Bu işlerin gerçekleştirilmesi için gereken bütün tedbirleri almaya yetkilidir.In diesem Falle sind die Truppen berechtigt, alle erforderlichen Maßnahmen zu ergreifen.
Türk yetkililerce, Bezmen hakkında Kırmızı bülten ile arama kararı çıkartılarak aranmaya başlanmıştır.Während ihrer Tätigkeit dort forschen sie, wie sie zum roten Stier gelangen können.
Bu durumu mahallesimüz yetkililerine de iletiyoruz.Diese verbinden sie mit den Nachbargemeinden.
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.Die Polizei nahm Ermittlungen zur Todesursache auf.
Ağustos 1933'te, Reich Hükümeti Prusya tam yetkilisi oldu.Im August 1933 übernahm er die Funktion des Bevollmächtigten von Preußen in der Reichsregierung.
Çalışmaları yetkililer tarafından onaylanmadı ve kovulmakla tehdit edildi.Taten sie das nicht, wurde ihnen mit der Kündigung gedroht.
İranlı yetkililer ülkede meydana gelen maddi zararın 5 milyar Euro olduğunu tahmin ettiklerini açıkladı.Die Nachrichtenagentur ISNA bezifferte den entstandenen Sachschaden im Iran mit 5 Milliarden Euro.
Yetkililerden hiç kimse gelmeyince ceset 6 saat bekletildi.Nach Eintritt des Todes wurden die Gewichte noch sechs Stunden auf ihrem Körper belassen.
Ama devlet yetkilileri ilgisiz kalır.Die Pflichten des Mitgliedstaats bleiben unberührt.
Kongre bu ek maddeyi geçerli yasalarla yürürlüğe sokmada yetkilidir.”2) Der Kongress wird ermächtigt, diesen Artikel durch geeignete Gesetzgebung umzusetzen.
Bir Rus köyüne düşen pilot, köylüler tarafından Sovyet yetkililere teslim edilmiştir.Einige Findelkinder werden von der russischen Behörde finnischen Bäuerinnen übergeben.
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.Das CEI und das Weiße Haus wiesen diese Anschuldigungen zurück.
Gruplar arasındaki anlaşmazlıklar yetkili kişiler tarafından çözülecektir.Konflikte zwischen Gruppen werden durch bevollmächtigte Vertreter ausgetragen.
Bu isteği yetkililer tarafından kabul edilmedi.Der Antrag wurde von den staatlichen Stellen nicht genehmigt.
Ve tayfalar gemiyi Romanya yetkililerine teslim ettiler.Weitere Schiffe der Römer fielen in die Hände der Truppen des Civilis.
İdari makamların sadece acil durumlarda sınırlama getirmeye yetkili olduğu belirtilmektedir.Traditionell kann Selbstlob nur in existenziellen Notsituationen gerechtfertigt sein.
Olanları yetkililere anlatmaya çalışırlar.Der Vorfall wurde den Behörden gemeldet.
Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı ile Pakistan hükûmet yetkilileri bu iddiayı reddetti.Das pakistanische Innenministerium bestritt dies.
Geri kalanlardan yedi proje de yetkililerden uygunluk belgesi aldı.Die verbleibenden sieben Plätze wurden über Qualifikationsspiele vergeben.
Araç ağırlıklı olarak kurumsal yöneticiler ve hükümet yetkilileri tarafından kullanılmaktaydı.Der Schaden musste von den Betreiberfirmen und der Provinzregierung getragen werden.
Danimarka yetkilileri Yahudi tutuklulara her fırsatta yemek yardımı yaptı.Dinis wandte sich im Interesse jüdischer Mitbürger mehrfach an den dänischen Prinzen.
İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra Çekoslovakya yetkilileri tarafından tutuklandı.Nach dem Ende des Zweiten Weltkrieges wurde es von der Tschechoslowakei übernommen.
Hapishane yetkilileri davranışlarını "konuşkan ve öfkeli" olarak açıkladılar.Die Fälle erfüllten ihn „mit Scham und Empörung“.
Yetkililer cesedin Yahudi mezarılığına gömülmesini reddetti.Dafür verpflichtete sich die Stadt, den Judenfriedhof instand zu halten.
İlk kurulduğunda devlet yetkililerini korumak amacı vardı.Das erste Mal behaupteten sie, das Wort Amt sei geschützt.
Tüm bunlara ilaveten Augustus Roma şehrinin yegane yetkilisi ilan edildi.Die Stadt scheint jedoch eine römische Neugründung unter Augustus gewesen zu sein.
Ancak kendi ülkesinde Sovyet yetkilileri ile mücadele etmesi gerekiyordu.Dabei verweigerte er sich, soweit möglich, der Mitarbeit mit den sowjetischen Behördern.
1.200'ün üzerinde yetkili servis noktası mevcuttur.Rang und Herrschaft um 1200.
Çünkü yetkililer onun iltica talebinde bulunmasından korktular.Die Männer fürchteten um ihre Vormachtstellung.
Konu yetkililerce incelenir ve iddianın asılsız olduğu tespit edilir.Der Antrag des Unternehmens sei unzulässig und die vorgebrachten Gründe seien ohne Substanz.
Bu, yetkilileri büyük bir doğum kontrol programı başlatmaya itti.Cela a entraîné les autorités à lancer un important programme de contrôle des naissances.
Mezarlık, şehir yetkilileri tarafından iki ayda bir temizletilir.Le cimetière est nettoyé par les autorités municipales une fois tous les deux mois.
2002 yılı Şubat ayında farklı ABD yetkilileri iddiaları doğrulamaya çalışmıştır.Cependant, trois officiels américains avaient tenté de vérifier ces allégations en février 2002.
İranlı yetkililer, Azerbaycan'ın 2012 Eurovision Şarkı Yarışması'na ev sahipliği yapmasına karşı çıktı.Les officiels iraniens s'opposent à l'organisation de l'Eurovision 2012 par l'Azerbaïdjan.
Ocak 2007'de demiryolu şirketinin yetkilileri Tama'yı resmi olarak istasyon şefi yapmaya karar verdiler.En janvier 2007, Tama a été officiellement élevée au rang de chef de gare.
Konu yetkililerce incelenir ve iddianın asılsız olduğu tespit edilir.Les autorités fiscales conduisent une enquête et concluent que ces allégations sont infondées.
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.Les enquêteurs s'interrogent sur les raisons de son décès.
Onun bu çalışmaları Çinli yetkilileri rahatsız etti.Son travail est encouragé par les autorités chinoises.
Nihayet 1986'da, Vietnam yetkililerin gözetimi altında, Küba'da eğitimini sürdürmesine izin verildi.En 1986, il fut envoyé à Rome poursuivre ses études.
Sonraları bu yetkililer hakim konumuna yükseltilmiştir.Ce juge est par la suite relevé de ses compétences.
Okul öncesi eğitim tesisleri yerel yetkililer tarafından ailelerin isteği üzerine sağlanır.Une école gardienne est ouverte à la demande des parents.
2011 Ekim ayında 4 yetkili ömür boyu hapis cezası aldı.Il a été condamné en novembre 2011 à quatre ans d'emprisonnement.
Yetkililerin afetten üç gün sonrasına, 16 Ekim tarihine kadar bölgeye gitmedikleri iddia edildi.Tous les membres d'équipage avaient déclaré ne pas être fatigués le jour du 4 avril.
Web tabanlı sanat çalışması, New York’ta Solomon R. Guggenheim Müzesi’nin ilk yetkilisiydi.Cette œuvre internet fut la première œuvre commissionnée par le Musée Solomon R. Guggenheim de New York.
Ancak Amerikalı yetkililer bunu kabul etmemektedir.Mais les États-Unis ne les reconnaissent pas.
En azından Norveçli yetkililerin açıklaması budur.C'est ce qui explique la réaction des coréens.
Olayın ciddiyeti konusunda yetkililer yeterli önemi göstermemektedir.Peu importe la gravité de la faute.
İranlı yetkililer tarafından bir kahraman olarak kabul edildi.Il fut accueilli en héros en Irlande.
MSDN ve TechNet aboneleri, 22 Nisan 2010'dan beri RTM sürümünü indirmeye yetkili olmuştur.Les abonnés MSDN sont en mesure de télécharger cette mise à jour depuis le 15 février 2008.
İdari makamların sadece acil durumlarda sınırlama getirmeye yetkili olduğu belirtilmektedir.Les arrêts volontaires ne sont possibles qu'en cas d'urgence.
Maliye Bakanlığı bu hadleri %300'üne kadar arttırmaya ve %50'sine kadar indirmeye yetkilidir.La ministre de l'Énergie a décidé de limiter cette hausse à 2,5 % et d'en exonérer les petites entreprises.
Yetkililer O'nun bir kahraman olmasını istemedikleri için serbest bıraktılar.On lui reproche de ne pas montrer de héros.
Soruşturmayı Fransız yetkililer yürüttü.Les autorités françaises obtiennent son extradition.
Çinli yetkililer olayları terör saldırısı olarak nitelendirmektedir.Les autorités considèrent qu'il s'agit d'une attaque terroriste .
Yetkililerin bu zinciri ortaya çıkarmasını bekliyoruz." dedi.Les éditeurs leur apporteront cette caution».
27 hukuki arrondisement ise mahkemelerin yetkili olduğu bölgeleri belirler.Cependant, en vertu de l'article 91, les provinces administrent la justice sur leur territoire.
Olanları yetkililere anlatmaya çalışırlar.Ils doivent être signalés aux autorités.
Anayasal değişiklik yapmaya yetkili tek organdı.Il est également le seul habilité à décider d'une modification des statuts de l'organisation.
Zaferden sonra şehirli yetkililer çok sert cezalandırmalar uyguladılar.Después de su victoria, las autoridades de la ciudad tomaron drásticas medidas de castigo.
Sertifika alan profesyoneller kendi adlarından sonra SPEC ekini kullanmaya yetkili hale gelirler.Los profesionales certificados utilizan SPEC después de su nombre.