Ana içeriğe geç
Sözlük

yetkili ile cümle

yetkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hastalanır ve işe gidemezseniz, hemen yetkilinizi bu konuda haberdar edin.Jos sairastut, etkä pääse töihin, ilmoita siitä heti esimiehellesi.
Hastalanır ve işe gidemezseniz, hemen yetkilinizi bu konuda haberdar edin.Om du blir sjuk och inte kan arbeta ska du utan dröjsmål meddela detta till din chef.
Hastalanır ve işe gidemezseniz, hemen yetkilinizi bu konuda haberdar edin.Si vous tombez malade et que vous ne pouvez pas aller au travail, prévenez immédiatement votre supérieur.
Hastalanır ve işe gidemezseniz, hemen yetkilinizi bu konuda haberdar edin.Если вы заболели и не можете пойти на работу, незамедлительно сообщите об этом своему начальнику.
Hastalanır ve işe gidemezseniz, hemen yetkilinizi bu konuda haberdar edin.إذا مرضت، وليس بإمكانك الذهاب إلى العمل، فأبلغ مسؤولك في العمل بسرعة عن ذلك.
Hastalanır ve işe gidemezseniz, hemen yetkilinizi bu konuda haberdar edin.用人单位有权让您提供医生开具的疾病证明。生病后若不能工作,应立即向上司汇报。您的上司会告诉您是否应当立刻提供医生证明或在生病后第四日提供证明。
Her Lahey Sözleşmesi’ne taraf olan ülkede Apostille vermeye yetkili bir makam vardır.Kussakin Haagin sopimusvaltiossa on Apostillen antava viranomainen.
Her Lahey Sözleşmesi’ne taraf olan ülkede Apostille vermeye yetkili bir makam vardır.Myndigheter som utfärdar Apostilleintyg finns i alla länder som är anslutna till Haagkonventionen.
Her Lahey Sözleşmesi’ne taraf olan ülkede Apostille vermeye yetkili bir makam vardır.Tous les États signataires de la Convention de La Haye ont une autorité qui délivre des apostilles.
Her Lahey Sözleşmesi’ne taraf olan ülkede Apostille vermeye yetkili bir makam vardır.В каждой стране, подписавшей Гаагскую Конвенцию, имеется орган, выдающий Апостили.
Her Lahey Sözleşmesi’ne taraf olan ülkede Apostille vermeye yetkili bir makam vardır.في كل دولة تابعة لاتفاقية لاهاي توجد سلطة مانحة للأبوستيل.
Her Lahey Sözleşmesi’ne taraf olan ülkede Apostille vermeye yetkili bir makam vardır.《海牙公约》的所有缔约国内均设有负责海牙认证的机构。
Hizmet noktasındaki yetkili, başvuruyu doldururken size yardımcı olabilir.En el punto de servicio, un funcionario le ayudará a rellenar la solicitud.
Hizmet noktasındaki yetkili, başvuruyu doldururken size yardımcı olabilir.Medarbetaren vid servicestället kan hjälpa dig att fylla i ansökningen.
Hizmet noktasındaki yetkili, başvuruyu doldururken size yardımcı olabilir.Palvelupisteessä virkailija voi avustaa sinua, kun täytät hakemuksen.
Hizmet noktasındaki yetkili, başvuruyu doldururken size yardımcı olabilir.Сотрудник пункта обслуживания может оказать вам помощь в заполнении заявления.
Hizmet noktasındaki yetkili, başvuruyu doldururken size yardımcı olabilir.في نقطة الخدمات بإمكان الموظف أن يساعدك، عندما تقوم بتعبئة الطلب.
İngiliz yetkililer Batı dünyasının tüm banka sistemini yerle bir edebileceğini söylüyor.Britské úřady tvrdí, že mohl zničit celý bankovní systém Západu.
İngiliz yetkililer Batı dünyasının tüm banka sistemini yerle bir edebileceğini söylüyor.Chính quyền Anh từng nói ông ta gần như đã làm suy yếu toàn bộ hệ thống ngân hàng phương Tây.
İngiliz yetkililer Batı dünyasının tüm banka sistemini yerle bir edebileceğini söylüyor.Pemerintah Inggris mengatakan dia dapat merusak seluruh sistem perbankan di dunia Barat.
İngiliz yetkililer영국 당국이 말하길
İngiliz yetkililerרשויות בריטיות אומרות
İngiliz yetkililerكما ذكرت السلطات البريطانية
İngiliz yetkililer西欧諸国の銀行制度そのものを崩壊させていた可能性がありました
İngiltere'de Merkez Bankacılığı yetkililere. Onun için ders kitapları hakkında yazma 40 yıl.Οι αρχές σε κεντρικών τραπεζών στο Ηνωμένο Βασίλειο.
İş güvenliği yetkilileriArbetarskyddsmyndigheter
İş güvenliği yetkilileriAutorités de la sécurité au travail
İş güvenliği yetkilileriLa autoridad en materia de seguridad laboral
İş güvenliği yetkilileriTyösuojeluviranomaiset
İş güvenliği yetkilileriСлужба охраны труда
İş güvenliği yetkilileriسلطات الحماية في العمل
İş güvenliği yetkilileri劳动安全保障机关
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Als ich sagte, dass es außer Kontrolle geraten war, war ich der Oberaufseher.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Amikor elszabadult a pokol, én voltam a börtönigazgató.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Când am văzut că lucrurile nu mai sunt sub control, eram supraveghetorul principal al închisorii.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Cuando dije que se nos había ido de las manos, era el encargado de la prisión.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Da jeg sagde, det kom ud af kontrol, var jeg fængselsdirektøren.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Ik vertelde dat het uit de hand gelopen was, ik was een bewaker.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Keď som spomínal, že sa to vymklo kontrole, ja som bol vtedy hlavným dozorcom.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Kiedy wymknął się spod kontroli, ja byłem kierownikiem więzienia.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.감옥이 통제불능이었을때 제가 총 관리자였죠.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Kun sanoin, että se oli päässyt hallinnasta, olin vankilan ylivalvoja.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Quand j'ai dit que c'était devenu hors de contrôle, j'étais le directeur de la prison.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Quando a situação ficou fora de controlo, eu era o diretor da prisão.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Quando vi ho detto che era fuori controllo, io ero il supervisore della prigione.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Už jsem zmínil, že se to vymklo kontrole -- to já byl hlavním dozorcem.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Όταν είπα πως είχε ξεφύγει απ'τον έλεγχο, ήμουν ο διευθυντής της φυλακής.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Когато казах, че е излязло извън контор, бях надзирател в затвор.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.Когда я сказал, что он вышел из-под контроля, я был управляющим тюрьмой.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.כשזה יצא משליטה, הייתי מפקד הכלא.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.عندما قلت أنها خرجت عن السيطرة، كنت أنا آمر السجن.
İşler çığrından çıktı dediğimde hapishane yetkilisi bendim.私は それが制御不能に陥っていることを知らず 全く無関心でした
İşyerinde risk değerlendirmesi yapabilecek yetkili kişi bulunamaması durumunda dışarıdan hizmet alımı yoluyla.■ den Arbeitgeber;■ vom Arbeitgeber ernannte Personen, z. B. Führungskräfte;■ externe Gutachter und Dienste.
İşyerinde risk değerlendirmesi yapabilecek yetkili kişi bulunamaması durumunda dışarıdan hizmet alımı yoluyla.La evaluación de riesgos no deben realizarla el empresario o sus representantes de forma aislada.
İşyerinde risk değerlendirmesi yapabilecek yetkili kişi bulunamaması durumunda dışarıdan hizmet alımı yoluyla.Persoanele desemnate de angajator să efectueze evaluarea riscurilor trebuie să fie competente.
İşyerinde risk değerlendirmesi yapabilecek yetkili kişi bulunamaması durumunda dışarıdan hizmet alımı yoluyla.Участие на работещите в оценката на риска
K3b' nin yetkili kullanıcı olarak açılması önerilmez. Bu durum güvenlik risklerine neden olabilir.A K3b rendszergazdaként való használata nem javasolt, ugyanis az szükségtelen biztonsági kockázatot jelent.
K3b' nin yetkili kullanıcı olarak açılması önerilmez. Bu durum güvenlik risklerine neden olabilir.Du anbefales ikke at køre K3b fra systemadministratorens konto. Det forårsager unødige sikkerhedsrisici.
K3b' nin yetkili kullanıcı olarak açılması önerilmez. Bu durum güvenlik risklerine neden olabilir.Du rekommenderas att inte köra K3b från systemadministratörens konto. Det orsakar onödiga säkerhetsrisker.
K3b' nin yetkili kullanıcı olarak açılması önerilmez. Bu durum güvenlik risklerine neden olabilir.루트 계정으로 K3B를 실행하는 것은 권장되지 않습니다. 이는 불필요한 보안 상의 위험요소를 만들 수 있기 때문입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod