşadığına inanmaktadırlar.Beberapa pihak percaya bahwa Imhotep hidup dalam masa pemerintahan raja Huni.
Karısı, Wided Lagha'ya cinsel istismar edildi ve İçişleri Bakanlığı yetkilileri tarafından kameraya alındı.Istrinya, Wided Lagha, mengalami pelecehan seksual dan direkam oleh pejabat dari Kementerian Dalam Negeri.
Yetkililer O'nun bir kahraman olmasını istemedikleri için serbest bıraktılar.Ia dirilis sebagai pihak berwenang tidak ingin dia menjadi martir.
Kendi yetkililerini, pleb tribünlerini ve pleb adellerini, seçerlerdi.Mereka memilih pejabat mereka sendiri, tribunal pleb, dan tribunal aedile.
Giriş yaptıklarında, imparatorluk yetkilileri tarafından gıda ve aylık yiyecek için kaydedileceklerdi.Begitu sampai, mereka didaftarkan oleh pejabat kekaisaran untuk diberi makanan.
Hükümet yetkilileri aynen diğer vatandaşlar gibi kanun hükümlerine tabidir.Pegawai pemerintah juga menjadi subjek hukum seperti masyarakat lainnya.
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.Polisi yang curiga datang menggeledah rumah Bang, namun tidak menemukan apapun.
Üniversite yetkilileri ise bu olaya müdahale etmedi.Peraturan Akademi saat ini melarang hal ini terjadi.
Alt yapı yetkilileriyle de konuşacağım.Juga beberapa gedung kantor pemerintahan daerah.
Üçyol adını ise resmi yetkililer üç sokağı olduğu için koydular.Risalah disebut "Triad" karena mereka diatur sebagai tiga set dari tiga risalah.
Sovyet döneminde, Komünist yetkililerin din karşıtı çalışmaları için bir odak noktası oldu.Saat periode Soviet, Islam menjadi titik fokus untuk dorongan anti agama pemerintah komunis.
Yetkililer, çok fazla tehlike altında kalan binaların tabanlarına kum koymak zorunda kalmışlardır.Otoritas setempat terpaksa menempatkan pasir di dasar bangunan yang paling terancam bahaya di situs tersebut.
Çinli yetkililer olayları terör saldırısı olarak nitelendirmektedir.Presiden Prancis mencap serangan ini sebagai tindakan terorisme Islam.
Bu, yetkilileri büyük bir doğum kontrol programı başlatmaya itti.Akhirnya diputuskan untuk memulai suatu program perkembangbiakan ras yang terkontrol.
CIA yetkililerinin tahminine göre bin Ladin burada en genç karısı ve ailesiyle birlikte yaşamaktaydı.Các giới chức Hoa Kỳ đoán rằng bin Laden đang sống tại đó với người vợ trẻ nhất.
Yabancı ziyaretçiler ancak girişte yetkililere kayıt yaptırmaları gerekmektedir.Tuy nhiên người nước ngoài phải đăng ký với chính quyền khi nhập cảnh.
Filipinli yetkililer rahibi kaçıranları, Ebu Seyyaf 'ın adamları olarak belirledi.Nhà chức trách Philippines đã mô tả những kẻ bắt cóc ông là những thành viên của Abu Sayyaf.
Azerbaycanlı yetkililer gösterilere müdahale etti.Nhà cầm quyền Azerbaijan cũng khuyến khích các cuộc biểu tình chống lại.
Alt yapı yetkilileriyle de konuşacağım.Cũng là nơi có các tòa nhà hành chính.
Bu isteği yetkililer tarafından kabul edilmedi.Các yêu cầu này không được tòa án chấp nhận.
Güvenlik yetkilileri, otele yapılan saldırıyı 12 eylemcinin gerçekleştirdiğini açıkladı.Lực lượng chính phủ Ukraine cho biết họ đã giết 12 phiến quân trong vụ tấn công sân bay.
Ama devlet yetkilileri ilgisiz kalır.Các chính quyền tỉnh trực thuộc Chính phủ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod