Ana içeriğe geç
Sözlük

yetkili ile cümle

yetkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.La causa de su muerte aún está bajo investigación.
Ancak, bazı dönemlerde Osmanlı yetkilileri kent için diğer adlardan yanaydı.Sin embargo había rumores que con el tiempo abarcaría otras zonas del mundo.
Buz Mağarası ve Rüzgar Mağarası, yetkililerin çabalarına rağmen, çöp doludur.Ko-Metru, distrito de hielo, donde los tejados de las casas están llenos de niebla.
Bunun sosyo-ekonomik sonuçları arasında yetkililerin getirdiği kısıtlamalar da bulunuyordu.Entre factores socioeconómicos eran restricciones por las autoridades.
Bire bir İsviçre kulübü yetkilileriyle görüştüm.Se trasladó al club sueco Östers.
Danimarka yetkilileri Yahudi tutuklulara her fırsatta yemek yardımı yaptı.El gobierno sueco podrá enviar paquetes de ayuda a los judíos prisioneros.
1915'te Rus yetkililer onu tutuklayıp Çaritsyn'e sürgüne gönderildi.En 1915 fue arrestado por autoridades rusas y exiliado a Tsaritsin, actual Volgogrado.
Amerikalı yetkililer sonrasında uçağa Rusya'dan ateş edildiğini söyledi.De este modo se podía disparar desde Rusia a Estados Unidos.
14 Mart 1973 tarihinde askeri yetkililer siyasi parti liderleriyle bir toplantı yaptı.El 30 de septiembre de 1943 mantuvieron una reunión pública con 70 dirigentes sindicales.
Polis yetkilileri, olası bir intihardan şüphenlendiklerini açıklamıştır.La policía tiene fundadas sospechas de que pudo ser un asesinato.
Bu pınarlar belediye yetkilileri tarafından çevre düzenlemesi yapılarak halka sunulabilir.Es cuando comienzan a ser gobernados por ayuntamientos.
Haberde, Amerikalı bir istihbarat yetkilisinin söyledikleri kaynak olarak gösterilmişti.Se ha dicho que era fuente de inteligencia estadounidense como informante del FBI.
Lübnanlı yetkililer uçağın düşüş sebebini öğrenmek için soruşturma açtıklarını belirtti.Se muestra a la policía investigando la razón de la caída.
CE İşareti yetkili bir kuruluş tarafından verilmez.No necesita una autoridad delegada por ninguna administración.
Şüpheliler yakalanmalı ve yetkililer tarafından yargılanmalı ifadesinde bulundu.Que se atrevan a llevarme a los Tribunales y que me juzguen públicamente.
Bir kasaba veya şehrin seçilmiş en yüksek yetkilisi genelde belediye başkanı (mayor)'dır.La più alta autorità, sia di una town che di una city è, in genere, il sindaco.
Ayrıca devlet yetkilileri güvenlik gerekçesiyle projeyi geçici olarak durdurmuştur.Il progetto fu temporaneamente sospeso dalle autorità civili per motivi di sicurezza.
Web sitesi geçerli bir sertifika sağlar, yani sertifika güvenilir bir yetkili tarafından imzalanmış demektir.Il sito web fornisce un certificato valido, che significa che è stato firmato da un'autorità di fiducia.
Ancak hizmetçisi Juan Bautista Rosales Şili'li yetkililerle görüşerek de Tounens'in yakalanmasını sağlamıştır.Tuttavia, il suo servo, Juan Bautista Rosales, contattò le autorità cilene che arrestarono de Tounens.
Operasyondan sorumlu başlıca yetkili savcı Antonio Di Pietro idi.Nelle seguenti settimane viene interrogato dal sostituto procuratore Antonio Di Pietro.
Hazırlanan taslak 13 Şubat 1946 günü şaşkınlık içerisindeki Japon yetkililerine sunulur.La bozza della costituzione fu presentata il 13 febbraio 1946 per la sorpresa degli ufficiali giapponesi.
ABD ve Mısırlı yetkililer aracılığı üstlendiler .Sia gli USA che la Colombia applicheranno l'estradizione.
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.Le autorità intanto stanno studiando la causa esatta del decesso.
Yetkililer Kuzey Irak'ta Aswad cinayeti ile ilgisi olan 4 kişiyi tutuklamıştır.Le autorità nord-irachene arrestarono quattro persone implicate nell'assassinio.
Yetkililerin tahminine göre bin Ladin burada en genç karısı ve ailesiyle birlikte yaşamaktaydı.Le autorità azzardarono che ci vivesse con la sua moglie più giovane.
Ancak, bazı dönemlerde Osmanlı yetkilileri kent için diğer adlardan yanaydı.Tuttavia, durante alcuni periodi le autorità Ottomane favorirono altri nomi.
Partinin en yetkili organı parti kongresidir.La massima autorità all'interno del partito è il Congresso.
Diğer yetkililer ise "kulaklı kemirgen gagalı" olarak adlandırır.Alcuni autori lo definiscono di "urina di cavallo".
En azından Norveçli yetkililerin açıklaması budur.Questo può essere attribuito alla influenza normanna.
Yetkililer, von dem Bach-Zelewski'nin bu iddiasını doğruladı.Anche questa volta era alle dipendenze di Erich von dem Bach-Zelewski.
Amerikan yetkililer Guzman'ın yakalanması için gerekli bilgileri verene 5 milyon dolarlık ödül vadetmiştir.L'FBI offrì una ricompensa di 5 milioni di dollari per informazioni utili alla sua cattura.
Enkaza ulaşan yetkililer, kazadan kurtulan olmadığını açıkladı.I Carabinieri scopriranno che non è stato un incidente.
Başkan olmadığı zaman, başkandan sonraki en yetkili kişidir ve işleri o yürütür.In assenza del Presidente, è il primo vicepresidente a farne le veci.
1929'da ise tam yetkili cumhuriyete döndü.Nel 1929 giocò invece come ala destra.
Viola Davis, Amanda Waller: Takım'ın emir veren hükümet yetkilisi.Amanda Waller, interpretata da Viola Davis: l'agente governativo che ha creato e dirige la Suicide Squad.
Lübnanlı yetkililer uçağın düşüş sebebini öğrenmek için soruşturma açtıklarını belirtti.Gli investigatori cominciarono ad analizzare il relitto dell'aereo.
Fuarda 400 stant hostesinin yanında, 4000 fuar çalışanı ve firma yetkilisi yer aldı.Molto noto nella valle, la sua ditta giunse a contare 400 operai.
Yetkililerce gün yüzüne çıkartılmayı beklemektedir.Alla mia età devo affrontarli faccia a faccia.
İnceleme komitesi, insanların odalarını ve kilitli dolaplarını araştırmaya ve onları sorgulamaya yetkilidir.La commissione d'inchiesta ha il potere di cercare nelle stanze della bambini e di interrogare le persone.
Aynı zamanda Biafra hükümet yetkililerinin evine baskın yapıpı arama yaptığını söylüyordu.Biafra asserì che in quel periodo agenti governativi entrarono in casa sua senza alcun mandato.
Türkiye'de plakalar yetkili özel atölyeler tarafından yapılmaktadır.In Canada le dimostrazioni sono esclusivamente effettuate in appositi sedi professionali.
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.Il governo della Repubblica Popolare Cinese rigettò ogni accusa.
Bunu tren yetkililerine anlatmak ister ama ne kanıt ne de görgü tanığı vardır.Jim riferisce tutto ciò alla polizia, che tuttavia ha bisogno di prove, non di accuse.
Yeni garson çok daha yetkili olmalıdır.Новый официант должен быть гораздо компетентнее.
KGB yetkilileri ilione'nin geçit töreni sırasında perdeleri açmayı yasakladı.Кагебешники запретили Илоне открывать шторы во время парада.
Yetkililer tarafından haberdar edilen Dük, hastanede Alman esiri ziyaret etti.Герцог при получении информации со стороны властей, посетил немецкого пленного в больнице.
28 Temmuz 2015'te stadyuma Hırvat futbol yetkilileri tarafından lisans verildi.28 июля 2015 года стадион был лицензирован хорватскими футбольными властями.
Araç ağırlıklı olarak kurumsal yöneticiler ve hükümet yetkilileri tarafından kullanılmaktaydı.Автомобиль, в основном, используется руководителями компаний и государственными чиновниками.
1996 yılında yayına başladığından bu yana, Çinli yetkililer sürekli Radio Free Asia yayınlarını bozuyorlar.С момента начала радиовещания в 1996 году китайские власти постоянно глушат радиосигнал РСА.
Mezarlık, şehir yetkilileri tarafından iki ayda bir temizletilir.Кладбище убирается за счет городских властей раз в два месяца.
Ocak 2007'de demiryolu şirketinin yetkilileri Tama'yı resmi olarak istasyon şefi yapmaya karar verdiler.В январе 2007 года железнодорожные чиновники решили официально назвать Таму станционным смотрителем.
Bulgar yetkililer uçağa el koydular.Болгарский лётчик благополучно посадил самолёт.
Yetkililer 20 eşcinseli tutukladılar.Оккупанты арестовали 20 подпольщиков.
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.Пакистан и КНР впоследствии опровергли эти утверждения.
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.Причины смерти расследуются полицией.
İki yetkili, sızıntının en olası kaynağı olarak "anlaşmalı taraf"lara odaklandıklarını belirtti.Двое из них заявили, что самый вероятный источник утечки — это «подрядчики».
Genel olarak Batı Avrupa Yahudilerinin Osmanlı'ya göçü Osmanlı yetkililerince hoş karşılandı.В целом переселение евреев из Западной Европы было встречено властями доброжелательно.
Hâkimler de, doğrudan halk tarafından seçilir veya seçilmiş yetkililer tarafından tayin edilir.Там пусть народу предлагают решения, которые он может принять или отклонить.
Operasyondan sorumlu başlıca yetkili savcı Antonio Di Pietro idi.Инициатором операции стал вице-прокурор Милана Антонио Ди Пьетро.
Yetkililer Kádár'ı parti merkezine, toplantıya çağırdılar.Приказал: всех гнать к центру села на собрание.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod