Ana içeriğe geç
Sözlük

yetkili ile cümle

yetkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Size doğrusunu söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Αληθως σας λεγω οτι θελει καταστησει αυτον επι παντων των υπαρχοντων αυτου.
Size doğrusunu söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Истина ви казвам, че ще го постави над целия си имот.
Size doğrusunu söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.истинно говорю вам, что над всем имением своим поставит его.
Size doğrusunu söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Істино глаголю вам: Що поставить його над усім добром своїм.
Size doğrusunu söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.אמן אמר אני לכם כי יפקידהו על כל אשר לו׃
Size doğrusunu söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.الحق اقول لكم انه يقيمه على جميع امواله.
Size doğrusunu söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.我 實 在 告 訴 你 們 、 主 人 要 派 他 管 理 一 切 所 有 的
Size doğrusunu söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.我 實在 告訴 你 們 、 主人 要 派 他 管理 一切 所有 的
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Adevărat vă spun, că îl va pune peste toată avuţia sa.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Bizony mondom néktek, hogy minden jószága felett gondviselõvé teszi õt.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Em verdade vos digo que o porá sobre todos os seus bens.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.En verdad os digo que le pondrá sobre todos sus bienes
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.In verità vi dico, lo metterà a capo di tutti i suoi averi
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Je vous le dis en vérité, il l`établira sur tous ses biens.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.내가 참으로 너희에게 이르노니 주인이 그 모든 소유를 저에게 맡기리라
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Percayalah: Tuan itu akan mempercayakan segala hartanya kepada pelayan itu
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Pravdu vám hovorím, že ho ustanoví nad celým svojím majetkom.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Quả thật, ta nói cùng các ngươi, chủ sẽ cho nó quản lý cả gia tài mình.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Quả_thật , ta nói cùng các ngươi , chủ sẽ cho nó quản_lý cả gia_tài mình .
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Resnično vam pravim, da ga postavi nad vsem imetjem svojim.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Sandelig, siger jeg eder, han skal sætte ham over alt, hvad han ejer.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Sannelig sier jeg eder: Han skal sette ham over alt det han eier.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Sannerligen säger jag eder: Han skall sätta honom över allt vad han äger.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Totisesti minä sanon teille: hän asettaa hänet kaiken omaisuutensa hoitajaksi.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Vpravdě pravím vám, že nade vším statkem svým ustanoví jej.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Wahrlich, ich sage euch: Er wird ihn über alle seine Güter setzen.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.zal hij hem belonen en hem zijn hele bezit toevertrouwen.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Zaprawdę wam powiadam, że go nad wszystkiemi dobrami swojemi postanowi.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Αληθως σας λεγω, οτι θελει καταστησει αυτον επι παντων των υπαρχοντων αυτου.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Истина ви казвам, че ще го постави над целия си имот.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.Истинно говорю вам, что над всем имением своим поставит его.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.По правдї глаголю вам, що над усїм достатком своїм поставить його.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.אמת אמר אני לכם כי על כל אשר יש לו יפקידהו׃
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.بالحق اقول لكم انه يقيمه على جميع امواله.
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.我 實 在 告 訴 你 們 、 主 人 要 派 他 管 理 一 切 所 有 的
Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.我 實在 告訴 你 們 、 主人 要 派 他 管理 一切 所有 的
Sizin ve yetkilinin konuşmalarını tercüme eder.Han eller hon tolkar det som du och myndigheten säger.
Sizin ve yetkilinin konuşmalarını tercüme eder.Hän tulkkaa sinun ja viranomaisen puheenvuorot.
Sizin ve yetkilinin konuşmalarını tercüme eder.Il interprète votre entretien avec l'autorité.
Sizin ve yetkilinin konuşmalarını tercüme eder.Он будет переводить вашу речь и речь представителей официальных органов.
Sizin ve yetkilinin konuşmalarını tercüme eder.ويترجم فوريًا المناقشات التي تدور بينك وبين السلطات.
Siz üst düzey yetkililer ölümsüz olasınız ve dünyayı birleştiresiniz diye bir ulusu mu yok ettiniz?Ach tak? Poświęcacie więc ogół, żeby garstka generałów zyskała nieśmiertelność i zjednoczyła świat?
Siz üst düzey yetkililer ölümsüz olasınız ve dünyayı birleştiresiniz diye bir ulusu mu yok ettiniz?Así que sacrificas a la población para que tus altos oficiales puedan ser inmortales y así unir al mundo, ¿eh?
Siz üst düzey yetkililer ölümsüz olasınız ve dünyayı birleştiresiniz diye bir ulusu mu yok ettiniz?I ville altså ofre almindelige borgere, - - så I selv kunne blive udødelige og forene hele verden?
Siz üst düzey yetkililer ölümsüz olasınız ve dünyayı birleştiresiniz diye bir ulusu mu yok ettiniz?Jaså? Ni tänkte offra allmänheten- -så att ni toppbefäl kunde bli odödliga och ena världen?
Siz üst düzey yetkililer ölümsüz olasınız ve dünyayı birleştiresiniz diye bir ulusu mu yok ettiniz?Uhraatte siis kansan- -jotta upseereista tulisi kuolemattomia- -ja he yhdistäisivät koko maailman.
Siz üst düzey yetkililer ölümsüz olasınız ve dünyayı birleştiresiniz diye bir ulusu mu yok ettiniz?Voi massimi ufficiali sacrificate i civili, in modo da ottenere l'immortalità e unificare il mondo intero, eh?
Siz üst düzey yetkililer ölümsüz olasınız ve dünyayı birleştiresiniz diye bir ulusu mu yok ettiniz?Значит, вы приносите в жертву население страны, чтобы ваши руководители обрели бессмертие и объединили мир?
Sonuçları yetkili ulusal makamların ilgisini çekecek bir şekilde kendilerine nasıl sunabiliriz?’Création d’un observatoire national des drogues: manuel conjoint
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.A ko so prejeli zadoščenje od Jazona in drugih, so jih pustili.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Ale keď dostali od Jázona a od ostatných záruku, prepustili ich.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Ale oni přijavše dosti učinění od Jázona a jiných, propustili je.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Ale oni wziąwszy słuszną sprawę od Jazona i od innych, puścili je.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.cari au dat drumul lui Iason şi celorlalţi, numai după ce au căpătat dela ei un zălog.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.De mikor kezességet nyertek Jáson és a többiek részérõl, elbocsáták õket.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Dessa läto då Jason och de andra ställa borgen för sig och släppte dem därefter lösa.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Ja nämä ottivat takauksen Jaasonilta ja muilta ja päästivät heidät.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Jason en de andere christenen moesten eerst een borgsom betalen alvorens te worden vrijgelaten.
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.야손과 그 나머지 사람들에게 보를 받고 놓으니라
Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.Og denne lod Jason og de andre stille Borgen og løslod dem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod